İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Selimce İnşaat Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin taş yünü asma tavan ürünlerinin satışı pazarında yıkıcı fiyat…

Rekabet İhlali26-15/445-163Karar tarihi: 22.04.2026Yayımlanma tarihi: 01.08.2026

Selimce İnşaat Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin taş yünü asma tavan ürünlerinin satışı pazarında yıkıcı fiyat uygulayarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası.

Karar bilgileri

Karar sayısı
26-15/445-163
Karar tarihi
22.04.2026
Yayımlanma tarihi
01.08.2026
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

33 sayfa · 96.993 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2026-4-009(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 26-15/445-163
Karar Tarihi: 22.04.2026

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN, Rıdvan DURAN,

Ayşe USLU CEVLEK

B. RAPORTÖRLER: Ebru ÖZAKTAŞ, Kübra Dilara AYAR,

Büşra ÖZKUL, Mehmet Emin GÜNER

C. ŞİKAYET EDEN: - Harun HASYÜNCÜ - Tromer Enerji AŞ

Erenköy Mah. İğdelidere Cad. 1494. Sok. Ada Evleri

No: 26/7 Melikgazi/Kayseri

D. HAKKINDA İNCELEME

YAPILAN: - Selimce İnşaat Dış Ticaret Ltd. Şti.

Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK,

Av. Evgeniya H. DEVECİ, Av. Enes KANBAY

Yıldız Mah. Çitlenbik Sok. No:12 Beşiktaş/İstanbul

(1) E. DOSYA KONUSU: Selimce İnşaat Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin taş yünü asma tavan ürünlerinin satışı pazarında yıkıcı fiyat uygulayarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiası.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;

− 2023 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk ve tek taş yünü asma tavan üretim tesisine sahip

olan Tromer Enerji AŞ’nin (TROMER) faaliyete başladığı tarihten itibaren ürünlerini yurt

içi pazarın yanı sıra başta Batı Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesine sattığı, − TROMER üretime başlamadan önce Türkiye pazarında taş yünü asma tavan ürünlerinin

yalnızca Rockfon markası adı altında, Polonya ve Fransa’da üretilerek ithal edildiği ve

bu markanın Türkiye pazarında tekelci bir yapıya sahip olduğu,

− TROMER’in taş yünü asma tavan ürünleri bakımından gerekli kalite belgeleri ve

sertifikasyon süreçlerini tamamlamasının ve kamu ile özel sektör ihalelerine katılmaya

başlamasının ardından Rockfon markalı ürün fiyatlarında agresif düşüşler gerçekleştiği, − 2023 yılında ortalama satış fiyatı 6,29 Avro/m² olan ürünün fiyatının 2024-2025 yıllarında

kademeli olarak düşürülerek 2025 yılı itibarıyla 3,98 Avro/m² seviyesine indirildiği,

− Öte yandan taş yünü asma tavan üretiminde toplam maliyetin %25-30’unu oluşturan taş

yünü yalıtım plakası fiyatında yaşanan artışa rağmen ürün satış fiyatlarının düştüğü, − TROMER’in maliyetinin altında satış yapmak zorunda kaldığı, söz konusu uygulamaların

TROMER’in pazar dışında bırakılması amacına yönelik olduğu

hususları ifade edilerek Rockfon markasının Türkiye distribütörü olan Selimce İnşaat Dış Ticaret Ltd. Şti.’ye (DECKON) ait fiyat listelerine yer verilmektedir.

(3) İddialara ilişkin olarak daha kapsamlı bilgi edinebilmek amacıyla 02.02.2026 tarihinde saat 10.00’da şikâyetçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Anılan görüşmede şikâyetçi tarafından;

Sayfa 2

- Taş yünü asma tavan ürünlerinin içerik bakımından ikiye ayrıldığı, buna göre tamamen

taş yününden oluşan ve pelit ve taş yünü karışımı olarak üretilen iki çeşit ürün bulunduğu, - Bu iki ürünün fiyatının birbirine yakın olduğu ancak kullanım alanı bakımından ürünlerin

birbirine ikame olmadığı,

- Taş yünü asma tavan ürünleri pazarında Knauf ve USG gibi rakip markalı teşebbüsler

faaliyet gösterse de yalnızca taş yünü içeren asma tavan panellerinin Rockfon markalı

olduğu ve Türkiye’ye ithal edildiği, TROMER’in 2023 yılında bu ürünler bakımından yerli

üretime başladığı,

- Ek olarak Ekofen ve Eurokustik gibi markalı ürünlerin de ithalat yoluyla Türkiye’de satıldığı

ancak bu ürünlerin ithalat oranlarının oldukça düşük olduğu,

- Rockfon markasının Türkiye distribütörünün DECKON olduğu ve şikâyete konu yıkıcı fiyat

uygulamalarının DECKON tarafından gerçekleştirildiği,

- Şikâyete konu ürünlerin özellikle BİM Birleşik Mağazalar AŞ’de (BİM) kullanıldığı, şöyle ki

Rockfon markasının ürünlerinden olan Sofit adlı ürünün %80’inin BİM’e satıldığı ve BİM

tarafından hazırlanan şartnameyi karşılayan diğer ürünün de TROMER tarafından üretilen

ürünler olduğu,

- 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla TROMER’in bahsi geçen şartnameye teklif vermesi üzerine

DECKON’un olağandışı düşük fiyatlar uygulamaya başladığı, bu fiyatların TROMER’in

maliyetlerinin altında kaldığı,

- Benzer şekilde Yeni Mağazacılık AŞ’de (A101) de taş yünü asma tavan ürünlerinin

kullanıldığı, ancak A101 tarafından talep edilen ürünlerin Knauf ve USG gibi markalar

tarafından da üretildiği, dolayısıyla burada rekabetin daha yoğun olduğu,

- Yalnızca taş yünü kullanılarak üretilen asma tavan kullanımının yaygın olmadığı,

TROMER’in bu konuda çalışmalar yürüttüğü ve ilgili ürünün kamu kurumlarında

kullanılması için uğraştıkları

hususları ifade edilmiştir.

(4) G. DOSYA EVRELERİ: Başvuruya ilişkin olarak hazırlanan 10.02.2026 tarihli ve 2026-4- 009/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulunun (Kurul) 12.02.2026 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 26-05/142-M sayılı karar ile dosya konusu iddialara yönelik olarak DECKON hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (4054 sayılı Kanun) 40. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

(5) Anılan Kurul kararı ve Başkanlık makamının 13.02.2026 tarih ve -5084467 sayılı oluru uyarınca başlatılan önaraştırma çerçevesinde DECKON’un İstanbul Merkez Ofisi ve Kayseri Bölge Müdürlüklerinde yerinde incelemeler gerçekleştirilmiş ve söz konusu teşebbüsten bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Söz konusu taleplere ilişkin cevabi yazılar sırasıyla 23.02.2026 tarih ve 81171 sayı, 23.02.2026 tarih ve 81169 sayı, 04.03.2026 tarih ve 81652 sayı, 10.03.2026 tarih ve 81866 sayı, 13.03.2026 tarih ve 82026 sayı, 16.03.2026 tarih ve 82115 sayı ile 18.03.2026 tarih ve 82186 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(6) Ayrıca Akçe Akustik Yatırım Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (AKÇE) 20.02.2026 tarih ve 136552 sayı; Aktav Akustik Malzemeler AŞ’ye (AKTAV) 20.02.2026 tarih ve 136628 sayı; Aspen Yapı ve Zemin AŞ’ye (ASPEN) 20.02.2026 tarih ve 136629 sayı; Atışkan Yapı ve Endüstriyel Alçı Ürünleri San. ve Tic. AŞ’ye (ATIŞKAN) 20.02.2026 tarih ve 136631 sayı; Bergamo Metal Yapı Elemanları İnşaat Emlak Taşımacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (BERGAMO) 20.02.2026 tarih ve 136633 sayı; Bütem Metal Form Sanayi ve Ticaret AŞ’ye (BÜTEM) 20.02.2026 tarih ve 136648 sayı; Özer Proje Mimarlık ve Dış Tic. AŞ’ye (ÖZER) 20.02.2026 tarih ve 136649 sayı; Er Eğilmez Mimarlık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye (ER EĞİLMEZ) 20.02.2026 tarih ve 136650 sayı; BİM’e 20.02.2026 tarih ve 136652 sayı; Esk Mimari Akustik Sistemler San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (ESK MİMARİ) 20.02.2026 tarih ve 136653

Sayfa 3

sayı; Favori Yapı ve Dekoratif Malzemeleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’ye (FAVORİ YAPI) 20.02.2026 tarih ve 136655 sayı; Eft Yapı Endüstri San. Dış Tic. Ltd. Şti.’ye (EFT YAPI) 20.02.2026 tarih ve 136656 sayı; İzocam Ticaret ve Sanayi AŞ’ye (İZOCAM) 20.02.2026 tarih ve 136657 sayı; Kaya Panel Asma Tavan Dekoratif Yapı Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (KAYA PANEL) 20.02.2026 tarih ve 136658 sayı; Zülal Grup Mimarlık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (ZÜLAL) 20.02.2026 tarih ve 136659 sayı; Doğanoğlu Mimarlık Mühendislik İnş. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (DOĞANOĞLU) 20.02.2026 tarih ve 136660 sayı; Atr Yapı Proje San. ve Tic. AŞ’ye (ATR YAPI) 20.02.2026 tarih ve 136661 sayı; Ateş Asma Tavan Sis. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’ye (ATEŞ) 20.02.2026 tarih ve 136662 sayı; Knauf İnş. ve Yapı Elemanları San. ve Tic. AŞ’ye (KNAUF) 20.02.2026 tarih ve 136669 sayı; Laçin Dış Ticaret Lojistik İnşaat Otomotiv Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (LAÇİN) 20.02.2026 tarih ve 136671 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136690 sayı; Ladin Yapı Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (LADİN) 20.02.2026 tarih ve 136672 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136691 sayı; Mete Panel Yapı Sistemleri Turizm Otomotiv İnşaat Taahhüt San. ve Tic. AŞ’ye (METE PANEL) 20.02.2026 tarih ve 136673 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136700 sayı; Prosista Yapı Sistemleri Sanayi Dış Ticaret AŞ’ye (PROSİSTA) 20.02.2026 tarih ve 136674 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136701 sayı; Sepa Alüminyum ve Metal San. Tic. AŞ’ye (SEPA) 20.02.2026 tarih ve 136676 sayı; Stil Asma Tavan Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (STİL) 20.02.2026 tarih ve 136679 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136703 sayı; Tacer İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ’ye (TACER) 20.02.2026 tarih ve 136680 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136704 sayı; Tire Emekiş San. ve Tic. Kollektif Şirketi İbrahim Akkuş ve Gökhan Akkuş’a (TİRE) 20.02.2026 tarih ve 136681 sayı ile 20.02.2026 tarih ve 136705 sayı; Üçler Alüminyum Metal Yapı Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (ÜÇLER) 20.02.2026 tarih ve 136682 sayı; Silpa İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye (SİLPA) 06.03.2026 tarih ve 137835 sayı; Endafon Yapı Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye (ENDAFON) 06.03.2026 tarih ve 137836 sayılı yazılar gönderilerek bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

(7) Bilgi taleplerine yönelik cevabi yazılar KAYA PANEL tarafından 23.02.2026 tarih ve 81120 sayı; DECKON tarafından 23.02.2026 tarih ve 81171 sayı ile 23.02.2026 tarih ve 81169 sayı; TROMER tarafından 25.02.2026 tarih ve 137027 sayı; ÖZER tarafından 25.02.2026 tarih ve 81342 sayı; ZÜLAL tarafından 26.02.2026 tarih ve 81360 sayı; DOĞANOĞLU tarafından 26.02.2026 tarih ve 81357 sayı; KNAUF tarafından 26.02.2026 tarih ve 81364 sayı ve 17.03.2026 tarih ve 82148 sayı; BÜTEM tarafından 26.02.2026 tarih ve 81368 sayı; ASPEN tarafından 26.02.2026 tarih ve 81400 sayı; DOĞANOĞLU tarafından 27.02.2026 tarih ve 81420 sayı; ATEŞ tarafından 27.02.2026 tarih ve 81436 sayı; SEPA tarafından 27.02.2026 tarih ve 81434 sayı; PROSİSTA tarafından 02.03.2026 tarih ve 81482 sayı; TACER tarafından 02.03.2026 tarih ve 81481 sayı; TİRE tarafından 02.03.2026 tarih ve 81491 sayı; BİM tarafından 03.03.2026 tarih ve 81516 sayı; FAVORİ YAPI tarafından 03.03.2026 tarih ve 81533 sayı ve 17.03.2026 tarih ve 82147 sayı; LAÇİN tarafından 03.03.2026 tarih ve 81581 sayı; DECKON tarafından 04.03.2026 tarih ve 81652 sayı; ATR YAPI tarafından 05.03.2026 tarih ve 81671 sayı; EFT YAPI tarafından 06.03.2026 tarih ve 81717 sayı; AKÇE tarafından 16.03.2026 tarih ve 82081 sayı ile 17.03.2026 tarih ve 82161 sayı; ATIŞKAN tarafından 16.03.2026 tarih ve 82079 sayı; BERGAMO tarafından 16.03.2026 tarih ve 82067 sayı ile 17.03.2026 tarih ve 82164 sayı, ENDAFON tarafından 16.03.2026 tarih ve 82066 sayı, 17.03.2026 tarih ve 82156 sayı ile 17.03.2026 tarih ve sayı 82153; İZOCAM tarafından 16.03.2026 tarih ve 82080 sayı ile 17.03.2026 tarih ve 82154 sayı; LADİN tarafından 16.03.2026 tarih ve 82098 sayı, 17.03.2026 tarih ve 82159 sayı ile 17.03.2026 tarih ve 82149 sayı, METE PANEL tarafından 16.03.2026 tarih ve 82073 sayı ile 17.03.2026 tarih ve 82162 sayı, ÜÇLER METAL tarafından 16.03.2026 tarih ve 82072 sayı; SİLPA tarafından 16.03.2026 tarih ve 82082 sayı; AKTAV tarafından 16.03.2026 tarih ve 82078 sayı, 17.03.2026 tarih ve 82155 sayı ile 17.03.2026 tarih ve 82150 sayılı yazılar Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiştir.

Sayfa 4

(8) Ayrıca DECKON'dan 07.04.2026 tarih ve 140487 sayı, TROMER’den 07.04.2026 tarih ve 140491 sayı, PROSİSTA'dan 07.04.2026 tarih ve 140494 sayı, KNAUF'dan 07.04.2026 tarih ve 140499 sayı, ASPEN'den 07.04.2026 tarih ve 140502 sayı, DOĞANOĞLU'dan 07.04.2026 tarih ve 140505 sayı, ZÜLAL'den 07.04.2026 tarih ve 140506 sayı ve ÖZER'den 07.04.2026 tarih ve 140509 sayılı yazılarla bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

(9) Söz konusu bilgi taleplerine yönelik cevabi yazılar; DOĞANOĞLU tarafından 08.04.2026 tarih ve 82918 sayı, TROMER tarafından 09.04.2026 tarih ve 82947 sayı ile 09.04.2026 tarih ve 83011 sayı, ÖZER tarafından 08.04.2026 tarih ve 82937 sayı ile 09.04.2026 tarih ve 82946 sayı, KNAUF tarafından 09.04.2026 tarih ve 82982 sayı, 09.04.2026 tarih ve 83009 sayı ve 10.04.2026 tarih ve 83036 sayı, ZÜLAL tarafından 09.04.2026 tarih ve 83007 sayı, PROSİSTA tarafından 10.04.2026 tarih ve 83077 sayı, DECKON tarafından 10.04.2026 tarih ve 83065 sayı ve 20.04.2026 tarih ve 83458 sayı ve ASPEN tarafından 15.04.2026 tarih ve 83238 sayılı yazılarla Kurum kayıtlarına intikal ettirilmiştir.

(10) Ek olarak çeşitli piyasa aktörleriyle çevrim içi toplantılar gerçekleştirilmiş ve görüşmelere ilişkin hususlar tutanak altına alınmıştır. Bu kapsamda dosya konusu ürünlerin müşterisi konumunda bulunan BİM ile 09.03.2026, A101 ve (.....) ile 11.03.2026 tarihinde; rakip konumunda bulunan ASPEN ile 11.03.2026 tarihinde, KNAUF ile 12.03.2026 tarihinde, PROSİSTA ve İZOCAM ile 13.03.2026 tarihinde ve DOĞANOĞLU ile 16.03.2026 tarihinde görüşme yapılmıştır.

(11) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; önaraştırma konusuna ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. Hakkında İnceleme Yapılan Taraf: DECKON

(12) DECKON 31.12.2008 tarihinde kurulmuş olup asma tavan sistemleri ile bu sistemlere ilişkin taşıyıcı alt konstrüksiyon bileşenlerinin satış ve dağıtımı alanında faaliyet göstermektedir. DECKON, bu faaliyetlerin yanı sıra uluslararası alanda distribütörlük hizmetleri de yürütmekte; Rockfon [1] ve USG markalarına ait taş yünü asma tavan panelleri ile taşıyıcı sistem ve aksesuarlarının Türkiye’deki yetkili satıcısıdır.

(13) DECKON’un satış portföyü; metal asma tavan sistemleri, mineral bazlı asma tavan ürünleri, ahşap görünümlü ve ahşap esaslı asma tavan çözümleri, vinil kaplı alçı plaka asma tavan ürünleri ve PVC asma tavan ürünleri gibi asma tavan sistemlerinden oluşmaktadır. Satış ve dağıtım kanalları bayiler, uygulayıcı firmalar ve proje bazlı alım gerçekleştiren müteahhitlerden meydana gelmektedir. Teşebbüsün ortaklık yapısına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:

Tablo-1: DECKON’un Hissedarlık Yapısı

Hisse Sahibi Hisse Oranı (%)

(.....) (.....)

