Telekom tarafından işletilmesine rağmen, başka bir işletmeci kazanmıştır. Bu anlamda hatların tek bir teşebbüs tarafından işletilmesi gerektiği iddiaları gerçekçi olmayıp, hâlihazırda ortak olarak işletilen hatların mevcudiyeti bu durumu ortaya koymaktadır.
1998/4 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği’nin uygulanması ile ilgili herhangi bir kurumdan görüş alınmasına gerek bulunmamakla birlikte, 2.2.2007 tarih ve 386 sayılı yazı ile Telekomünikasyon Kurumu’nun konu ile ilgili görüşü talep edilmiş, cevabi yazı Kurum kayıtlarına 2.3.2007 tarih ve 1488 sayı ile intikal etmiştir.
Türk Telekom’un ön itiraza ilişkin değerlendirmesinde ayrıca Telekomünikasyon Kurumu’nun 2002 yılından itibaren uydu telekomünikasyon hizmeti sunulmasına yönelik lisans vermeye başladığı, hâlihazırda 30 adet işletmecinin uydu telekomünikasyon hizmeti vermek üzere lisans aldığı ve bu firmaların 155 Mbps hızındaki kapasitelere kadar uydu üzerinden uluslararası kiralık devre hizmeti verdiği ifadelerine yer verilmiştir.
Bilindiği gibi veri iletimi için yaygın olarak kullanılan temel iletim altyapılarını; karasal hatlar ve uydu haberleşme altyapıları olarak sıralamak mümkündür. Ancak söz konusu altyapıların fiyatlandırma ve maliyetler, teknik özellikler, kapasite ve kullanım özellikleri bakımından birbirlerinden farklılaştıkları görülmektedir.
Rapor’un ilgili pazarın anlatıldığı bölümünde ifade edildiği üzere, karasal hatlara nazaran, uydu teknolojileri ile sınırlı kapasite, hizmet çeşitliliği ve coğrafyalarda hizmet sunulabilmektedir. Uydu iletim hizmetlerinin oldukça maliyetli bir teknolojiye dayalı olması ve bu altyapı üzerinden sınırlı kapasitede hizmet sunulabiliyor olması bu hizmetlerin karasal hatlar üzerinden sunulan hizmetlere alternatif değil, bu hizmetleri tamamlayıcı nitelik sergilemelerine neden olmaktadır. Dolayısıyla, uydu hizmetleri karasal hatlara ikame olmaktan uzaktır.
TEİAŞ’ın yapmış olduğu savunma ile Türk Telekom’un savunmasında yer verdiği ve yukarıda 6, 7, 8, 9 numaralı başlıklar altında özetlenen diğer argümanlar, daha önce de ifade edildiği üzere, Rapor’un ilgili bölümlerinde değerlendirilmiştir.
H.3.2. İşlemin Niteliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
Rekabet Kurulu’nun TEİAŞ’a ait fiber optik hatların 10 yıl süre ile kiraya verilmesi işlemi ile ilgili yapılan şikâyetin incelendiği 07-13/112-33 sayılı kararın gerekçesinde;
“Rekabet hukuku bağlamında kontrol değişikliği, hisse veya malvarlığının satın
alınmasıyla gerçekleştirilebileceği gibi, dosya konusu işlemde olduğu gibi uzun
süreli kiralama sözleşmesi ile de gerçekleşebilmektedir. 1997/1 Sayılı Tebliğ’in
2. maddesinde “Bu tebliğ bakımından kontrol, ayrı ayrı ya da birlikte fiilen ya
da hukuken bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki uygulama olanağı sağlayan
haklar, sözleşmeler veya başka araçlarla ve özellikle bir teşebbüsün
malvarlığının tamamı veya bir kısmı üzerinde mülkiyet veya işletilmeye müsait
bir kullanma hakkıyla veya bir teşebbüsün organlarının oluşumunda veya
kararları üzerinde belirleyici etki sağlayan haklar veya kararları üzerinde
belirleyici etki sağlayan haklar veya sözleşmelerle meydana getirilebilir.”
hükmü yer almaktadır.
Böyle bir durumda, uzun süreli bir kira sözleşmesiyle elde edilen kontrolün
hisse veya mal varlıklarının satın alınmasıyla elde edilen kontrolle yönetim ve
malvarlıkları üzerindeki haklar bakımından benzer öğeleri içermesi gerekir.
Dosya konusu işlemde 10 yıl süreyle kiralanacak olan iki çift aydınlatılmamış
fiber, ihaleyi kazanan firma tarafından ucuna aktif transmisyon cihazları