sektörünün yapısının ne derece karmaşık olduğunu ve birçoğu soyut olan çok sayıda
12
faktörün değerlendirmelerde nasıl belirleyici olabileceğini ortaya koymaktadır.
Komisyon uygulamalarında ilgili ürün pazarı tanımlanmasında, yazılımın hitap ettiği
13
sektörün de önem kazanabileceği düşüncesinin de dikkate alınabildiği görülmektedir. Yazılımın hedef sektörünün pazar tanımı açısından belirleyici olduğu bir karar öne çıkmasa da, hedef sektörün ne olduğunun inceleme sırasında değerlendirildiği görülmektedir. Bunun temelinde sektörlerin gittikçe karmaşıklaşan spesifik ihtiyaçlarının, sektörler arasında farklılaşmayı kaçınılmaz kılabileceği
14
düşüncesinin yattığı anlaşılmaktadır. Hewlett Packard/Triatron, IBM/PWC
15
Consulting kararlarında bu yaklaşımın izlerini görmek mümkündür.
İlgili ürün pazarının belirlenmesinde sektörel bir ayrıştırmaya gitmenin tartışıldığı ve
16
bir başka karar da Oracle/Siebel kararıdır. Temel faaliyet konusu MİY’ne dönük çözümler üretmek olan Siebel’ın, kurumsal yazılım alanının tamamında faaliyet göstermekte olan Oracle tarafından devralınmasına ilişkin bu kararda, MİY çözümleri alanına dönük önemli değerlendirmelere yer verilmektedir.
Komisyona göre;
MİY uygulamaları tek başına kurumsal uygulama yazılımlarından ayrı bir pazar
teşkil etmektedir.
Her ne kadar bazı sağlayıcılar bazı sektörlerde şu ya da bu nedenle ağırlıklı
olarak bulunuyor olsa da, MİY uygulamalarının sektöre özgü versiyonlarını
türetme sürecinde, uygulamaların temel konfigürasyonları değişmediğinden, ilgili
ürün pazarını sektörel bazda tanımlamak gerekli gözükmemektedir.
MİY çözümleri kullanan teşebbüsler, özelleştirilmiş çözümleri, kalıp uygulamalara
bir alternatif olarak görmemektedirler.
MİY çözümleri her segmentten kullanıcı tarafından tercih edildiğinden, daha önce
bazı içtihatlarda benimsenen yaklaşımın aksine; piyasadaki çözümlerin ‘yüksek
segment’ ve ‘orta segment’ olmak üzere farklılaştığını söylemek güçtür.
yazılımı sunan sağlayıcının kim olduğu ve sunulan uygulamanın kurumun karmaşık yapısına ne ölçüde uyarlanabildiği gibi hususlar da önem kazanabilmektedir. Doğal olarak bu durumun geçerliliği, uygulamanın organizasyon için önemi arttıkça artmaktadır (Bkz. prg. 37, 74).
12
Oracle savunmasında (prg. 61) Komisyon’un ilgili pazarı “dairesel nitelikteki bazı tanımlamalar dışında net bir şekilde tanımlamadığını, soyut ve belirsiz kavramlara dayandığını ve [böylesi bir pazar tanımının] sektörde herhangi bir anlamı olmadığını” öne sürmüştür.
AB Komisyonu’nun bu kararda ortaya konan ilgili ürün pazarının müşterilerin ihtiyaç ve taleplerine ya da sunulan ürünün niteliğine göre segmentlere ayrıştırılması olasılığı başka kararlarda da değerlendirilmiştir. Business Solutions/IBM Italia, Hewlett-Packard/Triatron ve IBM/PWC Consulting kararlarında, son kullanıcı konumundaki kurumların büyüklüğünün, bu kurumların alım paternleri açısından büyük bir önemi olduğu öne sürülmekttedir. Özellikle büyük kuruluşların dışarıdan hizmet alımı yolunu seçtikleri, KOBİ’lerin ise daha ziyade iç çözümler ürettikleri, dışarıdan hizmet alımını ya hiç gerçekleştirmedikleri ya da birkaç uygulamayla sınırlı tuttukları ifade edilmekte, bu durumun pazarı tüketici niteliğine göre ayrıştırmayı gerektirebileceği belirtilmektedir.
13
Bazı uygulamalar piyasaya telekomünikasyon, finans, kamu, sanayi gibi bazı belirli sektörlere yönelik olarak sürülebilmektedir.
14
Case No COMP/M.3398 – HEWLETT-PACKARD/TRIATON, prg. 8, 14.
15
COMP/M.2946 - IBM/PWC CONSULTING, prg. 8-11.
16
Case No COMP/M.3978 - ORACLE/SIEBEL, 22.12.2005.