(.....)(.....)
(.....)(.....)
(.....)(.....)

1 Rockwool France SAS ve DECKON arasında imzalanan distribütörlük anlaşması herhangi bir münhasırlık hükmü içermemekle birlikte DECKON hâlihazırda Rockfon markasının Türkiye’de tek yetkili distribütörü konumundadır.

Sayfa 5

I.2. İlgili Pazar

1.2.1. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler

(14) Asma tavanlar, yük taşıyıcı yapı elemanına (döşeme, çatı, kiriş ve duvar) tespit edilmiş bir askı sistemi veya doğrudan monte edilmiş asma tavan taşıyıcı sistemi veya tavan çevre profili vasıtasıyla, döşeme veya çatıdan belirli bir mesafe aşağıdan asılmış tavanlar olarak tanımlanmaktadır [2]. Asma tavan sistemleri, yapıların taşıyıcı tavanının altında ikinci bir yüzey oluşturularak hem teknik hem de estetik işlevler sağlayan modüler yapı elemanları olup tavanda yer alan tesisat sistemlerini gizleme amacıyla kullanılmaktadır.

(15) Asma tavan sistemleri, mekâna estetik etkilerinin olmasının yanında; ısı yalıtımı, ses yalıtımı, aydınlatma, havalandırma gibi konfor koşullarının sağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Bu sistemler, başta ticari yapılar (ofisler, hastaneler, oteller, endüstriyel yapılar, ulaşım yapıları, alışveriş merkezleri, restoran ve kafeler gibi) olmak üzere eğitim ve kamu binalarında yaygın şekilde kullanılmaktadır. 3

(16) Asma tavan ürünlerinde, ürün kalitesi ve güvenliğini belirleyen sıkı düzenlemeler ve uluslararası standartlar bulunmaktadır. Bu standartlar, bir yandan üreticilerin uyması gereken teknik kriterleri ortaya koyarken diğer yandan son kullanıcıların ürün seçimi yapmalarını kolaylaştırmaktadır. Bu kapsamda, asma tavan sistemlerine ilişkin temel düzenleme Avrupa genelinde kabul görmüş ve Türkiye’de de uygulanmakta olan TS EN 13964 standardıdır. 4

(17) Söz konusu standart, panellerin boyut toleransları, yük taşıma kapasitesi, tehlikeli madde salınımı (örneğin formaldehit) ve nem dayanımı gibi teknik özellikleri belirlemekte; ayrıca bu standarda uygunluk, ürünlerin CE işareti [5] taşıyabilmesi için zorunlu bir koşul teşkil etmektedir. Kamu kurumları ve/veya özel kuruluşlar tarafından, ürünlerin kalite standartlarının sağlanmasına yönelik olarak CE belgesi talep edilebilmektedir. Ürünün yangın sınıfı, kalınlığı ve bağıl nem dayanımı gibi teknik özellikleri CE belgesi kapsamında yer almakta ve bu belge aracılığıyla doğrulanmaktadır. Ayrıca bu ürünlerin; özellikle hastane, okul ve havaalanı gibi kamusal projelerde yukarıda belirtilen sertifikalara/standartlara sahip olmaması halinde kullanımına izin verilmemektedir.

(18) Yangın güvenliği bakımından asma tavanların performansı TS EN 13501-1 [6] standardı çerçevesinde sınıflandırılmaktadır. Yangın performansı bakımından ürünler A1, A2, B, C, D, E ve F sınıfları ile sınıflandırılmakta olup bu sınıflandırmada harf ilerledikçe ürünün yangına karşı gösterdiği direnç azalmaktadır. [7] Benzer şekilde, duman oluşumu s1, s2 ve s3; damlama davranışı [8] ise d0, d1 ve d2 sınıfları ile ifade edilmekte olup bu alt sınıflarda da değer yükseldikçe performansın düştüğü kabul edilmektedir. Akustik performans

[2] Türk Standartları Enstitüsü (TSE), Türk Standardı, “Asma tavanlar - Gerekler ve deney yöntemleri” TS EN 13964, 2014, s.8 https://www.scribd.com/document/735722126/TS-EN-13964, Erişim Tarihi: 09.03.2026.

[3] GÜLER M. B. ve KASAPOĞLU E. (2021), “İç Mekanlarda Asma Tavan Uygulamaları”, Mimarlık ve Yaşam Dergisi 6(1), (95-121), s.95 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1021095 Erişim Tarihi: 10.03.2026.

[4] GÜLER M. B. ve KASAPOĞLU E. (2021), “İç Mekanlarda Asma Tavan Uygulamaları”, Mimarlık ve Yaşam Dergisi 6(1), (95-121), s.111, Erişim Tarihi: 10.03.2026.

5 CE işareti, bir ürünün Avrupa Birliği teknik mevzuatına uygun olduğunu ve ilgili sağlık, güvenlik ve çevre koruma gerekliliklerini karşıladığını gösteren uygunluk işaretidir. Bu işaret, ürünün ilgili standartlara göre test edildiğini ve piyasaya arz edilmesinin mevzuata uygun olduğunu ifade etmektedir.

[6] TSE, Türk Standardı, “Yapı Mamulleri ve Yapı Elemanları-Yangın Sınıflandırması” TS EN 13501-1, 2003, https://www.scribd.com/document/808526642/TSE-EN-13501-1, Erişim Tarihi: 11.03.2026.

7 https://www.eurolab.com.tr/sektorel-test-ve-analizler/yapi-malzemeleri-testleri/ts-en-13501-1-test- laboratuvari Erişim Tarihi: 11.03.2026.

8 Damlama davranışı, bir malzemenin yangın sırasında eriyerek veya parçalanarak alevli damlacıklar oluşturup oluşturmadığını ifade etmektedir.

Sayfa 6

(19)bakımından asma tavanlar için TS EN ISO 11654 standardı esas alınmaktadır. Asma tavan panellerinin ses yutma kapasitesi “αw” değeri ile ölçülmektedir. Söz konusu değer 0 ile 1 arasında değişmekte ve 1’e yaklaştıkça ürünün ses yutma performansı artmaktadır. Üreticilerin akustik performans değerlerini laboratuvar testleri ile belirleyerek beyan etmeleri gerekmektedir. Nem dayanımı ve hijyen açısından ise panellerin bağıl nem (RH) değeri önem arz etmekte olup standart asma tavanlar genellikle %90 oranında nem dayanımı sunmaktadır. Diğer yandan hijyen gereksiniminin yüksek olduğu alanlarda kullanılacak asma tavan panelleri bakımından ISO 14644-1 standardı kapsamında partikül salınımı ve temiz oda ( cleanroom ) sınıflandırmaları da dikkate alınmaktadır. Asma tavan ürünleri; (i) montaj şekli ve (ii) kullanılan malzemenin türüne göre sınıflandırılabilmektedir. Bu tasniflerden ilki, montaj yapısına göre yapılan ayrım olup bu sistemler; sabit (monoblok/monolitik) ve modüler (demontabl) sistemler olarak ikiye ayrılmaktadır . Sabit sistemler genellikle alçı/alçıpan levhalar kullanılarak oluşturulmakta olup yüzeyin kesintisiz ve tek parça görünmesine imkân tanımaktadır. Bu sistemlerde tesisat sistemine erişim ise müdahale kapağı gibi çözümler aracılığıyla sağlanmaktadır. Buna karşılık modüler sistemler, standart boyutlardaki panellerin (30×30, 60×60 cm vb.) bir taşıyıcı karkas üzerine yerleştirilmesiyle oluşturulmakta olup panellerin istenildiğinde çıkarılabilmesi sayesinde tesisata sınırsız erişim imkânı sağlamaktadır. Bu ürünler arasında alçı bazlı paneller genel olarak profile vida ile sabitlenerek (monoblok) uygulanırken, modüler sistemlerde ise mineral bazlı, metal veya PVC asma tavan panelleri kullanılabilmektedir.
(20) (21) (22)Asma tavanlarda kullanılan malzemenin türü çok çeşitlidir. Genel sınıflandırma şu şekildedir: 1) alçı asma tavanlar (alçı döküm tavan, kartonlu alçı levha, akustik alçı levha, hazır alçı plakalar), 2) metal asma tavanlar, 3) ahşap asma tavanlar, 4) mineral bazlı (inorganik) asma tavanlar (taş yünü asma tavanlar, cam yünü asma tavanlar), 5) polimer esaslı asma tavanlar (pleksiglas, gergi tavan), 6) kumaş asma tavanlar, 7) seramik asma tavanlar ve 8) cam asma tavanlar. Bununla birlikte pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin üretim yapıları ve dosya mevcudu bilgiler dikkate alındığında, Türkiye’de asma tavan ürünlerinin daha dar bir çerçevede ele alındığı görülmektedir. Bu kapsamda asma tavan ürünleri, kullanılan malzemenin türüne göre ağırlıklı olarak metal, ahşap, alçı bazlı ve mineral bazlı asma tavanlar olarak sınıflandırılmaktadır. Metal asma tavanlar, galvanize çelik ve alüminyum yassı metal malzemelerin, müşterinin beklentilerine göre talep edilen ebat, form, perforasyon, renk vb. parametrelere uygun olarak işlenmesiyle üretilen asma tavan sistemleridir. Bu kapsamda metal asma tavanlar, geniş tasarım seçenekleri, farklı renk alternatifleri, çeşitli ebatlarda uygulanabilme kolaylığı, geri 9 Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO), ISO 11654 “Akustik - Binalarda Kullanım için Ses Emiciler - Ses Emilimi Değerlendirmesi Standardı”, (2002). 10 Ses yutma katsayısı, yansıtılan ve yutulan ses enerjisi arasındaki ilişkiyi tanımlamakta olup, ses emici özelliğe sahip bir ürünün ses enerjisinin yüzde kaç oranında azaltıldığını göstermektedir. Bu kapsamda, αw = 0,70 değeri, malzeme yüzeyine gelen ses enerjisinin %70’inin yutulduğu ve %30’unun yansıtıldığı anlamına gelmektedir (bkz. GÜLER M. B. (2019), “ Asma Tavan Sistemlerinin İşlevsellik Açısından İncelenmesi ”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, s.93.) ISO, 14644-1 “ Temiz Odalar Ve İlgili Kontrollü Ortamlar ” https://www.iso.org/obp/ui/en/#iso:std:iso:14644:- 1:ed-2:v1:en , Erişim Tarihi: 12.03.2026. GÜLER M. B. ve KASAPOĞLU E. (2021), “ İç Mekanlarda Asma Tavan Uygulamaları ”, Mimarlık ve Yaşam Dergisi 6(1), (95-121), s.105, Erişim Tarihi: 10.03.2026. GÜLER M. B. (2019), “ Asma Tavan Sistemlerinin İşlevsellik Açısından İncelenmesi ”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü. https://openaccess.iku.edu.tr/server/api/core/bitstreams/339a61d3-dea3-4b08-807f-42f4975883da/content Erişim Tarihi: 10.03.2026.

Sayfa 7

(23) (24) (25)dönüştürülebilirlik, kolay temizlenebilirlik, uzun süreli kullanım imkânı ve akustik performans ve nem dayanımı özellikleriyle öne çıkmaktadır. Metaller doğası gereği yangın tepki sınıfı “A” olan malzemelerdir. Hiç yanmaz ya da zor yanıcı özellikteki metaller yangın dayanımının önem arz ettiği alanlarda kullanılabilmektedir. Metal asma tavanlar çoğunlukla havaalanları, metro istasyonları, alışveriş merkezleri, oteller veya hastaneler gibi yoğun kullanımın söz konusu olduğu alanlarda tercih edilmekte olup genellikle fiyatları yüksek segmenttedir. Bununla birlikte, Türkiye’de metal asma tavan üreticilerinin sayısının görece fazla olması, bu ürünlere erişimin kolaylaşmasına ve ürünlerin uygulama alanının yaygınlaşmasına katkı sağlamaktadır. Ahşap asma tavanlar genellikle MDF üzerine doğal veya laminat kaplama malzeme seçenekleriyle, talep edilen ebat, form, perforasyon, renk, doku ve ağaç cinsi gibi parametrelere uygun olarak işlenmesiyle üretilen bir asma tavan sistemidir. Bu ürünler, yüksek akustik performans sunmaları ve doğal bileşenlerden oluşmaları nedeniyle öne çıkmaktadır. Yangın performansı bakımından ahşap, “B” sınıfı yanıcı bir yapı malzemesidir . Fiyat açısından değerlendirildiğinde ise ahşap asma tavanların, metal asma tavanlardan sonra en yüksek maliyetli ürün grubu olduğu görülmektedir. Alçı bazlı asma tavanlar, alçı levha veya alçı esaslı panellerin taşıyıcı sistemler üzerine sabitlenmesiyle oluşturulan ve genellikle monolitik (kesintisiz) yüzey görünümü sağlayan asma tavan sistemleridir. Bu tür asma tavan sistemleri düşük fiyatlı olmakla birlikte birim alan başına ağırlığının (kg/m²) yüksek olması nedeniyle yapı üzerine ilave yük getirebilmektedir. Alçı levha ve monolitik sistemler bütüncül yüzey görünümünün tercih edildiği projelerde, ahşap ve lineer sistemler ise mimari tasarımın ön planda olduğu uygulamalarda tercih edilmektedir.
(26)Dosya konusunu oluşturan mineral bazlı asma tavanların üretiminde kullanılan mineral yün, doğal veya sentetik mineral esaslı hammaddelerin yüksek sıcaklıklarda eritilmesi ve lif formuna dönüştürülmesi suretiyle elde edilmektedir. Asma tavan uygulamaları bakımından mineral yün ürünleri; akustik performans, yangın dayanımı, hijyen gereksinimleri, antibakteriyel özellikler, yoğunluk, ses geçirgenliği, ısı yalıtımı ve kenar detayları gibi çeşitli teknik parametreler çerçevesinde değerlendirilebilmektedir. Bu kapsamda mineral bazlı asma tavan panelleri, yüksek akustik performans ve yangın dayanımı gerektiren ofis, eğitim salonu, hastane, kamu kurum ve kuruluşları, ticari mekânlar vb. yapılarda tercih edilmektedir. Örneğin; indirim marketlerinin genellikle apartman altında bulunan mağazalar olması sebebiyle, ses ve ısı yalıtımı ihtiyacının giderilebilmesi bakımından mineral bazlı asma tavanlar kullanılmaktadır. Mineral bazlı asma tavanlar diğer asma tavan çeşitlerine göre daha uygun fiyatlı olmasının sağladığı maliyet avantajı sebebiyle indirim marketlerinde özellikle tercih edilmektedir. Bu ürünlerin tedarik sürecine bakıldığında ise, nihai kullanıcıların büyük ölçüde ürünleri doğrudan üretici veya distribütörlerden temin etmediği; tedarikin çoğunlukla müteahhit firmalar, mimarlık ve iç mimarlık ofisleri ile uygulayıcı firmalar aracılığıyla yürütüldüğü görülmektedir. Mineral lif esaslı asma tavanlar genellikle yüksek akustik performans ve uygun maliyet dengesi nedeniyle yaygın şekilde kullanılırken, metal ve ahşap asma tavanlar daha çok mimari tasarım (dekorasyon) ve dayanıklılık gereksinimi yüksek projelerde tercih edilmektedir. Dosya mevcudu bilgilere göre mineral bazlı asma tavanlar, diğer asma tavan GÜLER M. B. (2019), “ Asma Tavan Sistemlerinin İşlevsellik Açısından İncelenmesi ”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, s.58, Erişim Tarihi: 10.03.2026 MDF ( medium density fiberboard ), ahşap liflerinin yüksek ısı ve basınç altında reçineyle preslenmesiyle üretilen, pürüzsüz, yoğun ve dayanıklı bir ahşap panel türüdür. GÜLER M. B. (2019), “ Asma Tavan Sistemlerinin İşlevsellik Açısından İncelenmesi ”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, s.58, Erişim Tarihi: 10.03.2026

Sayfa 8

ürünlerine göre standart ebatlarda kitle üretimi yapılan, kırılgan yapısıyla görece daha ucuz ve sınırlı kullanım ömürlü bir ürün grubudur.

(27) Mineral bazlı asma tavanlar, temel olarak içeriğinde kullanılan mineralin (yünün) türüne göre ayrıma tabi tutulmaktadır. Mineral yün kategorisi genel olarak taş yünü ve cam yünü ürünlerini kapsamaktadır. [17] Bununla birlikte ayrımın üretim yöntemine göre yapılması da mümkündür. Bu kapsamda mineral bazlı asma tavanlar; (i) “soft-fiber” ve (ii) “wet-felt” olmak üzere iki farklı üretim yöntemi ile üretilmektedir. Aşağıda açıklanacağı üzere s oft-fiber üretim yönteminde asma tavan içeriği tamamen taş yünü veya cam yününden oluşmakta iken wet- felt yönteminde ilgili minerallere başka katkı maddeleri de eklenmekte ve bir karışım elde edilmektedir. Aşağıda bu iki üretim yönteminin detaylarına ve ürünlerin teknik benzerlik ve farklılıklarına yer verilecektir.

