2010/4 sayılı Tebliğ’in 7(1,a,b) maddesi;
“İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya İşlem taraflarından birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun beş milyon TL’yi, aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.”
hükmünü amirdir. Yukarıda yer verilen ciro bilgilerinden anlaşıldığı üzere, işlem izne tabidir. Öte yandan Tebliğ’in 7(1,b) maddesi ile getirilen bildirim yükümlülüğünün tek istisnasına Tebliğ’in 7(2). maddesinde;
“Ortak girişimler hariç olmak üzere, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan eşikler aşılsa dahi, her hangi bir etkilenen pazarın bulunmadığı işlemler için Kuruldan izin alınması gerekmez.”
şeklinde yer verilmiştir. Ancak, mevcut durumda bildirim konusu işlem bir ortak girişim olduğundan, işlemin bildirime tabi olup olmadığının tespitinde etkilenen pazarın varlığı önem arz etmemektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu ortak girişim işlemi bildirime tabidir.
Etkilenen pazarın tespiti, bildirime tabi söz konusu işleme izin verilip verilmeyeceğine ilişkin yapılacak değerlendirme bakımından önem arz etmektedir. 2010/4 sayılı Tebliğ’in ekinde yer alan bildirim formunda;
“Bildirim konusu işlemden etkilenme ihtimali olan ve
a) Taraflardan iki veya daha fazlasının ürün pazarında ticari faaliyette bulunduğu (yatay ilişki),
b) Taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyet gösterdiği herhangi bir ürün pazarının alt veya üst pazarında ticari faaliyette bulunduğu (dikey ilişki),
ilgili ürün pazarları, etkilenen pazarları oluşturmaktadır.”
ifadelerine yer verilerek etkilenen pazarın nasıl tespit edileceği belirtilmektedir. Söz konusu ortak girişim, meyve konsantresi üretmek üzere oluşturulmaktadır.
Pazar payına ilişkin yukarıda yer verilen tablodan yola çıkılarak, ortak girişim taraflarından RWA ve iştiraki Ybsstalerin Türkiye’de doğrudan ya da dolaylı olarak herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, Agrananın ise çok sınırlı bir faaliyetinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Etkilenen pazarın meyve suyu değil de, meyve suyu konsantresi şeklinde daha dar biçimde tanımlanması olasılığında dahi, pazarın çok parçalı bir görünüme sahip olduğu ve bildirime konu işlem ile kurulacak olan ortak girişimin rekabetçi bir endişeye sebep olmayacağı kanaatine varılmıştır.
120