kesinleşmesine ilişkin bir kural bulunmadığından, 2577 sayılı Yasa’nın 11. maddesinin Rekabet Kurulu işlemleri hakkında da uygulanması gerektiğini, bu itibarla, işlem tesisine esas alınan olguların gerçek olmadığını ileri süren ilgili kişi ve kuruluşlar tarafından, rekabetin korunması amacıyla tesis edilmiş olan işlemlerin kaldırılması amacıyla yapılan başvuruların 2577 sayılı Yasa’nın 11. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru niteliğinde olduğu sonucuna varıldığını hükme bağlayarak, talep hakkının varlığını teyit ettiği,
- Hâkim durumun kötüye kullanılmadığına dair kanaate dayanak olarak Microsoft şirketi ile bir şekilde irtibatı ve/veya ortak çalışması ve dolayısıyla ortak çıkarı bulunan şirketlerin görüş ve beyanlarının hukuka aykırı olarak baz alındığı, Linux ve tüketiciler ile herhangi bir görüşme yapılmadığı,
- Yürütülen incelemenin Microsoft’un beyanına dayalı olarak, beyanların doğruluğu araştırılmadan ve gerekli araştırma yapılmadan gerçekleştirildiği, eksik incelemede bulunulduğu,
- Microsoft’un Türkiye’de ve dünyada yazılım sektörünün önde gelen bir ismi olarak tüm sektörün işleyişini belirlediği, bu kapsamda eğitim programlarının ve yeni üretilen yazılımların Microsoft’a uyumlu olarak planlandığı, böylece Microsoft’un eğitimi yozlaştırdığı ve tekel durumuna geldiği, bunun sonucu olarak tüketicilerin daha ucuz ve kaliteli ürünlere ulaşmasının engellendiği yönündeki iddialarının üzerinde durulmaksızın geçiştirildiği,
- Kararda firma uygulamalarına geniş bir şekilde yer verildiği, ancak bu uygulamalar ile ilgili olarak şikâyet dilekçesinde yer alan hususların irdelenmediği, şikâyetinin firmaların veya kurumların göreceli cevapları ile değil de tarafsız, teknik ve ayrıntılı olarak değerlendirilmesinin gerektiği
belirtilmekte ve anılan teşebbüs aleyhinde soruşturma açılmamasına ilişkin Kurul
kararının kaldırılması talep edilmektedir.
(6) Başvuru konusu iddiaların esas itibariyle, inceleme sürecinde Microsoft’un beyanlarından
hareket edilmesinin ve incelemenin gerektiği gibi yapılmamasının doğru bir yaklaşım
olmadığı görüşüne dayandığı görülmektedir.
(7) Anılan Kurul kararından da anlaşılacağı üzere, inceleme Microsoft’un çeşitli eylemler
yoluyla hâkim durumunu kötüye kullandığı iddiası üzerine başlatılmıştır. Önaraştırma
kapsamında, Microsoft tarafından Türkiye ve dünya çapında uygulanan fiyatlara,
OEM’lere uyguladığı indirim sistemlerine, Microsoft ürünlerinin birlikte satışına,
lisanslamasına ve diğer yazılımlarla birlikte işlerliğine ilişkin olarak sadece Microsoft’tan
bilgi alınmamış, aynı zamanda sektörde faaliyet gösteren bilgisayar üreticileri,
yazılımcılar, TÜBİTAK ve Oracle’dan da bilgi talep edilmiştir. Dolayısıyla tek bir beyana
dayanılarak değerlendirmede bulunulmamış, sektör oyuncularının görüşleri de dikkate
alınmıştır.
(8) Tüm bu bilgiler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde bahse konu eylemlerin
hâkim durumun kötüye kullanılması olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu
nedenle, önaraştırma raporunda Microsoft hakkında soruşturma açılmasına gerek
olmadığı kanaati belirtilmiş, dosya mevcudu bilgi ve belgeleri inceleyen Kurul şikâyetin
reddedilmesine karar vermiştir. Söz konusu ikinci başvuru üzerine yapılan görüşmeler
sonucunda da anılan Kurul kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte herhangi bir
unsurun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.