(i) Soft-Fiber üretim yöntemi

(28) Soft-fiber üretim yöntemi, taş yünü [18] ve cam yünü olmak üzere iki farklı mineral türü kullanılarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu ürünleri wet-felt üretim yönteminden ayıran temel unsur, bağlayıcı ve katkı maddelerinin ürün içeriğinde kullanılmamasıdır. Başka bir ifadeyle, taş yünü veya cam yünü asma tavanlarda ürün içeriği tamamen taş yünü veya cam yününden oluşmakta olup lifli ve yumuşak yapı dışarıdan bakıldığında da gözlemlenebilmektedir. Bu çerçevede “soft” ifadesi, ürünün lifli yapısının ve yumuşaklık özelliğinin korunmasına atıf yapmaktadır. Bu üretim yönteminde katkı maddelerinin kullanılmaması, başka bir ifadeyle yalnızca ilgili mineralin preslenerek (laminasyon yapılarak) asma tavan levhasının üretilmesi söz konusu olduğundan ses yalıtımı bakımından da wet-felt panellere göre kısmen daha iyi performans sağladığı bilinmektedir. Katkı maddelerinin kullanılmaması soft-fiber panellerin, wet-felt panellere göre daha hafif olmasını da sağlamaktadır. Bununla birlikte, söz konusu yoğunluk farkı ürünlerin temel fonksiyonunu veya kullanım amacını değiştiren bir unsur teşkil etmemektedir. Diğer teknik özellikler bakımından da minimal düzeyde farklılıklar bulunmakta ancak ürünler birbirleriyle genel anlamda benzer özellikler taşımaktadır.

(29) Türkiye’de taş yünü kullanarak s oft-fiber üretim yöntemi ile üretim yapan teşebbüsler TROMER [19] ve SİLPA’dır. DECKON, ASPEN, ENDAFON, FAVORİ, PROSİSTA ise taş yünü asma tavan ürünlerini ithal ederek pazara sunmaktadır. Cam yünü asma tavan ürününün yerli üreticisi İZOCAM, ithalatçıları ise ENDAFON ve PROSİSTA’dır.

(30) Soft-fiber üretim yöntemi ile üretilen taş yünü ve cam yünü esaslı asma tavanlar içerik, yoğunluk ve diğer performans özellikleri bakımından benzer özellikler göstermekte olup benzer kullanım amaçlarına cevap vermektedir. Aşağıdaki tabloda ürünlerin teknik özelliklerinin karşılaştırılmasına yer verilmektedir.

Tablo-2: Soft-Fiber Yöntemiyle Üretilen Taş Yünü ve Cam Yünü Asma Tavanların Teknik Özelliklerinin Karşılaştırılması

Gürültü

Ses Emilim Isı Yalıtımı Nem

Azaltma Yangın Yoğunluk

Ürün Katsayısı (λ) Dayanımı

Katsayısı Dayanımı (kg/m³)

(αw) (W/mK) (RH)

(NRC)

Cam Yünü ~0,035-

0,70-0,90 0,80-1,00 A2 %90 90-110

Asma Tavan 0,040

Taş Yünü ~0,036-

0,75-0,95 0,80-1,00 A1 %95 120-150

Asma Tavan 0,040

17 Bu kategoride seramik yünü, cüruf yünü ve AES lifler de yer alabilmektedir.

18 Sektörde kaya yünü olarak da ifade edilebilmektedir.

[19] TROMER, soft-fiber ürünlerini hem cam yünü hem de taş yünü dolgu ile üretebilmektedir.

Sayfa 9

(31) Görüldüğü üzere cam yünü ve taş yünü asma tavan panelleri, teknik ve fiziksel özellikler bakımından büyük ölçüde benzerlik göstermektedir. [20] Bu panellerin yüzey görünümleri, renkleri ve doku özellikleri birbirine oldukça yakın olup, dışarıdan yapılan bir gözlemle ayırt edilmeleri mümkün değildir. Ürünler arasındaki farklılıklar ancak malzemenin iç yapısının incelenmesi suretiyle ortaya konulabilmektedir. Bu durum, son kullanıcı nezdinde söz konusu ürünler arasında belirgin bir farklılık algısının oluşmasını engellemektedir.

(32) Taş yünü asma tavan panelleri yüksek yoğunluklu mineral esaslı taş yününden üretilmekte olup özellikle yangın dayanımı, akustik performans, mekanik dayanım ve nem dayanımı açısından tercih edilmektedir. Cam yünü asma tavan paneller ise daha düşük yoğunluklu mineral esaslı ürünler olup genellikle hafiflik ve ekonomik maliyet avantajı nedeniyle bazı uygulamalarda tercih edilebilmektedir.

(33) Taş yünü asma tavanlar, yangına dayanıklılık bakımından TS EN 13501-1’e göre A1 sınıfı yanmaz malzemeler arasında yer almakta olup damlama yapmamakta ve duman oluşumu son derece sınırlı düzeyde gerçekleşmektedir. Cam yünü asma tavanlar da anılan standarda göre yanmaz malzemeler sınıfında değerlendirilmekte olup A2 sınıfında yer almaktadır.

(34) Nem dayanımı açısından taş yünü malzemelerin su itici özellik gösterdiği, lifli yapısı sayesinde suyu bünyesinde tutmadığı ve içerisindeki nemin zamanla buharlaşmasına imkân sağladığı görülmektedir. Benzer şekilde cam yünü asma tavanlar da sıcaklık ve rutubet etkisi altında dahi boyutsal değişim göstermemektedir. Taş yünü asma tavanlar %95 oranında, cam yünü asma tavanlar ise %90 oranında nem dayanımına sahiptir. Bu ürünler ısı yalıtımı bakımından da etkin bir yalıtım malzemesi olarak öne çıkmaktadır.

(35) Taş yünü malzemeler, lifli yapıları sayesinde yüksek ses yutma özelliğine sahip olup akustik performans bakımından önemli avantajlar sunmaktadır. Taş yünü levhaların yüzey dokusu, kalınlığı ve yoğunluğu, hem ses yutumu hem de ses geçişinin engellenmesi üzerinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu kapsamda taş yünü asma tavan levhalarının akustik performansının değerlendirilmesinde frekans bazlı ses yutma değerleri ile “Aw” ve “NRC” gibi göstergeler önem arz etmektedir [21]. Benzer şekilde, akustik performans bakımından cam yünü esaslı ürünler de yüksek ses emme performansı sağlayabilmekte olup taş yünü ve cam yünü bazlı asma tavanların NRC değerleri 0,70-0,95 aralığında değişebilmektedir.

(36) Taş yünü ve cam yünü levhalar, uzun ömürlü olup zaman içerisinde performans kaybı göstermemektedir. Bu ürünler çürüme, küflenme, korozyon ve paslanmaya karşı dayanıklıdır ve böcekler/mikroorganizmalar tarafından tahrip edilmemektedir. Isı yalıtımı, ses yalıtımı, nem dayanımı ve yangın dayanımı gibi birden fazla fonksiyonu bir arada sunabilmesi nedeniyle, bu özelliklerin tümünün talep edildiği mekânlardaki asma tavan seçiminde uygun bir çözüm olarak öne çıkmaktadır.

(37) Cam yünü ve taş yünü asma tavan panelleri birçok projede benzer teknik performans değerleri sağlayabildiğinden birçok projede birbirine alternatif olarak değerlendirilebilmektedir. Bu çerçevede, kullanım amaçları ve sundukları performans özellikleri dikkate alındığında, içerikte kullanılan mineralin çeşidinden bağımsız olarak cam yünü ve taş yünü asma tavan panellerinin fonksiyonel açıdan birbirlerinin yerine kullanılabileceği söylenebilecektir.

20 Cam yünü asma tavan panellerinin Türkiye’de yeni bir ürün grubu olduğu, bu ürünlerin henüz görece sınırlı bir pazar büyüklüğüne sahip olduğu belirtilmelidir. Bu kapsamda, Türkiye’de yerli üretim gerçekleştiren İZOCAM’ın da sınırlı ölçekte satış yaptığı ve bu satışların ağırlıklı olarak münferit müşteri taleplerinin karşılanmasına yönelik olduğu ifade edilmektedir.

[21] GÜLER M. B. (2019), “Asma Tavan Sistemlerinin İşlevsellik Açısından İncelenmesi”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, s.67-68.

Sayfa 10

(ii) Wet-felt üretim yöntemi

(38) Wet-felt üretim yöntemi, sektörde “ıslak imalat” olarak adlandırılmakta olup asma tavan üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemde, mineral yünler bağlayıcı ve katkı maddeleriyle (cam, kum, dolomit, kil, perlit, kağıt, nişasta vb.) bir araya getirilerek bir hamur/karışım oluşturulmakta; söz konusu karışımın şekillendirilmesi ve kurutulması suretiyle de nihai ürün elde edilmektedir. Bununla birlikte Türkiye’de bu yöntemle üretim yapılmamaktadır. Bu yöntemle üretilen ürünlerin Türkiye’de satışı ithalat yoluyla gerçekleştirilmektedir. İthal edilen ürünler genellikle USG, Knauf ve OWA gibi markaların üreticilerinden temin edilmektedir.

(39) Üretim yöntemleri bakımından asma tavan panellerinin teknik özelliklerinin karşılaştırıldığı tabloya aşağıda yer verilmektedir.

Tablo-3: Soft-Fiber ve Wet-Felt Üretim Yöntemleri ile Üretilen Asma Tavan Panellerin Teknik Özelliklerinin Karşılaştırılması

Özellik Wet-Felt Soft-Fiber

İçerik Taş yünü + Katkı Maddeleri Tamamen taş yünü veya cam yünü

Yoğunluk 350-600 kg/m³ 90-150 kg/m³

Ses Yalıtımı (Aw) 0,60 – 0,85 0,90 – 1,00

Yangın Sınıfı A2 A1

Yüksek Yüksek

Nem Dayanımı (RH)

(%95-100 nem dayanımı) (%95-100 nem dayanımı)

Isıl İletkenlik Değeri W/mk 0,050 0,035–0,040

Gürültü Azaltma Katsayısı

[22] 0,55-0,8 0,70-0,95

(NRC)

Yok Yerli Üreticiler ve Yeniden

Türkiye Üretimi

(ithalat yoluyla satış) Satıcı/İthalatçılar

(40) Wet-felt paneller; mineral yün, perlit ve selüloz içeriğe sahip olup bu panellerin NRC değeri 0,55-0,80 aralığında ve ses emilim katsayısı (Aw) 0,60-0,85 aralığında değişmektedir. Bu anlamda her iki üretim yönteminde de birbirine yakın akustik değerlerin olduğu görülmektedir. Yangın dayanımı bakımından da hem wet-felt hem de soft-fiber ürünlerin ISO 13501-1 standardına göre yanmaz sınıfında (A) olduğu ancak sınırlı olarak aleve katkı bakımından farklılık gösterdiği belirtilmelidir. İlaveten her iki üretim yönteminde de ısıl iletkenlik değeri ve nem dayanım değeri birbirine yakın özellikler sergilemektedir. Yoğunluk bakımından ise wet-felt panellerin soft-fiber ürünlere göre nispeten daha yoğun olduğu söylenebilecektir.

(41) Bu çerçevede, wet-felt ve soft-fiber üretim yöntemleri ile üretilen asma tavanlar birbirine yakın teknik özellikler göstermektedir. Her iki ürün grubunun da yanmaz özellikte olduğu, yüksek nem dayanımı sunduğu ve fonksiyonel açıdan ortak bir ihtiyaç setine cevap verdiği görülmektedir. Bu ürünler metal, ahşap veya alçı bazlı diğer asma tavanlarla karşılaştırıldığında birbirine en yakın ürün grubunu oluşturmaktadır.

I.2.2. İlgili Ürün Pazarı

(42) İlgili ürün pazarı, belirli bir ürün ile tüketici gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından benzer olan ürünlerden oluşmaktadır. Başka bir deyişle ilgili ürün pazarı; ürün özellikleri, fiyatları ve kullanım amaçları bakımından tüketici tarafından ikame edilebilir sayılan bütün ürünleri kapsamaktadır. İlgili ürün pazarı tanımlanırken talep ikamesinin yanı sıra, talep ikamesine eşdeğer etkisi olan durumlarda arz ikamesi de dikkate alınmaktadır. 22 Gürültü Azaltım Çarpanı (NRC): Ses yutucu gerecin 250, 500,1000, 2000 Hz’deki (frekanslarındaki) ses yutma çarpanlarının aritmetik ortalamasıdır (bkz. GÜLER M. B. (2019), “Asma Tavan Sistemlerinin İşlevsellik Açısından İncelenmesi”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, s.93.)

Sayfa 11

(43) Mineral bazlı asma tavan panelleri, özellikle akustik performans, yangın dayanımı ve maliyet avantajı gibi teknik ve fonksiyonel özellikler bakımından öne çıkmakta olup bu özelliklerin birlikte talep edildiği ofis, eğitim, sağlık kurumları ve ticari yapılarda yaygın olarak tercih edilmektedir. Buna karşılık metal asma tavanların daha çok hijyen, dayanıklılık ve uzun ömür beklentisinin bulunduğu projelerde; ahşap asma tavanların mimari tasarım ve estetik kaygıların ön planda olduğu uygulamalarda; alçı bazlı sistemlerin ise bütüncül yüzey görünümünün tercih edildiği alanlarda kullanıldığı görülmektedir.

(44) Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde, söz konusu ürün gruplarının kullanım amaçları, teknik özellikleri ve hedef kullanıcı beklentileri bakımından farklılaştığı anlaşılmaktadır. Mineral bazlı panellerin standart ebatlarda seri üretime uygun, görece düşük maliyetli ve yangına dayanım, nem dayanımı ve özellikle akustik performans bakımından avantajlı bir ürün grubu olması, bu ürünlerin özellikle fiyat duyarlılığı yüksek projelerde tercih edilmesine yol açmaktadır. Buna karşılık metal ve ahşap panellerin daha yüksek fiyat segmentinde yer alması ve farklı fonksiyonel önceliklere hitap etmesi, bu ürünlerin mineral bazlı panellerle doğrudan rekabet eden ürünler olarak değerlendirilmesini güçleştirmektedir.

(45) Dolayısıyla, söz konusu ürün grupları arasında belirli ölçüde teknik örtüşmeler bulunsa da, kullanım amacı, performans beklentileri ve fiyat bakımından ortaya çıkan farklılıklar dikkate alındığında, metal, ahşap ve alçı bazlı asma tavan sistemlerinin mineral bazlı asma tavanlara ikame olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

(46) Mineral bazlı asma tavanlar üretim yöntemine göre soft-fiber ve wet-felt olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu noktada öncelikle soft-fiber ürün grubu altında yer alan cam yünü ve taş yünü asma tavan panellerinin birbirine ikame olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda detaylı olarak yer verildiği üzere, soft-fiber yöntemiyle üretilen cam yünü ve taş yünü asma tavan panellerinin teknik ve fonksiyonel özellikler bakımından çok büyük ölçüde benzerlik gösterdiği görülmektedir.

(47) Dosya mevcudu bilgilere göre bu panellerin yüzey görünümleri, renkleri ve doku özellikleri büyük ölçüde benzer olup farkın dışarıdan ayırt edilmesi mümkün değildir. Her ne kadar yoğunluk, yangın sınıfı ve bazı teknik parametreler bakımından sınırlı farklılıklar bulunsa da, bu farklılıkların ürünlerin temel fonksiyonlarını ve kullanım amaçlarını değiştirmediği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, proje şartnameleri ve teknik gereksinimlere bağlı olarak tercih farklılaşabilmekle birlikte, söz konusu ürünlerin birbirinin yerine kullanılabileceği görülmektedir. Bu durum, ürünlerin kullanım açısından birbirine yakınsadığını ve kullanıcı nezdinde belirgin bir ayrımın oluşmadığını göstermektedir.

(48) Sonuç olarak, teknik özellikler, kullanım alanları ve son kullanıcı algısı birlikte değerlendirildiğinde, cam yünü ve taş yünü asma tavan panellerinin fonksiyonel açıdan birbirine yüksek düzeyde ikame edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

(49) Diğer yandan, soft-fiber ve wet-felt üretim yöntemleri ile üretilen mineral bazlı asma tavan panellerinin birbirine ikame olup olmadığı da değerlendirilmelidir. Her ne kadar yoğunluk ve üretim süreci bakımından bazı farklılıklar bulunsa da, bu farklılıkların ürünlerin temel fonksiyonlarını ve kullanım amaçlarını değiştirmediği anlaşılmaktadır. Nitekim her iki ürün grubunun da akustik performans, yangın dayanımı ve nem direnci bakımından benzer ihtiyaçlara cevap verebildiği ve aynı uygulama alanlarında kullanılabildiği görülmektedir. Bu çerçevede, söz konusu ürünlerin teknik ve fonksiyonel özellikleri itibarıyla birbirine ikame edilebilir nitelikte olduğu görülmektedir.

(50) Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, cam yünü ve taş yünü asma tavan panellerinin birbirine yüksek düzeyde ikame teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca mineral bazlı panellerin üretiminde kullanılan “wet-felt” ve “soft-fiber” yöntemleri arasında bazı teknik farklılıklar

Sayfa 12

bulunsa da bu farklılıkların ürünlerin temel fonksiyonlarını ve kullanım alanlarını değiştirmediği ve son kullanıcı nezdinde ayrı bir ürün grubu oluşturmadığı görülmektedir.

(51) Bu bilgiler çerçevesinde, dosya kapsamında ilgili ürün pazarı “mineral bazlı asma tavan ürünleri pazarı” olarak belirlenmiştir.

I.2.3. İlgili Coğrafi Pazar

(52) Mineral bazlı asma tavan panellerinin üretimi ve satışı pazarında faaliyette bulunan teşebbüslerin Türkiye genelinde faaliyet göstermeleri ve ilgili ürünlerin satış ve dağıtımında rekabet koşulları açısından bölgesel bir farklılığın söz konusu olmaması nedenleriyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.

