Danıştay 13. Dairesi 15.1.2007 tarih ve 2006/4685 E. sayılı, 15.1.2007 tarih ve 2006/4742 E. sayılı, 2.3.2007 tarih ve 2006/5325 E. sayılı kararlarıyla anılan Kurul kararının yürütülmesini durdurmuştur. Kurumumuzun bu kararlara karşı yaptığı itirazlar ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından 5.4.2007 ve 7.6.2007 tarihlerinde YD. İtiraz No: 2007/196, 2007/197 ve 2007/277 sayılı kararlarıyla reddedilmiştir. Danıştay 13. Dairesinin davaların sonunda verdiği 16.12.2008 tarih, 2008/7694 K. ve 2008/7695 K. sayılı kararlarla, “sözlü savunma toplantısında hazır bulunmuş olan üyelerin karar toplantısına katılmaları zorunluluğunun Kanun’un 51. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alınan Kurul kararları yönünden aranmayacağı, bu nedenle ikinci toplantıya sözlü savunma toplantısında bulunmadığı için katılmayan bir Kurul üyesinin katılımı sağlanmadan dava konusu kararın alınmasının hukuka uygun olmadığı” gerekçesiyle Kurul kararının Roche ve Beşer’e ilişkin kısımları iptal edilmiştir. Bu nedenle, 13.7.2006 tarih ve 06-51/655-183 sayılı Kurul kararının hukuken ortadan kalkmış olması sebebiyle konu hakkında Kurul tarafından yeni bir karar alınması gereği doğmuştur.
Bunun üzerine anılan dosya üzerinde yapılan değerlendirmeler doğrultusunda düzenlenen 30.4.2009 tarihli Bilgi Notu, 30.4.2009 tarih ve REK.0.05.00.00- 110/55 sayılı Başkanlık önergesi ile Kurul gündemine gelmiş, Rekabet Kurulu, ilk inceleme, önaraştırma ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, sözlü savunma toplantısının ses kayıtlarının yazılı açılımı, raporlar, Danıştay kararları, dosya kapsamında bulunan diğer tüm bilgi ve belgeleri inceleyerek 18.2.2010 tarihinde 18-10/207-78 sayılı nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ :
Ek yazılı görüşte;
- Roche ve EİP’nin SSK, devlet ve üniversite hastanelerinin 2003 yılı
granisetron ihalelerinin tamamına yakınına Beşer ile katılmasının bu
ihalelerde rekabetin engellenmesine yol açtığı,
- 2003 yılı granisetron ihalelerinde rekabetin engellenmesinin Roche ve
EİP’nin Beşer’le olan dikey ilişkileriyle meydana geldiği, bu ilişkilerin
ayrı ayrı 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
faydalandığı,
- Dolayısıyla 4054 sayılı Kanun’un 13. maddesi ve 2002/2 sayılı Tebliğ’in
6. maddesi uyarınca, soruşturma konusu eylemlerle ilgili olarak söz
konusu Tebliğ ile tanınan muafiyetin geri alınması gerektiği, ancak
2003 yılında ortaya çıkan soruşturma konusu eylemler 2004 yılı
itibarıyla ortadan kalktığından, taraflar arasındaki dikey ilişkilerle ilgili
olarak muafiyetin geri alınmasının herhangi bir sonuç doğurmayacağı,
bu nedenle soruşturma konusunda taraflar hakkında bu aşamada
herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği
sonucuna varılmıştır.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Beşer, EİP ve Roche beşeri ilaç pazarında etkinlikte bulunmaktadır. Yabancı sermayeli bir şirket olan Roche ve Eczacıbaşı Grubuna bağlı olan EİP, pazarın sağlayıcı seviyesinde üretici/ithalatçı olarak, Beşer ise pazarın toptancı seviyesinde ecza deposu olarak yer almaktadır.