I.3. Değerlendirme

I.3.1. Yerinde İncelemede Elde Edilen Belgeler

(53) Dosya kapsamında 17.02.2026 tarihinde DECKON’un İstanbul Merkez Ofisi ve Kayseri Bölge Müdürlüğü’nde yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara ve bu bulgulara ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir:

Bulgu-1:

(54) 11.01.2023 ve 06.04.2023 tarihleri arasında DECKON (.....) (FK) ve Rockfon (.....) (KF) arasında geçen ve bilgide DECKON (.....) ve(.....) ile Rockfon (.....) ve(.....)’ün yer aldığı “RE: Price list for 2023” konulu e-posta silsilesinde yer alan ifadeler aşağıdaki gibidir:

11.01.2023

(.....) (KF) (.....) (FK)

“Değerli Arkadaşlar

Beklediğiniz dokümanı ekte sunuyorum – Polonya fabrika çıkışlı 2023 fiyatlarımız.

Bizim tarafımızda gördüğümüz maliyet enflasyonu düşmedi, bu nedenle yeniden fiyat düzenlemesine gitmek zorundayız.

Yeni fiyatları, 13 Şubat’tan itibaren sevkiyatı yapılacak siparişlere uygulayacağız.

(.....)

Sofit için, BIM işine olan desteğimizi göstermek adına fiyatı (.....) – test etmek için rakip ürünleri temin ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Blanka X ve E projeleri için (.....) bu oldukça zor.

Burada şimdilik bir çözüm göremiyorum, ortak bir payda bulup bulamayacağımızı görmek için Cuma günü konuşalım.

Ayrıca yakında sizi ziyaret etmeyi planlıyorum; sizi pazarda daha fazla nasıl destekleyebileceğimiz konusunda haberlerimiz olacak.

Saygılarımla, [23]”

19.01.2023

(.....) (FK) (.....) (KF)

“Merhaba (.....),

Umarım hepiniz iyisinizdir.

E-postamı iki bölüme ayırmam gerekiyor:

BİRİNCİ BÖLÜM

Bu konu çok önemli ve çok acil:

23 İleti İngilizceden çevrilmiştir.

Sayfa 13

Bildiğiniz üzere, devam eden bir projemiz var; sonu gelmiyor, sürekli uzadıkça uzuyor... Bu nedenle, size 6 Ekim tarihli aşağıda yer alan e-postanızı hatırlatmak isterim:

“Baylar,

Bugünkü görüşmemizi ve Blanka özel kenar fiyatının (.....) talebinizi takiben:

Özellikle elverişsiz döviz kuru durumu göz önüne alındığında, fiyat artışını yansıtmanın zorluğunu tamamen anlıyoruz. Ancak fabrikada fiyatlar çok güçlü bir şekilde yükseliyor; bu nedenle dünyanın en iyi niyetine sahip olsak bile bu fiyat seviyesini koruyamayız.

Destek olma isteğimizi göstermek adına (.....)Bundan sonra fiyatı (.....) ve ardından Ocak ayında (.....) çıkarmak zorundayız. Bunun sert bir artış olduğunu düşündüğünüzden eminim ancak diğer tüm pazarlarım halihazırda bu fiyatta veya daha üzerinde. Ayrıca Avrupa ülkelerinden daha düşük bir fiyata sahibim (bunu kıyaslamanın o kadar kolay olmadığını biliyorum ama finans departmanımız beni bu konuda oldukça sıkıştıracaktır).

Saygılarımla,”

Doğrudan konuya geleceğim:

Bu projeyle ilgili yaklaşık (.....)civarında olan son bir Blanka X siparişi geçmem gerekiyor ve bu proje için geçerli olan (.....)fiyatını kullanmak zorundayım. Lütfen bunu onaylayın. Müşterim siparişi onaylamış olsa da, fiyatı değiştiremediğim için size sipariş veremiyorum.

Bu yüzden lütfen onay verin. Sizi temin ederim ki bu, söz konusu proje için vereceğim son sipariş olacak.

İKİNCİ BÖLÜM

Bu bölüm, genel fiyat artışları ve 2023 fiyat listesiyle ilgilidir:

En sonda söylemem gerekeni baştan söyleyeyim:

Türkiye'deki ekonomik durumu ve mevcut rekabet koşullarını göz önüne aldığımızda, bu fiyat artışları uygulanabilir değildir. Avrupa'nın karşı karşıya olduğu enflasyonist koşulların farkındayız ancak Türkiye'de durumun çok daha kötü olduğunu unutmamalıyız.

• Türkiye'de TÜFE yıllık %64 (ÜFE ise çok daha kötü durumda).

• EUR/TL kuru 20.40 (bir yıl önce 12 seviyesindeydi).

Enerji maliyetlerine gelince; Avrupa'nın enerji meselesinde çok hızlı aksiyon aldığını, yenilenebilir enerji kaynaklarını devreye soktuğunu ve enerji depolama çalışmaları yürüttüğünü görüyoruz. Doğalgaz metreküp fiyatları son 5 ayda %81 azaldı; 346 dolar gibi yüksek bir seviyeden 64,8 dolara geriledi.

Başta Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde hükümetlerin; küçük işletmeler ve tüketiciler tarafından tüketilen enerjinin %80'i için geçen yılın fiyatlarından alım yapmalarına olanak tanıyan bir fiyat sınırı (tavan fiyat) getirdiğini görüyoruz. Enerji krizi tamamen ortadan kalkmadı, evet, ancak en kötü senaryoyu da yaşamıyoruz. Buna rağmen, fiyatlandırmanızın en kötü senaryoya göre yapıldığını görüyoruz. Bunun düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Şimdiye kadar meseleye makro çerçevede sizin açınızdan baktık. Bir de bizim perspektifimizden daha yakından bakalım:

Rockfon ürünlerinin ve özellikle özel kenar panellerinin satılabilmesi için ülkedeki rekabet koşullarına ayak uydurmak zorundayız. Bildiğiniz gibi piyasada yeni oyuncular var; Ecophon iç yapısını değiştirdi, artık daha bağımsız ve daha agresifler. Eskiden Ecophon fiyatları Rockfon'dan yüksekti, ancak şimdi Rockfon'dan daha düşük fiyat verebiliyorlar.

Ayrıca, her ülkenin pazarının kendi alışkanlıkları ve tercihleri vardır. Nasıl ki Rockfon (soft ürünler) Fransa pazarına hakimse, Türkiye pazarında da alt segmentte alçı grubu, üst segmentte ise metal grubu hakimdir. Rockfon bu ikisi arasında sıkışmış durumda. Bu, Rockfon'un pazar payı büyümesini baskılayan en önemli faktördür. Bunu aşmak için yapılması gereken en önemli iki şey şudur: Etkili bir pazarlama stratejisi ve doğru bir fiyatlandırma politikası.

Sonuç olarak, eğer yumuşak olmayan (non-soft) ve üst düzey ürünleri (Blanka X ve M vb.) satmak istiyorsak, fiyat artışlarını iptal etmeli ve geçen yılın fiyatlarıyla devam etmeliyiz. Blanka X ile takip ettiğimiz projelerdeki varlığımızı sürdürebilmek için mevcut fiyat seviyelerini korumamız gerekiyor. Unutmayalım ki Türkiye pazarı müteahhitlerin domine ettiği bir pazardır; işler aşırı rekabet nedeniyle çoğunlukla çok düşük bütçelerle üstlenilir ve oluşturulan şartnameler her an değişime açıktır.

Sayfa 14

Eğer nihayetinde birim fiyatlarda bir artış olması gerekiyorsa, bu tüm yıla yayılan kademeli bir artış olmalıdır. Bu süreçte müşterilere durumu açıklamakta zorluk çekiyoruz ve bu durum itibarımızı etkiliyor.

Dikkat çekici bir gerçek:

Blanka X fiyatı 2022'de (.....) idi ve 16 Ekim'e kadar geçerliydi. Şimdi ise neredeyse (.....)

2023 fiyat seviyeleri hakkında şirket içinde yapacağınız ciddi görüşmelerin ardından sizden haber bekliyorum.

Artic, Koral, Medicare ve BIM/Tromer konularıyla ilgili kısa süre içinde başka bir e-posta daha göndereceğimi lütfen not edin.

Saygılarımla. [24]”

20.01.2023

(.....) (KF) (.....) (FK)

“Selam (.....),

İki isteğinize de cevabım aşağıdadır:

İlk olarak, son bir kamyon Blanka X (2160 m²) için nakliye dahil (.....)fiyatını (fabrika çıkışı (.....) denk geliyor) onaylıyorum.

İkinci olarak, pazardaki ortak rekabet gücümüze dair endişenizi paylaşıyoruz ve bizimle büyüme isteğinizin farkındayız. Karolarımızın metal ürünlerle yan yana durma hakkı olduğuna inandığımız üst segmentteki varlığımızı ve şartnamelerdeki yerimizi güçlendirmek adına; Rockfon'un yetkili bir temsilcisiyle sözleşme sürecini tamamlamak üzereyiz. Bu kişiyi yakından tanıyorsunuz ve bize siz önermiştiniz; imzalar atılır atılmaz resmi duyuruyu yapacağım.

6 Şubat haftası için İstanbul'a seyahat etmeyi planlıyorum, fiyat görüşmelerini ilerletmek için o zaman buluşabiliriz. Bu konuyu sizinle yüz yüze konuşmam gerekiyor.

Sana iyi hafta sonları dilerim.

Saygılarımla. [25]”

03.04.2023

(.....) (FK) (.....) (KF)

“Selam (.....),

2023 fiyat listesindeki bazı önemli fiyat artışları rekabet gücümüzü düşürüyor. Ekli dosyadaki sarı ile işaretlenmiş kısımlarda bunları görebilirsin. Lütfen bunları dikkatlice inceleyin ve daha iyi bir fiyat teklif edin. Özellikle hastane projelerinde AMF ile rekabet halindeyiz; Medicare Standard için verdiğin yaklaşık (.....) fiyatın projeyi kazanmaya bile yetmediğini hatırla. Dolayısıyla, yüksek rekabetli büyük projeler olduğu sürece listedeki fiyatlar haricinde desteğine ihtiyacımız olacak. Öte yandan, Tromer ülkede malzeme dağıtımına başladı (bayilerimizden/müşterilerimizden birinden gelen ekli fotoğrafı görebilirsin). Artic muadili bir karo için (.....) son fiyat verdiler; bizim Artic maliyetimiz ise (depo teslim) (.....). Tromer'in Koral muadili karosunun satış fiyatı (.....), bizim Koral maliyetimiz ise (.....) (depo teslim).

Elbette Tromer'i ana rakibimiz olarak görmüyoruz ancak piyasada var oldukları sürece rekabet koşulları daha da kötüleşecek. Ayrıca AMF'nin de ürün gamında benzer karoların bulunması rekabetteki bir diğer unsur.

Son fiyat listenizde (.....) arasında artışlar var. Enflasyon oranları bundan daha düşük ve enerji maliyetleri düşüş eğiliminde. Bu nedenle, listede belirtilen malzemeler için fiyatlandırmayı yeniden değerlendirmeni rica ediyoruz. Murat da daha önce sana bu konuda başka bir e-posta göndermişti. Daha önce açıkladığımız gibi, BİM (Birleşik Mağazalar) fiyatlandırması (.....); EUR/TL kuru artıyor ve şu an hiç kâr etmiyoruz. Tromer, BİM'de kendi ismini şartnamelere yazdırıyor. "Yerli üretici" argümanını BİM'e karşı kullanacaklar ve bu durum bizim fiyatlarımızı değiştirmemizi/artırmamızı zorlaştıracak. Bu yüzden, büyük hacimlerle BİM'e dahil olmadan önce onları durdurmamız gerektiğine inanıyoruz. Eğer buna izin verirsek motivasyonları artacaktır. Ancak diğer yandan, eğer onları durdurursak, piyasada bu kadar hızlı ve bu kadar büyük hacimle yayılabilecekleri başka bir 24 İleti İngilizceden çevrilmiştir.

25 İleti İngilizceden çevrilmiştir.

Sayfa 15

ana müşteri yok. Motivasyonlarını kaybedip başka yollar arayacaklardır. Bu yüzden çok geç olmadan, onları en başında durdurmamız gerekiyor.

Teşekkürler, senden haber bekliyoruz. [26]”

06.04.2023

(.....) (KF) (.....) (FK)

“Selam (.....),

Önümüzdeki çeyrekte Pacific, Artic ve Koral ürünlerinde size destek olmak adına yaptığımız çalışmayı ekte bulabilirsin. Blanka E ve X için halihazırda verilen fiyatlar da dosyada belirtilmiştir. (.....)

Sürecin nasıl gittiğini 2. çeyrekte (Q2) tekrar değerlendirebiliriz.

Buna paralel olarak, %100 taş yünü Rockfon karolarının kalitesine dair bilgileri pazara nasıl daha iyi aktarabileceğimizi konuşalım.

Ayrıca ekteki dosyaya eksik ürün kodlarını, palet başına miktarları ve minimum sipariş miktarlarını (MOQ) ekledim. "NL" olarak işaretlenen ürünlere dikkat et; bunlar Hollanda'daki fabrikadan tedarik edilmek zorundadır ve her durum (sipariş) bazında ayrıca değerlendirilmelidir. "Color-all" (renkli seri) ürünleri için minimum miktarlar ise ikinci ekteki dosyadadır.

Yakında görüşmek üzere.

Saygılarımla. [27]”

Bulgu-1’e İlişkin Değerlendirme:

(55) 11.01.2023-06.04.2023 tarihleri arasında DECKON çalışanı(.....) ile Rockfon çalışanı (.....) arasında gerçekleşen e-posta silsilesi incelendiğinde, yazışmaların konusunu, Rockfon tarafından 2023 yılı asma tavan ürünleri için belirlenen fiyatlar karşısında DECKON’un distribütör olarak pazardaki rekabet gücünün korunmasına yönelik talepleri oluşturmaktadır. Yazışmada öncelikle sağlayıcı konumundaki Rockfon tarafından 2023 yılı fiyatlarının maliyet enflasyonu gerekçesiyle artırılacağının bildirildiği, bununla birlikte yalnızca Sofit ürünü bakımından “BİM işine destek göstermek adına” fiyatın (.....) seviyesinde sabit tutulduğunun ifade edildiği görülmektedir. Bu durum, Rockfon’un asma tavan ürünleri için genel olarak fiyat artışı politikası sürdürdüğünü, ancak DECKON’a sınırlı bir fiyat desteği sunduğunu göstermektedir.

(56) Buna karşılık DECKON tarafından Rockfon’a gönderilen e-postalarda, Türkiye’deki rekabet koşullarının ağırlaştığı, bazı ürünlerde rakip fiyatlarının DECKON’un maliyetlerinin dahi altında kaldığı ve (.....) kur artışı karşısında marj elde edilemediği ifade edilmektedir. Ayrıca TROMER’in BİM nezdinde kendi adını şartnamelere yazdırmaya çalıştığı, “yerli üretici” argümanını kullanarak bu kanalda avantaj sağlamayı hedeflediği ve bu durumun DECKON’un fiyatlarını değiştirmesini veya artırmasını daha da güçleştireceği belirtilmektedir. Bu kapsamda, DECKON’un TROMER’in muadil ürünlerde uyguladığı fiyat seviyelerini ayrıntılı biçimde Rockfon’a aktardığı ve TROMER’in BİM’de güçlü bir konum elde etmeden önce “durdurulması” gerektiğini açıkça dile getirdiği görülmektedir. Söz konusu ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, DECKON’un yalnızca kendi rekabet gücünü korumaya yönelik genel bir fiyat revizyonu talep etmediği, aynı zamanda rakibi TROMER’in özellikle BİM kanalı üzerinden pazar payı kazanmasının önüne geçilebilmesi amacıyla, sağlayıcısı Rockfon’dan destek beklediği sonucuna ulaşılmaktadır.

(57) Diğer taraftan, yazışmaların devamı DECKON’un Rockfon’dan beklediği ölçüde bir fiyat desteği sağlayamadığını göstermektedir. Nitekim Rockfon tarafından, üst segment ürünler bakımından mevcut fiyat seviyelerinin hâlihazırda oldukça agresif olduğu belirtilerek ilave 26 İleti İngilizceden çevrilmiştir.

27 İleti İngilizceden çevrilmiştir.

Sayfa 16

fiyat indiriminin uygun görülmediği ifade edilmektedir. Bunun yerine, rekabetin fiyat indirimi yoluyla değil, şartnameler ve taş yünü panellerinin kalite unsurları üzerinden yürütülmesinin önerildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla söz konusu yazışmalar, DECKON’un TROMER karşısındaki rekabet gücünü artırmak amacıyla sağlayıcısından fiyat yönlü destek talep ettiğini, ancak bu talebin Rockfon tarafından karşılanmadığını göstermektedir.

(58) Sonuç olarak Bulgu-1, DECKON’un TROMER’e karşı izlediği ticari yaklaşımda yalnızca kendi fiyatlama davranışına değil, sağlayıcısından temin edebileceği destek mekanizmalarına da önem verdiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, yazışma içeriği, DECKON’un talep ettiği fiyat temelli desteğin Rockfon nezdinde kabul görmediğini, buna karşılık şartname çalışmaları ve ürün niteliklerinin öne çıkarılmasına dayalı yöntemlerin alternatif rekabet araçları olarak değerlendirildiğini göstermektedir.

Bulgu-2:

(59) 14.01.2025 tarihinde DECKON (.....) (MÖ) ile DECKON (.....) (TE) arasında “Bim” isimli WhatsApp grubunda gerçekleşen yazışmanın içeriği aşağıdaki gibidir:

(.....) (TE): “Biz tromerin kalesine hamle yaptık onlar da bizim kalelerimize hücum düzenliyormuş bugün (.....)’e gitmişler (.....)’la görüşmüşler (.....) gereğini yapıp bunları göndermiş yarın (.....)e gideceklermiş biraz önce (.....) abiyi aradım gönlünü eyledim nisan ayında Katar seyahatimiz olacağını onlara özellikle yer ayırdığımızı anlattım sen bizim evimizin içindeki adamsın seninle her türlü birlikte çalışıyoruz Diye konuştum o da bu konuşmama eşlik etti önden oraya bir hamle yapmış olduk”

(.....) (MÖ): “(.....) onemli”

(.....) (MÖ): “(.....)”

(.....) (MÖ): “(.....)”

(.....) (MÖ): “(.....)”

(.....) (MÖ): “Onumuzdeki hafta itibariyle”

(.....) (MÖ): “Ziyaretlere baslayalim”

Bulgu-2’ye İlişkin Değerlendirme:

(60) 14.01.2025 tarihinde DECKON (.....) ile DECKON (.....) arasında gerçekleşen yazışma incelendiğinde, TROMER’in DECKON’un müşteri portföyünde yer alan bazı teşebbüslerle temas kurmaya çalıştığı, buna karşılık DECKON tarafından söz konusu müşterilerle süregelen ticari ilişkilerin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik bir aksiyon planı oluşturulmaya çalışıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim yazışmada yer alan “Biz tromerin kalesine hamle yaptık onlar da bizim kalelerimize hücum düzenliyor muş”, “bugün (.....) gitmişler”, “yarın (.....) gideceklermiş”, “önden oraya bir hamle yapmış olduk” ve “(.....) onemli” ifadeleri, taraflar arasındaki rekabetin belirli müşteriler nezdinde yoğunlaştığını, DECKON’un TROMER’in müşteri kazanımına yönelik girişimlerini yakından takip ettiğini ve mevcut müşterilerin elde tutulmasına önem atfettiğini ortaya koymaktadır.

(61) Ayrıca yazışmada yer alan “biraz önce (.....) [28] aradım gönlünü eyledim”, “nisan ayında Katar seyahatimiz olacağını onlara özellikle yer ayırdığımızı anlattım”, “sen bizim evimizin içindeki adamsın seninle her türlü birlikte çalışıyoruz” ifadeleri, DECKON’un müşterilerle doğrudan temas kurarak ticari ilişkilerini korumaya ve güçlendirmeye çalıştığını göstermektedir. Bu çerçevede, DECKON’un rekabet stratejisinin yalnızca fiyat temelli unsurlara dayanmadığı, müşteriler nezdinde bağlılığı artırmaya ve ticari ilişkiyi pekiştirmeye yönelik olarak düzenlendiği düşünülen seyahat organizasyonu gibi unsurların da bu amaca hizmet eden araçlar olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır.

28 (.....) ünvanlı teşebbüsün ortağı (.....)

Sayfa 17

(62) (63)Bu itibarla Bulgu-2, DECKON’un mevcut müşterilerini korumaya yönelik olarak rakibi TROMER’in faaliyetlerini yakından takip ettiğini ve müşteri bağlılığını güçlendirmek adına çeşitli aksiyonlar aldığını göstermektedir. Bulgu-3: 25.09.2025 tarihinde DECKON (.....) (MÖ) ile DECKON (.....) (Oİ) arasında geçen WhatsApp yazışmasının içeriği aşağıdaki gibidir: (.....) (MÖ):“ Rekabet cok fazla” (.....) (MÖ): “ Tromer bozuyor piyasayi” (.....) (MÖ): “ (.....)da simdi oyuncu olarak girdi” (.....) (MÖ): “ Nereye gitsek herkes ayni projede karsilasiliyor” (.....) (MÖ): “ Is fiyata kaliyor” (.....) (MÖ): “ Cok cakal dikkatli ol” (.....) (MÖ): “ Tam ingiliz” (.....) (Oİ): “ Tamam” (.....) (Oİ): “ (.....) bey” (.....) (Oİ): “ (.....)” (.....) (Oİ): “ (.....)” (.....) (Oİ): “ 025 3030 biyali sattij” (.....) (Oİ): “ Boyali” (.....) (MÖ): “ Satamazik o fiyata” (.....) (MÖ): “ Maliyeti o” (.....) (Oİ): “ Valla sattık özür diliyorum” Bulgu-3’e İlişkin Değerlendirme: Yazışma incelendiğinde, pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler arasında fiyat rekabetinin yoğunlaştığı ve DECKON’un bu rekabet baskısını yakından takip ettiği anlaşılmaktadır.
(64) (65) (66)Nitekim (.....)’nın “ Rekabet çok fazla ”, “ Tromer bozuyor piyasayı ”, “ (.....)da şimdi oyuncu olarak girdi ”, “ Nereye gitsek herkes ayni projede karsilasiliyor ” ve “ Is fiyata kaliyor ” ifadeleri, pazarda rakip sayısının arttığını, aynı projelerde birden fazla teşebbüsün karşı karşıya geldiğini ve rekabetin esasen fiyat üzerinden şekillendiğini göstermektedir. Yazışmanın devamında (.....) tarafından “ (.....) ”, “ (.....) ” ve “ 025 3030 biyali sattij ” ifadeleriyle belirli bir ürün bakımından gerçekleştirilen satış koşullarının aktarıldığı, buna karşılık (.....)’nın “ Satamazik o fiyata ” ve “ Maliyeti o ” şeklindeki yanıtıyla söz konusu fiyat seviyesinin ürünün maliyetine tekabül ettiğini ve bu nedenle satıştan kâr elde edilemeyeceğini belirterek tepki gösterdiği görülmektedir. Bu yönüyle, (.....)’nın maliyet seviyesindeki bir satışa olumlu yaklaşmadığı, diğer bir ifadeyle bu tür satışların DECKON bakımından olağan veya tercih edilen bir uygulama olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, (.....)’nin “ Valla sattık özür diliyorum ” şeklindeki cevabı, anılan satışın önceden gerçekleştirildiğini ve bu durumun sonradan yönetim nezdinde açıklanmak durumunda kalındığını göstermektedir. Bu itibarla, Bulgu-3’te DECKON’un bazı işlemlerde maliyete çok yakın fiyat seviyelerine inebildiği görülmektedir. Bulgu-4: 14.10.2025 tarihinde DECKON (.....) (MÖ), DECKON (.....) (TE) ve DECKON (.....) (SY) arasında “ Bim ” isimli WhatsApp grubunda gerçekleşen yazışmanın içeriği aşağıdaki gibidir: (.....) (TE): [iletildi] “Sayın yetkililere duyurulur; Malumunuz üzerine (.....) olması ve içinde bulunduğumuz enflasyon süreci ile birlikte gelen ve sizler de takdir edersiniz ki her geçen ay artarak devam eden maliyetleri bir nebze olsun kompanse edebilmek adına yeni siparişlerinizle birlikte geçerli olacak güncel fiyatlarımızı aşağıda bilgilerinize sunarım. 15 mm Tromer Prime D alt ve üst yüzeyi de cam tülü kaplı asma tavan plakası – 187 TL/m2+K.D.V.

Sayfa 18

T24 taşıyıcı sistem (Aksesuarlar dahil tam takım ) – 63 TL/m2 + K.D.V.

(.....) (TE): “Tromer zam yaptı”

(.....) (SY): “Bizede fiyat sormaya başladılar”

(.....) (SY): “Ne diyelim”

(.....) (MÖ): “Artış olacak bizde de diyin”

(.....) (MÖ): “Bizde yayinlayacagiz en son aldiginiz yerler varsa onları da iletin ondan sonra gececegiz diyelim”

Bulgu-4’e İlişkin Değerlendirme:

(67) Yazışma incelendiğinde, TROMER’in fiyatlama politikasının DECKON tarafından yakından takip edildiği, nitekim TROMER’in müşterilerine gönderdiği anlaşılan fiyat artışını konu alan duyurunun DECKON tarafından öğrenildiği ve şirket içi yazışma grubuna iletildiği anlaşılmaktadır. (.....) tarafından gruba iletilen mesajda, TROMER tarafından (.....), enflasyon süreci ve giderek artan maliyetler gerekçe gösterilmek suretiyle yeni siparişler bakımından güncel fiyatların uygulanacağının bildirildiği, akabinde de “Tromer zam yaptı” ifadesine yer verildiği görülmektedir. Bu durum, TROMER’in fiyat artışına ilişkin ticari tutumunun DECKON tarafından dikkatle izlendiğini göstermektedir.

(68) Yazışmanın devamında, (.....) tarafından kullanılan “Bize de fiyat sormaya başladılar” ve “Ne diyelim” ifadeleri, TROMER’in fiyat artışını takiben DECKON bayilerinin de fiyatlara ilişkin açıklama ve yönlendirme talebinde bulunmaya başladığını ortaya koymaktadır. Buna karşılık (.....)’nın “Artış olacak bizde de diyin” ve “Bizde yayınlayacagiz en son aldiginiz yerler varsa onları da iletin ondan sonra gececegiz diyelim” şeklindeki ifadeleri, DECKON nezdinde de fiyat artışı yönünde bir irade bulunduğunu ve bu artışın bayilere ne şekilde yansıtılacağının değerlendirildiğini göstermektedir.

(69) Bu itibarla, anılan yazışma DECKON’un rakip teşebbüsün fiyat hareketlerini yakından izlediğini ve kendi fiyatlama kararlarını oluştururken bu gelişmeleri dikkate aldığını göstermektedir. Öte yandan, Bulgu-4 DECKON’un rakibini maliyet altı satışlar yoluyla dışlamaya yönelik bir uygulama içinde bulunduğunu ortaya koymaktan ziyade, TROMER’in fiyat artışı sonrasında DECKON’un da benzer yönde fiyat artışına gitme eğiliminde olduğunu göstermesi bakımından önem taşımaktadır.

Bulgu-5:

(70) 01.12.2025 tarihinde DECKON (.....) (MÖ) ile DECKON (.....) (BC) arasında gerçekleşen WhatsApp yazışmasının içeriği aşağıdaki gibidir:

(.....) (BC): (Aşağıda (.....) (BC) tarafından paylaşılan tablolara ilişkin ekran görüntüsü yer almaktadır) nakit

BİRİM

ÜRÜN KATSAYI M² BİRİM TAKIM M² FİYAT

FİYAT

ROCKFON SOFIT 60X60

KAYAYÜNÜ PANEL(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 3600 ANA TAŞIYICI(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 1200 TALI TAŞIYICI(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 600 TALI TAŞIYICI(.....)(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 L KÖŞE PROFİLİ(.....)(.....)(.....)
ASKI TELİ(.....)(.....)(.....)
ÇELİK DÜBEL(.....)(.....)(.....)
ÇİFTLİ YAY(.....)(.....)(.....)

kredi kartı taksit

BİRİM

ÜRÜN KATSAYI M² BİRİM TAKIM M² FİYAT

FİYAT

Sayfa 19

ROCKFON SOFIT 60X60 KAYAYÜNÜ

PANEL(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 3600 ANA TAŞIYICI(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 1200 TALI TAŞIYICI(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 600 TALI TAŞIYICI(.....)(.....)(.....)(.....)
DECKOFİX T24 L KÖŞE PROFİLİ(.....)(.....)(.....)
ASKI TELİ(.....)(.....)(.....)
ÇELİK DÜBEL(.....)(.....)(.....)
ÇİFTLİ YAY(.....)(.....)(.....)

(.....) (BC): “Abi BİMler için (.....) iskonto yapabilir miyiz”

(.....) (MÖ): “Karimiz yok ki”

(.....) (BC): “Yüzde 2 3 gibi tromerin BİMlerini de çevirelim”

(.....) (BC): “Şuan epey a101 çevirdik 1 ayda 5000 m2 gibi müşterisine mal verdik tromerin

(.....) (MÖ): “Yuzde (.....) ver bakalim”

(.....) (MÖ): “Onda da para kazanmayiz”

(.....) (BC): En azindan yılbaşına böyle gidelim abi yılbaşındaki fiyatlarda revize ederiz”

(.....) (MÖ): “Bu ayki fiyatlar de”

(.....) (MÖ): “Oda aldigim gibi veriyorum desin”

(.....) (MÖ): “Cunki fix fiyati var”

(.....) (BC): “Tamam abi”

Bulgu-5’e İlişkin Değerlendirme:

(71) Yazışma incelendiğinde, BİM mağazalarına yönelik satışlar kapsamında DECKON bayisi (.....)’ye uygulanacak fiyat ve iskonto koşullarının değerlendirildiği görülmektedir. (.....) tarafından Rockfon Sofit 60x60 ürününün fiyatına ilişkin bilgileri içeren tablolar (.....) ile paylaşılmıştır. Yazışmanın devamında, (.....)’ya iskonto uygulanması suretiyle TROMER’in BİM kanalındaki satışlarının DECKON’a yönlendirilebileceğinin ifade edilmesi ve benzer şekilde TROMER’in A101 kanalındaki müşterilerinin de DECKON’a çevrildiğinin belirtilmesi, DECKON’un rakibi TROMER’in müşterilerini hedef alan bir ticari strateji izlediğine işaret etmektedir. Nitekim (.....) tarafından, bahsi geçen iskonto oranında kâr elde edilemeyeceğinin belirtilmesine rağmen uygulanmasının kararlaştırılması, söz konusu satışların kârlılık amacından ziyade müşteri kazanımını hedefleyen bir saikle gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır.

(72) Bu noktada, Rockfon Sofit 60x60 ürününe ilişkin olarak (.....)’ya uygulanması öngörülen fiyat seviyesinin DECKON’un maliyetleri karşısındaki durumunun ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Yazışmanın 01.12.2025 tarihli olması ve yazışma içeriğinde “Bu ayki fiyatlar de” ile “yıl sonuna kadar” ifadeleri dikkate alınarak, Aralık 2025 dönemi verileri esas alınmıştır. Bu kapsamda, DECKON’dan anılan ürüne ilişkin maliyet ve satış verileri talep edilmiştir.

(73) Yapılan inceleme sonucunda, Aralık 2025 dönemi verileri esas alındığında, Rockfon Sofit 60x60 adlı ürünün satış fiyatının maliyetin altında kalmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki Aralık 2025 dönemi itibarıyla ortalama değişken maliyetin (.....) TL/m², ortalama toplam maliyetin (.....) TL/m² olduğu, yazışmada ürün için öngörülen satış fiyatının ise (.....) TL/m² olarak belirlendiği görülmektedir. Bu çerçevede, söz konusu dönemde satış fiyatı hem değişken maliyetin hem de toplam maliyetin üzerinde kalmaktadır; dolayısıyla mevcut veriler ışığında söz konusu ürün bakımından doğrudan maliyet altı satış yapıldığı söylenemeyecektir. Bununla beraber, yazışmada sözü edilen iskonto ihtimali dikkate alındığında, (.....) TL/m² tutarındaki satış fiyatının %(.....) iskonto uygulanması halinde yaklaşık (.....) TL/m²’ye, %(.....) iskonto uygulanması halinde ise yaklaşık (.....) TL/m²’ye gerilediği görülmektedir. Bu fiyat seviyelerinde dahi satış fiyatı ortalama toplam maliyetin üzerinde kalmaya devam etmekle

Sayfa 20

birlikte, marjın daraldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Bulgu-5 maliyet altı satıştan ziyade, rakip teşebbüsün müşterilerini kazanmak amacıyla düşük marjlı bir fiyatlama stratejisinin benimsendiğini göstermektedir.

(74) Sonuç olarak Bulgu-5, DECKON’un TROMER ile rekabet edebilmek amacıyla kârlılığı düşük satışlar yapabildiğini göstermektedir. Dosya mevcudu veriler çerçevesinde söz konusu ürün bakımından maliyet altı satış yapıldığının tespit edilmesi mümkün görünmemekle birlikte, yazışmada değerlendirilen iskonto oranları dikkate alındığında, DECKON’un rakip teşebbüsün müşterisini kazanabilmek amacıyla kâr marjını daraltabildiği anlaşılmaktadır.

(75) Yerinde incelemelerde elde edilen bulgular birlikte ele alındığında, DECKON’un TROMER’in pazardaki faaliyetlerini yakından izlediği, rakibin fiyat hareketlerini düzenli olarak takip ettiği ve gerektiğinde müşteri kazanımına yönelik düşük marjlı satış stratejilerine başvurabildiği görülmektedir. Bu bulgular, tek başına DECKON’un maliyet altı satış yoluyla rakibini dışlayıcı nitelikte bir uygulamada bulunduğunu ortaya koymamakla birlikte, bu yönde bir incelemenin yapılmasını gerektirecek nitelikte şüphe doğurmaktadır. Bu kapsamda, şikâyete konu eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi bakımından, DECKON’un ilgili pazarda hâkim durumda olup olmadığının ve hâkim durumunu kötüye kullanıp kullanmadığının incelenmesi gerekmektedir.

I.3.2. 4054 Sayılı Kanunun 6. Maddesi Kapsamında Yapılan Değerlendirme

(76) Halihazırda Rockfon markasının Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan DECKON’un dosya konusu davranışları, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde “dışlayıcı uygulamalar” yolu ile hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilebilecektir. Anılan maddenin (a) bendinde “Ticarî faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler” yasaklanmaktadır.

(77) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre, bir teşebbüsün ilgili maddeyi ihlal etmesi ancak söz konusu teşebbüsün hâkim durumda olmasıyla mümkündür. Başka bir deyişle teşebbüsün davranışlarının 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi için söz konusu teşebbüsün hâkim durumda olması ön şarttır. Bu noktada öncelikle DECKON’un dosya kapsamında tanımlanan ilgili pazarda hâkim durumda olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

I.3.2.1. Hâkim Durumun Tespitine İlişkin Değerlendirme

(78) 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesinde hâkim durum, “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü” şeklinde tanımlanmıştır.

(79) Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’a (Hâkim Durum Kılavuzu) göre hâkim durum değerlendirmesi yapılırken esas olarak teşebbüsün rekabetçi baskılardan ne ölçüde bağımsız davranabildiği incelenmektedir. Hâkim durum değerlendirmesinde göz önünde bulundurulan temel unsurlar incelenen teşebbüs ve rakiplerinin piyasadaki konumu başta olmak üzere pazara giriş ve pazarda büyüme engelleri ve alıcıların pazarlık gücü olarak sınıflandırılmaktadır. Aşağıda bu unsurlara ilişkin tespit ve değerlendirmelere yer verilecektir.

I.3.2.1.1. İncelenen Teşebbüs ve Rakiplerinin Pazardaki Konumu

(80) Rekabet hukuku analizlerinde belirli bir piyasada pazar gücünün tespitinde kullanılan en önemli gösterge, incelenen teşebbüsün ve rakiplerinin pazar payıdır. Hâkim durumun tespitinde pazar payları değerlendirmeye alınan faktörlerden yalnızca biri olup belirli düzeydeki pazar paylarının hâkim duruma işaret ettiği kabul edilmektedir. Hâkim Durum

Sayfa 21

Kılavuzu’na göre aksini gösterecek bir durum söz konusu değilse, Kurulun yerleşik uygulamasında %40’ın altında pazar payına sahip olan teşebbüslerin hâkim durumda olması ihtimalinin düşük olduğu kabul edilmekte, bu düzeyin üzerindeki pazar payına sahip olan teşebbüsler bakımından ise daha detaylı bir inceleme yapılması gerekmektedir.

(81) Dosya konusu iddialar, mineral bazlı asma tavan ürünleri pazarına ilişkindir. Türkiye’de mineral bazlı asma tavan pazarına bakıldığında, pazarın hem yerli üreticiler hem de ithalat yoluyla faaliyet gösteren teşebbüslerden oluştuğu görülmektedir. DECKON’un ve rakiplerin satış değeri ve satış miktarı baz alınarak hesaplanan pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.

Tablo-4: Türkiye’de Mineral Bazlı Asma Tavan Pazarında Faaliyet Gösteren Teşebbüslerin Pazar Payları (%)

Pazar Payları (%)

2021 2022 2023 2024 2025

Satış Satış Satış Satış Satış Satış Satış Satış Satış Satış

Değeri Miktarı Değeri Miktarı Değeri Miktarı Değeri Miktarı Değeri Miktarı

DECKON(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
KNAUF(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
PROSİSTA(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
ASPEN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TROMER(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
AKÇE(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

KAYA

PANEL (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....)

LAÇİN (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....) (.....)

FAVORİ

YAPI(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
ENDAFON(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
LADİN(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
İZOCAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

METE

PANEL(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TACER(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
ÜÇLER(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TİRE(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
SİLPA(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

TOPLAM 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00 100,00

(82) Tabloda yer verilen değer bazlı pazar payı verileri incelendiğinde DECKON’un son beş yıldaki pazar payının sırasıyla %(.....), %(.....), %(.....), %(.....) ve %(.....) olduğu görülmektedir. DECKON’un pazar payının 2021 yılında %(.....) seviyesinde iken 2022-2023 yıllarında önemli ölçüde düştüğü, 2024 yılında sınırlı bir artış göstermesine rağmen 2025 yılı itibarıyla %(.....) seviyesine gerilediği anlaşılmaktadır. Bu durum, DECKON’un ilgili pazardaki konumunun zaman içerisinde zayıfladığını ve rakip teşebbüslerin pazar paylarını artırabildiğini göstermektedir.

(83) Nitekim söz konusu dönemde KNAUF’un pazar payının istikrarlı bir şekilde artarak 2021 yılında %(.....) seviyesinde iken 2025 yılında %(.....) seviyesine ulaştığı, benzer şekilde TROMER’in 2023 yılı itibarıyla pazara giriş yaptığı ve kısa süre içerisinde yaklaşık %(.....) seviyesine yaklaşan bir pazar payı elde ettiği görülmektedir.

(84) Bunun yanında PROSİSTA’nın pazar payının dönemsel dalgalanmalar göstermekle birlikte 2025 yılı itibarıyla yeniden arttığı ve PROSİSTA’nın pazardaki konumunu güçlendirdiği, ASPEN’in ise başlangıçta yüksek olan pazar payının önemli ölçüde gerilemesine rağmen pazarda kayda değer bir oyuncu olmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Daha küçük ölçekli teşebbüslerin ise görece düşük pazar paylarına sahip olmakla birlikte pazarda varlık gösterdiği ve rekabetçi yapıyı desteklediği söylenebilecektir.

Sayfa 22

(85) Satış miktarı bazlı pazar payları incelendiğinde de benzer bir rekabetçi yapı gözlemlenmekte olup DECKON’un payının değer bazlı verilere paralel şekilde azalma eğiliminde olduğu görülmektedir. Bu kapsamda DECKON’un 2021 yılında %(.....) seviyesinde olan pazar payının izleyen yıllarda belirgin bir şekilde azalarak 2025 yılı itibarıyla %(.....) seviyesine gerilediği anlaşılmaktadır. Bu durum, teşebbüsün pazardaki konumunun yalnızca değer bazında değil, miktar bazında da zayıfladığını göstermektedir.

(86) Buna karşılık rakip teşebbüslerin miktar bazlı pazar payları incelendiğinde başta KNAUF ve TROMER olmak üzere bazı rakiplerin paylarını artırdığı görülmektedir. PROSİSTA’nın ise dönemsel dalgalanmalar göstermekle birlikte, pazar payını artırdığı anlaşılmaktadır. Bu durum, ilgili pazarda rakiplerin satış hacimlerini genişletebildiğine ve pazarda rekabetçi sürecin etkin bir şekilde işlediğine işaret etmektedir. Diğer teşebbüslerin ise görece düşük pazar paylarına rağmen pazarda varlıklarını sürdürmeleri, pazarın parçalı bir yapı sergilediğini ve rekabetçi baskının farklı ölçeklerdeki teşebbüsler tarafından sağlanabildiğini ortaya koymaktadır.

(87) Sonuç olarak, değer bazlı pazar paylarının miktar bazlı verilerle uyumlu olduğu, DECKON’un geçmişte nispeten daha yüksek seviyelerde pazar payına sahip olmakla birlikte son yıllarda bu payın belirgin şekilde azaldığı ve 2023 yılı itibarıyla hem değer hem de miktar bazında hâkim durum eşiği olarak kabul edilen %40 seviyesinin altında kaldığı, buna karşılık pazarda çok sayıda oyuncunun faaliyet gösterdiği, rakip teşebbüslerin pazar paylarını artırarak pazardaki konumlarını güçlendirdiği ve bu durumun ilgili pazarda rekabetçi baskıyı artırdığı görülmektedir. Bu çerçevede, ilgili pazarda birden fazla güçlü rakibin varlığı ve pazar paylarının zaman içerisinde artış göstermesi dikkate alındığında, DECKON’un rakiplerinden bağımsız hareket edebilecek ölçüde kalıcı ve istikrarlı bir pazar gücüne sahip olmadığı anlaşılmaktadır.

(88) Dosya kapsamında ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak tanımlanmıştır. Yapılan değerlendirmeler bu tanım üzerinden yapılıyor olmakla birlikte, il bazındaki rekabete ilişkin kısa bir değerlendirmeye de yer verilecektir. Bu kapsamda ilgili pazarda faaliyet gösteren ve 2025 yılı için satış değeri bazında en yüksek paya sahip olan ilk beş teşebbüsten il bazında satış verileri talep edilmiştir. Aşağıdaki tabloda bu teşebbüslerin toplam satışlarının il bazında dağılımına yer verilmektedir.

Tablo-5: Satışların 2023, 2024 ve 2025 Yıllarında İl Bazında Dağılımı (%)

DECKON KNAUF PROSİSTA [29] ASPEN TROMER

‘23 ‘24 ‘25 ‘23 ‘24 ‘25 ‘23 ‘24 ‘25 ‘23 ‘24 ‘25 ‘23 ‘24 ‘25

Adana (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (.....

))))))))

Ankara (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (.....

))))))))))))))

Bursa (..... (..... (..... (..... (..... (.....

))))))

Diyarbakır (..... (..... (..... (.....

))))

İstanbul (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (.....

)))))))))))))))

İzmir (..... (..... (..... (..... (..... (.....

))))))

K.maraş (..... (..... (..... (.....

))))

Kayseri (..... (..... (..... (..... (..... (..... (.....

)))))))

Kocaeli (..... (..... (..... (..... (.....

)))))

29 PROSİSTA tarafından hem cam yünü hem de taş yünü asma tavan ürünlerinin satışı gerçekleştirilmektedir. Bu tabloda satış miktarı daha fazla olan taş yünü asma tavan ürünlerinin satışlarına yer verilmektedir.

Sayfa 23

Malatya (..... (..... (..... (..... (.....

)))))

Şanlıurfa(.....
)
Zonguldak(.....

)

Diğer [30] (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (..... (.....

)))))))))))))))

(89) Tabloda yer alan teşebbüslerin satışlarının illere dağılımına bakıldığında satışların ağırlıklı olarak İstanbul ve Ankara illerinde yoğunlaştığı görülmektedir. TROMER tarafından bu durumun, söz konusu illerin Türkiye genelinde en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip olmaları, ticari ve kamusal projelerin büyük ölçüde bu şehirlerde konumlanması ve inşaat faaliyetlerinin diğer illere kıyasla daha yoğun gerçekleşmesinden kaynaklandığı belirtilmiştir. Bununla birlikte taş yünü asma tavan ürünlerinin Türkiye genelinde satışının mümkün olduğu ancak bu konuda bazı zorluklar yaşandığı belirtilmiştir. Şöyle ki ürünleri uzun süredir Türkiye pazarında bulunan bazı yabancı menşeli üreticilerin, süregelen ilişkileri sayesinde proje ve şartname hususunda avantajlı konumda oldukları ve ayrıca söz konusu ürün grubunun Türkiye pazarı açısından nispeten yeni bir ürün olduğu ve ürünün kamu ve özel sektör projelerinde kullanılabilmesi için bilinirliğinin artırılması, tanıtım yapılması veya POZ numaralarının [31] yayımlanması gibi süreçlerden geçilmesi gerektiği ifade edilmiştir. DECKON tarafından talebin İstanbul ve Ankara’da fiziksel olarak yoğunlaşmasından ziyade büyük ölçekli alıcıların merkezlerinin bu şehirlerde bulunduğu ve bu nedenle satışların bahsi geçen illerde yoğunlaştığı belirtilmiştir. KNAUF tarafından da benzer şekilde satışların İstanbul’da yoğunlaşma gerekçesi büyük miktarlarda alım yapan bayilerin İstanbul’da yer alması olarak belirtilmiştir. ASPEN tarafından, satışların belirli illerde yoğunlaşmasının, satışların büyük ölçüde proje bazlı gerçekleştirilmesi ile büyük ölçekli inşaat, sağlık, ticari ve kamu projelerinin ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde yer almasından kaynaklandığı, bununla birlikte proje bazlı iş modeli nedeniyle Türkiye genelinde farklı illerde de satış gerçekleştirilebildiği ifade edilmiştir.

(90) Bu açıklamalar çerçevesinde satışların belirli illerde yoğunlaşmasının, rekabeti sınırlayıcı bir durumdan ziyade ülke genelindeki ekonomik ve demografik yapı ile sektörün doğal dinamiklerinin bir sonucu olarak ortaya çıktığı söylenebilecektir. Teşebbüslerin satış gerçekleştirdiği il sayıları da dikkate alındığında, DECKON’un 59, KNAUF’un 40, PROSİSTA’nın 57, ASPEN’in 40 ve TROMER’in 26 ilde satış gerçekleştirmiş olması söz konusu ürünün Türkiye genelinde arz edilebildiğini ve rekabetin belirli bir coğrafi alanla sınırlı olmadığını göstermektedir.

I.3.2.1.2. Pazara Giriş ve Pazarda Büyüme Engelleri

(91) Pazar payları ve yoğunlaşma düzeyleri, pazarın yapısı ve rekabet düzeyi bakımından önemli bir ilk gösterge niteliğindedir. Ancak ilgili pazarda hâkim durum tespiti, yapısal analizlerin yanı sıra özellikle pazarın mevcut ve gelecekteki yapısı ile pazardaki potansiyel rekabete ilişkin diğer değerlendirmelerden de etkilenmektedir. İlgili pazarda sahip olunan yüksek pazar paylarının, söz konusu pazara girişlerin yeterince kolay olması halinde, önemli ölçüde rekabet karşıtı etki yaratması olası görülmemektedir. Nitekim potansiyel rakipler, pazar fiyatlarındaki olası yükselişlere karşı duyarlı bir şekilde ilgili pazara giriş yapabilecektir. Bu çerçevede, hâkim durum değerlendirmelerinde pazarın sadece hâlihazırdaki yapısı dikkate 30 Satış oranı %5’in altında olan illerin toplamı “Diğer” satırında gösterilmiştir.

31 POZ numaraları, özellikle inşaat sektöründe yapılan işlerin türünü, detaylarını, malzemesini ve birim fiyatlandırmasını belirten, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından standartlaştırılmış özel kodlardan oluşmaktadır. Dosya mevcudu bilgilere göre taş yünü asma tavan ürününün POZ numarası 2025 yıl sonu itibarıyla tanımlanmıştır.

Sayfa 24

alınarak sonuca ulaşılmaması gerekmektedir. Ayrıca pazardaki teşebbüslerin kapasite artırması veya potansiyel rakiplerin pazara girmesi tehdidi de değerlendirmeye alınmalıdır.

(92) İlgili ürün pazarına potansiyel rakipler tarafından yapılacak girişlerin yeterince kolay olması durumunda incelenen teşebbüsün hâkim durumunun sorgulanabilir olduğu kabul edilmektedir. Bununla birlikte pazardaki oyuncular üzerinde yeterli düzeyde bir rekabetçi baskı yarattığının kabul edilebilmesi için, pazara girişlerin muhtemel, uygun zamanda gerçekleşebilecek ve olası rekabeti kısıtlayıcı etkileri yok edebilecek güçte olması gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle pazara girişlerin muhtemel olup olmadığı ve potansiyel girişlerin pazardaki teşebbüslerin rekabeti sınırlayıcı eylemlerini engelleyip engelleyemeyeceği incelenmektedir.

(93) Türkiye’de mineral bazlı asma tavan pazarı incelendiğinde pazarda çok sayıda teşebbüsün faaliyet gösterdiği görülmektedir. Farklı markalara ait ürünler teknik ve fonksiyonel özellikler bakımından büyük ölçüde benzer nitelikler sergilemekte, akustik performans, yangın dayanımı ve kullanım amaçları bakımından önemli ölçüde ikame edilebilir nitelik taşımaktadır. Bu durum, pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler arasında rekabetçi baskının oluşmasına katkı sağlamakta ve ürünler arasındaki yüksek ikame derecesi ilgili pazarın rekabetçi yapısını desteklemektedir.

(94) İlgili pazar özellikleri itibarıyla değerlendirildiğinde, yasal veya doğal tekel niteliğinde bir giriş engeli bulunmamakla birlikte, mineral bazlı asma tavan üretimi belirli düzeyde başlangıç yatırımı gerektiren bir üretim altyapısının tesis edilmesini gerektirmektedir. Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, üretim faaliyetinin başlangıç aşamasında belirli bir sermaye gereksiniminin bulunduğu ve pazara girişin belirli ölçüde yatırım gerektirdiği anlaşılmaktadır.

(95) Diğer yandan söz konusu yatırım maliyetinin tek başına değerlendirilmesi yeterli olmayıp üretim tesisinin işletilmesi sürecinde ortaya çıkan maliyet unsurlarının da dikkate alınması gerekmektedir. Taş yünü ve cam yünü üretiminde yüksek sıcaklık gerektiren süreçler nedeniyle enerji maliyetlerinin önemli bir gider kalemi oluşturduğu ve üretim faaliyetinin sürdürülebilirliği bakımından kritik olduğu ifade edilmektedir. Bu çerçevede üretim faaliyetinin yalnızca ilk yatırım maliyetinden ibaret olmadığı, tesisin işletilmesi sürecinde de enerji başta olmak üzere çeşitli işletme giderlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

(96) Bunun yanında mineral bazlı asma tavan sistemlerinin üretimi ve pazara arzı bakımından belirli teknik ve kalite standartlarına uyulması gerekmektedir. Yukarıda da yer verildiği üzere dosya kapsamında elde edilen bilgiler söz konusu ürünlerin başta EN 13964 standardı olmak üzere asma tavan sistemlerine ilişkin ulusal ve uluslararası teknik standartlar çerçevesinde değerlendirildiğini göstermektedir. Bununla birlikte söz konusu gerekliliklerin pazara girişleri engelleyici nitelikte yüksek ve aşılamaz engeller oluşturmadığı anlaşılmaktadır.

(97) Nitekim ilgili pazarda son yıllarda yeni üreticilerin faaliyete başlaması, pazara girişlerin fiilen mümkün olduğunu göstermektedir. TROMER 2023 yılında, SİLPA ise 2024 yılında taş yünü asma tavan üretimine başlamıştır. Özellikle TROMER’in pazara giriş yaptıktan sonra kısa bir süre içerisinde yaklaşık %(.....) seviyesine yaklaşan bir pazar payı elde ettiği göz önüne alındığında üretim yatırımı gerekliliğine rağmen pazara fiili girişlerin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, ilgili pazarda büyümenin yalnızca yerleşik teşebbüslerle sınırlı olmadığı, yeni giren teşebbüslerin de kısa sürede etkin bir rekabetçi konum elde edebildiği görülmektedir.

(98) Öte yandan pazarda ithalat yoluyla da faaliyet göstermek mümkündür. Mineral bazlı asma tavan ürünlerinin önemli bir bölümünün ithalat yoluyla Türkiye pazarına sunulduğu, özellikle

Sayfa 25

Avrupa menşeli ürünlerin önemli bir paya sahip olduğu [32], Çin menşeli ürünlerin ise sınırlı ölçüde pazarda yer bulabildiği anlaşılmaktadır. Bu durum Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki gümrük birliği düzenlemeleri çerçevesinde Avrupa menşeli ürünlerin ilave bir kota ya da gümrük vergisine tabi olmamasıyla açıklanabilecektir. Çin menşeli ürünlerin ithalatı bakımından ise bazı teknik ve idari gerekliliklerin karşılanması gerekmekle birlikte bunların pazara girişleri tamamen engellemediği görülmektedir. İlgili pazarda faaliyet gösteren teşebbüsler doğrudan mineral bazlı asma tavan ithal edebildikleri gibi ithalatçılardan temin ettikleri ürünleri de pazara sunabilmektedir.

(99) Dosya mevcudu bilgiler, üretim faaliyetinin sürdürülebilmesi açısından kritik öneme sahip olan girdi temininde de yapısal bir kısıtın bulunmadığını göstermektedir. Üretimde kullanılan mineral esaslı girdiler yurt içinde farklı kaynaklardan temin edilebilmektedir ve bu girdilere erişimin önünde bir engel bulunmamaktadır.

(100) Ürünün talebine ilişkin özellikler de pazara giriş ve büyüme dinamikleri bakımından önem arz etmektedir. Asma tavan sistemlerinin modüler yapısı ve T taşıyıcı sistem gibi standart altyapı bileşenlerinin farklı üreticilere ait paneller ile birlikte kullanılabilmesi, müşterilerin farklı markalar arasında geçiş yapmasını kolaylaştırmaktadır. Bu kapsamda marka değişiminin çoğu durumda önemli bir geçiş maliyeti oluşturmadığı, ürün seçiminde teknik performans ve fiyat unsurlarının belirleyici olduğu anlaşılmaktadır.

(101) Özellikle kamu projelerinde ürün tedarikinin kamu ihale mevzuatı çerçevesinde gerçekleştirilmesi nedeniyle teknik şartnamelerde belirli bir markaya yer verilmesi mümkün olmamakta, bunun yerine ürünlerin sağlaması gereken teknik ve performans kriterleri tanımlanmaktadır. Özel sektör projelerinde ise belirli marka veya ürün isimlerine yer verilebilmekle birlikte, bu durumun çoğu zaman rekabeti sınırlayıcı nitelik taşımadığı, aksine müşterilerin fiyat rekabetini sağlamak amacıyla şartnamelerinde birden fazla markaya yer verebildikleri ifade edilmektedir. Ayrıca bazı müşteriler tarafından ürünlerin teknik uygunluğunun numune ve performans testleri yoluyla değerlendirildiği ve söz konusu testleri başarıyla geçen farklı markalara ait ürünlerin şartnamelerde yer alabildiği belirtilmektedir. Bu durum ilgili pazarda marka bağımlılığının sınırlı olduğuna, ürün seçiminde teknik performans kriterleri ile fiyat unsurlarının belirleyici olduğuna ve dolayısıyla müşterilerin alternatif tedarikçilere yönelme imkânının bulunduğuna işaret etmektedir.

(102) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, mineral bazlı asma tavan pazarında üretim yatırımı, teknik bilgi birikimi ve enerji maliyetleri gibi unsurların pazara giriş üzerinde belirli bir etkisi bulunmakla birlikte, ithalat imkânının varlığı, girdi temininde yapısal bir kısıt bulunmaması, müşteri geçiş maliyetlerinin düşük olması ve son yıllarda pazara fiili girişlerin gerçekleşmiş olması dikkate alındığında, bu hususların pazara girişleri tamamen engelleyici veya potansiyel rekabet baskısını ortadan kaldırıcı nitelikte olmadığı kanaatine ulaşılmaktadır.

I.3.2.1.3. Dengeleyici Alıcı Gücü

(103) Hâkim Durum Kılavuzu’na göre bir teşebbüsün ilgili pazardaki davranışları üzerinde etkili olan unsurlar mevcut ve potansiyel rakiplerle sınırlı değildir. İncelenen teşebbüsün müşterileri görece büyük, alternatif temin kaynakları hakkında yeterince bilgili ve makul bir süre içerisinde başka bir sağlayıcıya geçmek ya da kendi arzını yaratmak imkânına sahip ise bu müşterilerin pazarlık gücüne, bir başka deyişle alıcı gücüne sahip olduğu söylenebilecektir. Bu durumda müşterilerin alıcı gücü, incelenen teşebbüsün davranışlarını sınırlayan rekabetçi bir unsur olarak ortaya çıkacaktır.

[32] SAINT GOBAIN İsveç merkezli, ROCKFON Fransa merkezli, KNAUF ve OWA ise Almanya merkezli üreticiler olup minaral bazlı asma tavan ürünlerinin Avrupa’daki başlıca üreticileri arasında yer almaktadır.

Sayfa 26

(104) Dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, mineral bazlı asma tavan ürünlerinin nihai kullanıcılarının başta perakende satış alanları olmak üzere hastaneler, kamu kurum ve kuruluşları ile eğitim kurumlarından oluştuğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, söz konusu kullanıcıların çoğu durumda ürünleri doğrudan üreticilerden ve distribütörlerden temin etmediği, tedarik sürecinin büyük ölçüde müteahhit firmalar, mimarlık ve iç mimarlık ofisleri, uygulayıcı firmalar ile inşaat malzemesi ticareti yapan büyük alıcılar aracılığıyla yürütüldüğü görülmektedir. Bu anlamda pazardaki müşteri konumundaki teşebbüsler dağınık ve küçük ölçekli teşebbüslerden oluşsa da müşterilerin alternatif tedarik kaynaklarına erişimi bakımından yapılan incelemeler alıcıların belirli ölçüde pazarlık gücüne sahip olduğunu desteklemektedir.

(105) Diğer taraftan mineral bazlı asma tavan ürünlerinin en büyük alıcıları indirim marketleridir. Şöyle ki dosya tarafı DECKON’un 2025 yılı cirosunun yaklaşık %(.....), mineral bazlı asma tavan ürünleri satışlarının ise %(.....) indirim marketlerine yapılan satışlar oluşturmaktadır. Söz konusu ürünlerin özellikle apartman altlarında yer alan market ve mağazalarda ses ve ısı yalıtımı ihtiyacı nedeniyle daha sık tercih edildiği belirtilmiştir. Müşteri konumunda bulunan indirim marketlerinin Türkiye genelinde sahip oldukları mağaza sayısı göz önüne alındığında bu müşterilerin alıcı gücüne sahip oldukları görülmektedir. Nitekim dosya mevcudu bilgilerden indirim marketlerine nispeten daha uygun koşullarda ürün temin edilmeye çalışıldığı, bu teşebbüslerin sahip oldukları pazarlık gücü doğrultusunda fiyat, vade ve diğer ticari koşullar üzerinde de belirleyici oldukları anlaşılmaktadır.

(106) Sonuç olarak, dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde alıcıların teknik şartnameler aracılığıyla ürün özelliklerini belirleyebildiği, ürün seçiminde fiyat ve teknik performans kriterlerinin belirleyici olduğu, alternatif tedarik kaynaklarına erişim imkânının bulunduğu ve farklı sağlayıcılar arasında geçişin genel olarak mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, alıcıların alternatif tedarikçilere yönelebilme kapasitesine sahip olduğu ve bu durumun sağlayıcı teşebbüsler üzerinde kayda değer bir rekabetçi baskı oluşturabildiği anlaşılmaktadır.

(107) Yukarıda yapılan değerlendirmelerde özetle; mineral bazlı asma tavan ürünleri pazarında DECKON’un görece yüksek seyreden pazar payının 2023 yılı itibarıyla hâkim durum eşiği olarak kabul edilen %40 seviyesinin altına gerilediği, buna karşılık ilgili pazarda çok sayıda teşebbüsün faaliyet gösterdiği ve rakip teşebbüslerin pazar paylarını artırmak suretiyle pazardaki konumlarını güçlendirdiği, pazarda önemli giriş ve büyüme engellerinin bulunmadığı ve son yıllarda pazara fiili girişlerin gerçekleştiği, ayrıca ithalat yoluyla pazara erişimin mümkün olduğu, ürünler arasında yüksek derecede ikame ilişkisinin bulunduğu ve müşteri geçiş maliyetlerinin düşük olduğu, alıcıların alternatif tedarikçilere yönelme imkânına ve belirli ölçüde pazarlık gücüne sahip olduğu hususları dikkate alındığında, DECKON’un ilgili pazarda hâkim durumda olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

I.3.2.2. Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına İlişkin Değerlendirme

(108) Dosya konusunu, DECKON’un yıkıcı fiyat uygulamaları ile hakim durumunu kötüye kullandığı iddiası oluşturmaktadır. DECKON’un ilgili pazarda hâkim durumda olmadığı tespit edilmiş olmakla birlikte aşağıda yıkıcı fiyata ilişkin değerlendirmelere de yer verilmektedir. I.3.2.2.1. Yıkıcı Fiyata İlişkin Teorik Çerçeve

(109) 4054 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında değerlendirilen kötüye kullanma hâllerinden biri yıkıcı fiyatlamadır. Hâkim Durum Kılavuzu'nun 50. paragrafında yıkıcı fiyat; hâkim durumdaki bir teşebbüsün pazar gücünü korumak veya artırmak amacıyla mevcut ya da potansiyel rakiplerinden bir veya daha fazlasını piyasa dışına çıkarmak, disipline etmek ya da rakibin rekabetçi davranışını başka biçimlerde engellemek için kısa vadede maliyetinin altında satış fiyatı belirleyerek zarar etmeyi göze aldığı rekabet karşıtı bir fiyatlama stratejisi

Sayfa 27

olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda yıkıcı fiyatın rekabet hukuku anlamında ihlal oluşturması için;

- Hâkim durumdaki bir teşebbüs tarafından gerçekleştirilmesi,

- Teşebbüsün kısa vadede maliyet altı satış fiyatları ile zarar etmeyi göze alması ve

- Eşit etkinlikteki bir rakibe piyasanın kapanmasının muhtemel olması

gerekmektedir.

(110) Hâkim Durum Kılavuzu'na göre yıkıcı fiyat analizinde, hâkim durumdaki teşebbüsün incelenen davranışı kapsamında uyguladığı fiyat ile katlandığı maliyet karşılaştırılmakta; bu davranış sonucunda eşit etkinlikteki bir rakibe piyasanın kapanmasının muhtemel olup olmadığı araştırılmaktadır. Bu çerçevede, Avrupa Birliği uygulamasında kabul edilen Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına İlişkin Rehber’deki anlayışa benzer biçimde, fiyatların maliyet altında kalmasının tek başına rekabet karşıtı bir zarara yol açacağı sonucuna ulaşılmamakta; rekabet karşıtı piyasa kapamanın muhtemel olup olmadığının da incelenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

(111) Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın yıkıcı fiyatlama değerlendirmelerine uzun yıllar emsal teşkil eden AKZO kararında [33], hâkim durumdaki teşebbüs tarafından uygulanan fiyatın ortalama değişken maliyetin (ODM) altında kalması ek bir piyasa kapama analizi gerektirmeksizin ihlal olarak kabul edilmiş; ODM üstü ancak ortalama toplam maliyetin (OTM) altında kalan fiyatlar ise yalnızca rakibi dışlamaya yönelik kasıtlı bir planın varlığı hâlinde ihlal oluşturabilecek ikinci bir kategori olarak belirlenmiştir. Kurulun İSBAK [34], HABAŞ-1 [35], Herf- Durferrit [36] ve HABAŞ-2 [37] kararlarında da AKZO testine atıf yapıldığı görülmektedir. Kılavuz'un benimsediği çerçeve ise salt maliyet karşılaştırmasına dayanan bu yaklaşımın ötesine geçerek dışlayıcı etkinin de ayrıca incelenmesini zorunlu kılmaktadır.

(112) Yıkıcı fiyatlama analizinde asıl olan, incelenen teşebbüsün fiyatlama davranışı nedeniyle kısa dönemde elde edeceği kârdan feragat edip etmediğinin, bir başka deyişle kaçınabileceği hâlde zarara katlanıp katlanmadığının tespit edilmesidir. Kılavuz’da bu analizde ortalama kaçınılabilir maliyet (OKM) [38] ölçütünün esas alınabileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede, hâkim durumdaki bir teşebbüsün üretiminin tamamı veya bir kısmı için OKM'nin altında fiyat uygulaması hâlinde, söz konusu üretimi gerçekleştirmeyerek kaçınabileceği bir zarara katlandığı ve kısa vadede feragatte bulunduğu kabul edilmektedir.

(113) Öte yandan, yıkıcı fiyat değerlendirmesinde ilgili pazarın koşulları dikkate alınarak kullanılabilecek diğer maliyet ölçütü uzun dönem ortalama artan maliyettir (UDOAM). UDOAM’ın ilgili maliyet ölçütü olarak kullanıldığı durumlarda, UDOAM'ı karşılayamamak hâkim durumdaki teşebbüsün söz konusu mal veya hizmetin üretimine ilişkin tüm maliyetleri geri almadığını ve pazarın eşit etkinlikteki bir rakibe kapatılabileceğini göstermektedir. Fiyatın UDOAM’ın üzerinde olduğu durumlarda eşit etkinlikteki rakipler zarara katlanmadan faaliyetlerine devam edebileceklerinden, bu durumda hâkim durumdaki teşebbüsün davranışı yıkıcı fiyatlama olarak değerlendirilmeyecektir.

33 AKZO Chemie BV v. Commission (1991) EC I-3359.

34 Kurulun 22.05.2006 tarih ve 06-35/444-116 sayılı kararı.

35 Kurulun 19.09.2006 tarih ve 06-66/887-256 sayılı kararı.

36 Kurulun 03.01.2019 tarih ve 19-02/2-1 sayılı kararı.

37 Kurulun 07.03.2019 tarih ve 19-11/125-53 sayılı kararı.

38 OKM, bir teşebbüsün belirli miktardaki bir çıktıyı üretmemesi halinde katlanmayacağı veya tasarruf edeceği maliyetler olarak tanımlanabilir. OKM hesaplanırken üretimle doğrudan ilişkilendirilebilir sabit ve değişken maliyetlerin toplamı dikkate alınarak işletmenin inceleme konusu üretim için katlandığı tüm maliyetler hesaplanabilmektedir. Genellikle kısa dönemde ancak değişken maliyetlerden kaçınmak mümkün olduğu için çoğu durumlarda OKM ve ODM aynı maliyetleri ifade etmektedir.

Sayfa 28

(114) (115)Bu çerçevede dosya kapsamında yıkıcı fiyatlama iddialarına yönelik olarak şikayete konu ürünlerin birim satış fiyatları ile ODM’lerinin ve OTM’lerinin karşılaştırılması gerekmektedir. I.3.2.2.2. Yıkıcı Fiyat İddiasına İlişkin Değerlendirme DECKON’un taş yünü asma tavan ürün portföyünde yaklaşık 38 adet ürün bulunmaktadır. Rockfon ve USG markalı bu ürünler birbirlerinden içerik ve kalınlık olarak ayrışmaktadır. Dosya kapsamında yıkıcı fiyatlama iddialarına yönelik analizin ilk adımı olarak DECKON’un 2025 yılı için mineral bazlı asma tavan satışları dikkate alınmış ve ciro bazında en yüksek paya sahip ilk üç ürünü tespit edilmiştir. Bu kapsamda, DECKON’un toplam satış cirosu içindeki payı 2023 yılında %(.....), 2024 yılında %(.....) ve 2025 yılında %(.....) olan "ROCKFON SOFİT PANEL A15/24 600X600X15 MM" (ROCKFON SOFİT) kodlu ürün ; 2023 yılında %(.....), 2024 yılında %(.....) ve 2025 yılında %(.....) olan "ROCKFON ARTİC PANEL E24S8 600X600X15 MM" (ROCKFON ARTİC) kodlu ürün ile 2023 ve 2024 yılında satışı gerçekleştirilmemiş olmakla birlikte 2025 yılı cirosu içindeki payı %(.....) olan "ROCKFON PASİFİC PANEL A15/24 600X600X12 MM" (ROCKFON PASİFİC) kodlu ürün seçilmiştir.
(116) (117) (118)Yıkıcı fiyat analizi kapsamında 2023, 2024 ve 2025 yılları incelenmiştir. Nitekim şikayet başvurusunda TROMER’in 2023 yılında kurulduğu ve 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla BİM şartnamesine teklif vermesi üzerine DECKON’un olağandışı düşük fiyatlar uygulamaya başladığı iddia edilmektedir. Dolayısıyla yapılacak analiz kapsamında yıkıcı fiyat iddiasının başladığı yılın bir yıl öncesinden günümüze kadar olan dönem incelenmiş olacaktır. Maliyet analizi kapsamında öncelikle DECKON’un bu ürünleri tedarik ederken katlandığı maliyetlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere DECKON, satışını gerçekleştirdiği mineral asma tavan ürünlerinin tamamını ithal ederek yurt içine sunmaktadır. Ürünlerin ithalatı sürecinde mal bedelinin yanı sıra navlun , damga vergisi , gümrük komisyonu , sigorta , ek giderler, ardiye , lokal masraflar , supalan bedeli , TAREKS , genel gider ve satış pazarlama giderleri olmak üzere çeşitli maliyet kalemleri oluşmaktadır. 48 ODM’nin hesaplanmasında dikkate alınan maliyet kalemleri ve bunlara ilişkin bilgilere aşağıda yer verilmektedir. 39 Dosya konusu iddialar bu ürüne ilişkindir. 40 Navlun, malların yüklendiği noktadan varış limanına kadar deniz, hava veya kara yoluyla taşınması karşılığında nakliyeciye ödenen ücrettir. 41 Damga vergisi, ithalat beyannamesi ve buna bağlı belgeler üzerinden 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu kapsamında alınan vergidir. 42 Gümrük Komisyonu, gümrük işlemlerinin yürütülmesi için gümrük müşavirine veya aracı firmaya ödenen hizmet bedelidir. 43 Sigorta, taşıma sürecinde doğabilecek risklere karşı yapılan nakliyat sigortası primidir. 44 Ardiye, gümrük sahasında veya antrepoda bekleyen mallar için depolama süresiyle orantılı olarak tahsil edilen alan/hizmet bedelidir. Supalan açık alanda beklemeye ilişkinken ardiye kapalı depo veya antrepo kullanımına karşılık gelir; her ikisi de gümrük süreçlerindeki gecikmelerle doğru orantılı artmaktadır. 45 Lokal masraflar, yükleme, boşaltma, iç nakliye, liman hizmetleri gibi işlem bazlı yerel giderlerdir. 46 Supalan bedeli, limanda gümrük işlemleri tamamlanmadan önce malların açık alanda (rıhtım sahası) bekletilmesi karşılığında liman işletmesi tarafından tahsil edilen alan kullanım bedelidir. 47 T.C. Ticaret Bakanlığı bünyesinde yürütülen TAREKS (Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi) adlı elektronik sistem aracılığıyla ithal ürünlerin teknik mevzuata ve ürün güvenliğine uygunluğu denetlenmektedir. İthalatçılar bu denetim süreciyle bağlantılı harç ve işlem giderlerine katlanmaktadır. 48 Dosya kapsamında DECKON ve ürünlerini ithal ederek satışa sunan rakiplerin maliyet kalemleri ve bu maliyet kalemlerinin toplam maliyetlerden aldığı pay incelenmiştir. Bu çerçevede, DECKON’a benzer şekilde ürün ithal ederek yurt içinde satış gerçekleştiren KNAUF’un verileri incelendiğinde, ürün maliyetlerinin yaklaşık (.....)nden oluştuğu anlaşılmaktadır. DECKON’un maliyet kalemleri ROCKFON SOFİT bakımından 2025 yılı için hesaplandığında ilgili kalemlerin (.....) olduğu göz önüne alındığında, ilgili teşebbüs ve rakibinin maliyet yapılarının benzer olduğu anlaşılmaktadır.

Sayfa 29

• Genel giderlerin hesaplanmasında o yıla ait kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan genel yönetim giderleri kalemi (770'li hesaplar) esas alınmıştır. [49] Genel ciro ve ürün cirosu KDV'siz olarak hesaplamaya dahil edilmiştir. Toplam giderin ciroya bölünmesi ile ilgili yıla ait katsayıya ulaşılmıştır. Aylık giderin belirlenmesi için ilgili üründen elde edilen gelir yıl katsayısı ile çarpılmıştır. Aylık giderin ürün bazında dağılımını tespit etmek için ise oluşan aylık gider o ayda satılan mal miktarına bölünerek m² birim maliyeti hesaplanmıştır.

• Söz konusu ürünler bakımından gerçekleştirilen satış pazarlama giderleri (760’lı hesaplar) ise hesaplamaya dâhil edilen diğer veri grubunu oluşturmaktadır. DECKON tarafından taş yünü asma tavan ürünlerinin ithal edildiği ve bu ürünlerin ana müşteri grubunu BİM ve A101 gibi şartname esaslı, uygulayıcı firma aracılığıyla süreçlerini yöneten profesyonel alıcıların oluşturduğu, bu bağlamda satış ve pazarlama faaliyetleriyle ilişkilendirilebilecek giderlerin söz konusu ürünlerin satışlarına özgülenmediği ve bu satışların maliyet hesaplarına yüklenemeyeceği, zira bu giderlerin büyük ölçüde diğer ürün gruplarıyla ilgili olduğu belirtilmiştir. Bu ürünlerin tedarik süreci, önceden belirlenmiş teknik şartname kapsamında ve doğrudan sipariş yöntemiyle yürütülmekte olup klasik anlamda bir satış veya pazarlama faaliyeti yürütülmemektedir. 50

• Taş yünü asma tavan ürünleri bakımından kaçınılabilecek maliyetlerin 760 numaralı Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri hesabında yer alan "760.30.05 Gümrükleme Giderleri" kalemi olduğu, bu kalemin ise 760 numaralı maliyet grubunun yaklaşık %(.....)'sine karşılık geldiği ifade edilmiştir. İlgili maliyet kalemleri ithal edilen ürün miktarına bağlı olarak değişkenlik gösterebileceğinden kaçınılabilir maliyet olarak kabul edilmiştir. Söz konusu kalemlerden damga, gümrük komisyonu, sigorta, ek giderler, ardiye, lokal masraflar, supalan bedeli ve TAREKS ithal edilen bir ürün için olağan gider niteliği taşıdığından bu kalemler gümrükleme bedeli başlığı altında bir arada ele alınmıştır.

(119) Bu hususlar çerçevesinde ROCKFON SOFİT, ROCKFON ARTİC ve ROCKFON PASİFİC

ürünlerine ilişkin 2023-2025 yıllarına ait veri seti esas alınarak OTM ve ODM verileri

üzerinden satış fiyatları analiz edilmiştir. [51] Söz konusu verilere dayalı olarak hazırlanan

grafiklere aşağıda yer verilmiştir.

DECKON tarafından genel yönetim giderlerinin bu ürünler bakımından kaçınılabilir nitelikte olmadığının

değerlendirildiği, ancak bu giderlerin de ciro payı esaslı olarak ürünlere atfedildiği belirtilmiştir.

DECKON tarafından sunulan veriler incelendiğinde, bu dosya kapsamında örneklem olarak seçilen üç ürün

grubundan yalnızca ROCKFON SOFİT için bu durumun geçerli olduğu görülmektedir. ROCKFON ARTİC ve

ROCKFON PASİFİC için satış ve pazarlama giderleri hesaplama modeline dâhil edilmiştir.

DECKON tarafından gönderilen satış fiyatları ROCKFON SOFİT bakımından müşteriler nezdinde de teyit

edilmiştir. Bahsi geçen ürün grubu dosya konusu iddialara ilişkin ürün grubu olup bu ürünlerin uygulayıcı firmalar

aracılığıyla BİM’e ve diğer indirim marketlerine satıldığı bilinmektedir. BİM’in uygulayıcı firmaları olan ÖZER,

ZÜLAL ve DOĞANOĞLU’nun alış fiyatları incelendiğinde bu fiyatların büyük oranda DECKON’un sunduğu satış

fiyatları ile örtüştüğü görülmektedir.

Sayfa 30

Grafik-1: (.....)

Grafik 2: (.....)

Grafik 2: (.....)
Grafik 2: (.....)

Sayfa 31

Grafik 3: (.....)

Grafik 3: (.....)

(120) Yukarıda yer verilen maliyet ve satış fiyatı karşılaştırmaları incelendiğinde ROCKFON SOFİT bakımından yalnızca 2024 yılı Ocak ayında satış fiyatının OTM'nin %(.....) altında, ODM'nin ise %(.....) üzerinde kaldığı görülmektedir. ROCKFON PASİFİC bakımından yalnızca 2025 yılı Ocak ayında satış fiyatının OTM'nin %(.....) altında, ODM'nin ise %(.....) üzerinde seyrettiği anlaşılmaktadır. ROCKFON ARTİC bakımından ise 2025 yılı Ekim ve Aralık dönemlerinde satış fiyatının OTM'nin sırasıyla %(.....) ve %(.....) altına gerilediği, bununla birlikte ODM'nin %(.....) ve %(.....) üzerinde kalmaya devam ettiği görülmektedir. Bu ürünün Kasım ayında satışı gerçekleşmemiştir.

(121) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, belirli ürün grupları bakımından bazı dönemlerde satış fiyatının OTM'nin altında kaldığı görülmekle birlikte hiçbir dönemde ODM'nin altına inmediği anlaşılmaktadır. Satış fiyatının OTM altında kaldığı dönemler satış miktarları bakımından incelendiğinde ROCKFON SOFİT’ in Ocak ayında gerçekleşen satış miktarının diğer aylara oranla daha yüksek kalmadığı, Şubat, Mart, Haziran ve Temmuz aylarındaki satışların neredeyse yarısı oranında olduğu, diğer aylardaki satışlarla ise benzer seyrettiği görülmektedir. İnceleme konusu diğer iki ürün bakımından ise satış fiyatının OTM’nin altında kaldığı ROCKFON PASİFİC için Ocak ve ROCKFON ARTİC için Aralık aylarında satış miktarlarının diğer aylara göre nispeten yüksek seyrettiği görülmektedir. Bununla birlikte satış fiyatı hiçbir dönemde ODM’nin altında seyretmediğinden bahsi geçen aylardaki durumun münferit olduğu ve yıkıcı fiyat olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşılmaktadır. Nitekim DECKON tarafından iki hususa dikkat çekilmektedir. Ortaya çıkan negatif değerlerin istisna olduğu, bunun satış bedelinin önceden tahsil edilip ürün teslimatının sonraki dönemde gerçekleştirilmesinden kaynaklandığı ve bu sayede DECKON'un ürün satışı ile teslimi arasındaki sürede finansman geliri elde ettiği ifade edilmektedir. Dönemsel dalgalanmaların ise ilgili şartnamelerde ürün birim fiyatlarının sabit Türk Lirası cinsinden belirlenmesine karşın maliyetlerin dövize endeksli olması nedeniyle fiyat güncellemesi yapılana kadar geçen sürede katlanılan kur farkından kaynaklandığı belirtilmektedir.

(122) Şikâyet başvurusunda yer verilen DECKON’un özellikle 2024 yılı Haziran ayı itibarıyla TROMER’in BİM şartnamesine teklif vermesi üzerine ROCKFON SOFİT adlı üründe olağandışı düşük fiyatlar uygulamaya başladığı iddiası çerçevesinde DECKON'un BİM özelindeki fiyat ve maliyet verileri ayrıca değerlendirilecektir.

Sayfa 32

(123) Bu kapsamda ROCKFON SOFİT’ e ilişkin satışların neredeyse tamamı [52] indirim marketlerine yapıldığı için Grafik 1’in daha detaylı incelenmesi faydalı olacaktır. Grafik incelendiğinde DECKON’un fiyatlarının yalnızca 2024 yılı Ocak ayında OTM'nin altında kaldığı ve bunun dışında kalan her dönemde OTM’nin üzerinde seyrettiği anlaşılmaktadır. DECKON tarafından Ocak 2024 döneminde yapılan bu satışın döviz kurunda yaşanan ani ve yüksek artışın maliyetler üzerinde beklenmedik bir etki oluşturduğu döneme tekabül ettiği, bu dönemin akabinde ürün fiyatlarının güncellendiği ve takip eden ayda gerçekleştirilen satış fiyatlarının artmasıyla birlikte kâr marjının arttığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, söz konusu satışın süreklilik arz etmediği ve istisnai bir durumu yansıttığı anlaşılmaktadır.

(124) Diğer taraftan, grafiğe göre 2024 Haziran ayına kadar dalgalı olmakla birlikte nispeten artan bir seyir izleyen satış fiyatlarının şikayetçinin ifadeleriyle paralel bir şekilde 2024 Mayıs ayında düşmeye başladığı ve bu tarihten sonra maliyetlerde artış olmasına rağmen fiyatın nispeten durağan bir seyir izlediği görülmektedir. Bununla birlikte satış fiyatı devam eden dönemde hep ODM ve OTM’nin üzerinde seyrettiğinden DECKON’un maliyet altı satış yaptığına ilişkin bir bulgunun ortaya çıkmadığı görülmektedir.

(125) Son olarak hem DECKON’un hem de TROMER’in dosya konusu ürünlerin önemli bir alıcısı olan BİM’e yaptığı satışlar incelenmiş olup aşağıdaki tabloda bu verilere yer verilmektedir.

Tablo-6: BİM’in 2021-2025 Yıllarında DECKON ve TROMER’in Toplam Gelirlerinden Aldığı Pay (Değer, %)
YılDECKONTROMER
2021(.....)(.....)
2022(.....)(.....)
2023(.....)(.....)
2024(.....)(.....)
2025(.....)(.....)

(126) Tablodan da anlaşıldığı üzere DECKON’un BİM’e yaptığı taş yünü asma tavan satışlarının toplam gelirlerden aldığı oranda belirgin bir daralma ve gerileme eğilimi söz konusudur. DECKON tarafından BİM’e yapılan satışlar miktar bazında incelendiğinde 2021 yılından itibaren her yıl yaklaşık (.....) olarak gerçekleştirilen taş yünü asma tavan panel satışının, 2025 yılında (.....) seviyesine gerilediği görülmektedir. DECKON tarafından, söz konusu gerilemenin BİM mağazalarına yönelik girilen ihalelerin önemli bir kısmının kaybedilmesinden kaynaklandığı ve bu satışların TROMER tarafından gerçekleştirildiğinin tahmin edildiği ifade edilmektedir.

(127) Nitekim TROMER tarafından BİM’e yapılan satışlar miktar bazında incelendiğinde yıllık satış miktarlarının 2023 yılından itibaren sırasıyla (.....) ve (.....) olarak gerçekleştiği görülmektedir. Diğer taraftan Tablo-6’dan, TROMER tarafından BİM’e gerçekleştirilen satışların toplam satışlar içindeki payının azaldığı anlaşılmaktadır. TROMER tarafından bu azalmanın satışların önemli bir kısmının (%(.....)) ihracata yönlendirilmesinden kaynaklandığı belirtilmektedir. Bu noktada, TROMER’in iç pazardaki konumunda gözlenen değişimin yalnızca fiyat rekabetinden kaynaklanmadığı, aynı zamanda iç pazardaki rekabet koşulları ve talep yapısına ilişkin bazı unsurların da etkili olabileceğine yönelik teşebbüs beyanlarının bulunduğu görülmektedir. Nitekim DECKON tarafından, ürünlerinin fiyatının daha yüksek düzeyde seyretmesine rağmen hizmet sunumu, kalite ve güvenlik gibi unsurlar bakımından tercih edilebildiği ifade edilmekte, (.....)

(128) Bu bilgiler çerçevesinde, TROMER’in yurt içi satışlarındaki daralmanın DECKON’un fiyat politikasından kaynaklandığı ortaya konulamamaktadır. Bununla birlikte TROMER’in pazarda faaliyet göstermeye devam ettiği ve daha önce DECKON’un yaptığı satışlardan pay alabildiği, DECKON’un sektördeki güçlü bir müşteriye gerçekleştirdiği satışların miktar bazında belirgin oranda azaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle şikâyette ileri sürüldüğü üzere

DECKON’un mineral bazlı asma tavan satışlarının yaklaşık %(.....) BİM’e ve %(.....) A101’e yapılmıştır.

Sayfa 33

DECKON’un olası bir yıkıcı fiyat stratejisi sonucu rekabet karşıtı piyasa kapamanın muhtemel olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

(129) Sonuç olarak dosya kapsamında DECKON’un rakiplerini yıkıcı fiyatlama stratejisi uygulamak suretiyle dışladığına ilişkin herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. Bu çerçevede DECKON’un mineral yün asma tavan ürünlerinin satışında yıkıcı fiyat uygulamadığı, bu kapsamda şikâyet konusu iddialara ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine ulaşılmaktadır.

I.3.3. Genel Değerlendirme

(130) Dosya kapsamında Rockfon markalı taş yünü asma tavan ürünlerinin Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olan DECKON’un yıkıcı fiyat uygulayarak rekabeti bozduğu iddiası incelenmiştir.

(131) Yapılan yerinde incelemede elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, DECKON’un TROMER’in pazardaki faaliyetlerini yakından izlediği, rakibinin fiyat hareketlerini düzenli olarak takip ettiği ve gerektiğinde müşteri kazanımına yönelik düşük marjlı satış stratejilerine başvurabildiği görülmektedir. Bu bulgular, tek başına DECKON’un maliyet altı satış yoluyla rakibini dışlayıcı nitelikte bir uygulamada bulunduğunu ortaya koymamakla birlikte, bu yönde bir incelemenin yapılmasını gerektirecek nitelikte şüphe doğurmuştur. Bu doğrultuda, öncelikle DECKON’un ilgili pazarda hâkim durumda olup olmadığı incelenmiştir.

(132) Bu kapsamda yapılan incelemeler ışığında DECKON’un pazar payının hâkim durum eşiği olarak kabul edilen %40 seviyesinin altında olduğu, çok sayıda rakip teşebbüsün bulunduğu pazarda önemli giriş ve büyüme engellerinin bulunmadığı ve ithalat yoluyla pazara erişimin mümkün olduğu, alternatif tedarikçilere geçiş imkânı ve alıcıların belirli ölçüde pazarlık gücüne sahip olduğu da değerlendirildiğinde DECKON’un ilgili pazardaki konumunun hâkim durum niteliği taşımadığı tespit edilmiştir.

(133) Teşebbüsün hakim durumda olmadığının ortaya konulması ihlalin gerçekleşmediği tespiti bakımından yeterli olmakla birlikte yıkıcı fiyat iddiası da değerlendirilmiştir. Bu kapsamda DECKON’un rakiplerini yıkıcı fiyatlama stratejisi uygulamak suretiyle dışladığına ilişkin herhangi bir bulguya ulaşılamamıştır. TROMER’in ilgili pazardaki konumu incelendiğinde, ilgili teşebbüsün nispeten kısa bir zaman dilimi içerisinde kayda değer bir pazar gücü elde ettiği ve DECKON’un müşterilerinden pay aldığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede DECKON’un olası bir yıkıcı fiyat uygulaması sonucu rekabet karşıtı piyasa kapamanın muhtemel olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

(134) Bu değerlendirmeler sonucunda, şikâyet konusu iddialara ilişkin olarak soruşturma açılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

J. SONUÇ

(135) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmamasına, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.