İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

Rekabet Kurulunun 28.11.2017 tarih, 17-39/627-M sayılı ve 14.08.2018 tarih, 18-28/474-M sayılı kararı ile…

Diğer18-49/765-370Karar tarihi: 27.12.2018Yayımlanma tarihi: 11.03.2019

Rekabet Kurulunun 28.11.2017 tarih, 17-39/627-M sayılı ve 14.08.2018 tarih, 18-28/474-M sayılı kararı ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ kapsamında dosyaya giriş talebi.

Karar bilgileri

Karar sayısı
18-49/765-370
Karar tarihi
27.12.2018
Yayımlanma tarihi
11.03.2019
Karar türü
Diğer

Karar metni

6 sayfa · 18.753 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2017-4-57(Dosyaya Giriş)
Karar Sayısı: 18-49/765-370
Karar Tarihi: 27.12.2018

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Prof. Dr. Ömer TORLAK (Başkan)

Üyeler: Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Mehmet AYAN,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Şükran KODALAK

B. RAPORTÖR: Metin HASSU, Burak SAĞLAM, Nazif IŞIK, Barış BİRCAN

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.

Temsilciler: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Öznur İNANILIR,

Av. Bulut GİRGİN, Av. Berfu AKGÜN

Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mah. Beşiktaş 34349, İSTANBUL

(1) D. DOSYA KONUSU: Rekabet Kurulunun 28.11.2017 tarih, 17-39/627-M sayılı ve 14.08.2018 tarih, 18-28/474-M sayılı kararı ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ kapsamında dosyaya giriş talebi.

(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 14.12.2018 tarih ve 8828 sayı ile intikal eden başvuru üzerine düzenlenen 19.12.2018 tarih ve 2017-4-57/BN-9 sayılı Bilgi Notu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda, İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İDO) tarafından yapılan dosyaya giriş hakkının kullanılması talebine ilişkin olarak;

- Adı geçen teşebbüse ilişkin ihlal sonucuna ulaşılmasında kullanılan bilgi ve

belgeler; soruşturma bildirimi, soruşturma raporu ve ek görüş kapsamında

teşebbüs ile paylaşıldığından, Önaraştırma Raporu dahil ek bir bilgi ve belgenin

teşebbüse gönderilmesine gerek bulunmadığı,

- Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi (EAAD) raporunun ise teşebbüs ile ilgili

kısımlarının ticari sır ve gizli bilgilerden arındırılarak Kurum merkezinde not

alınabilecek şekilde incelenmek üzere erişime açılabileceği

ifade edilmektedir.

G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

(4) Rekabet Kurulunun (Kurul) 28.11.2017 tarih ve 17-39/627-M sayılı kararı uyarınca hakkında soruşturma yürütülen İDO tarafından yapılan mevcut başvuru kapsamında, teşebbüse yöneltilen iddiaların gereği gibi cevaplandırılabilmesi bakımından 4054 sayılı Kanun ve 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ (2010/3 sayılı Tebliğ) uyarınca, dosyaya giriş talep formunda belirtilen evrak ve delilin erişme açılması talep edilmiştir.

Sayfa 2

(5) Mezkûr mevzuat çerçevesinde İDO tarafından talep edilen bilgi ve belgeler şunlardır:

- Ambarlı-Bandırma hattına dair İDO’ya sunulanlar dışında diğer soruşturma

taraflarınca gönderilen savunma belgeleri veya yazılı ve sözlü beyanların ticari

sırlardan arındırılmış birer nüshası,

- Soruşturma sürecinde, Kurum tarafından İDO’ya sunulanlar dışında İDO ile ilgili

bir bilgi veya belge edinilmiş ise bu bilgi veya belgelerin ticari sırlardan arındırılmış

birer nüshası,

- 20.11.2017 tarih ve 2017-4-57/ÖA sayılı Önaraştırma Raporunun ticari sırlardan

arındırılmış bir nüshası,

- İDO’da yapılan yerinde incelemeye ilişkin yetki belgeleri ve yerinde incelemede

düzenlenen tutanak ile elde edilen tüm belgelerin birer nüshası,

- EAAD’nin 03.12.2018 tarih ve 2018-EAA-4 sayılı Raporu’nun ticari sırlardan

arındırılmış bir nüshası.

(6) 4054 sayılı Kanun’un “Delillerin Toplanması ve Tarafların Bilgilendirilmesi” başlıklı 44. maddesinin ikinci fıkrası;

“Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar sözlü savunma hakkını

kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her

türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir nüshasının

kendilerine verilmesini isteyebilir”

hükmünü amirdir. Buna ek olarak aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan; “Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamaz.” hükmü ise, evrak ve bilgi verilmesinin savunma hakkının esasına ilişkin olduğunu göstermektedir. Nitekim maddeye ilişkin gerekçede;

“Kurulun soruşturmaları gizli değildir. Savunma hakkının tam olarak

kullanılabilmesi için sözlü savunma toplantısına kadar, taraflar Kurulca kendileri

ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve delilin bir nüshasını alabilmektedir.

Böylelikle savunma hakkının tam ve eksiksiz biçimde kullanılması mümkün

olacaktır. Bir başka deyişle, taraflar herhangi bir ummadıkları sürprizle

karşılaşmamaktadırlar.”

denilmek suretiyle konunun önemi ortaya konulmaktadır.

(7) Kurul tarafından yayımlanan 2010/3 sayılı Tebliğ, tarafların kendileri hakkında düzenlenen belgelere erişimini mümkün kılarken bunun istisnalarını da düzenlemiş bulunmaktadır. Teşebbüslerin soruşturma kapsamında kendileri ile ilgili düzenlenmiş bilgi ve belgeleri isteme hakları bulunmakla birlikte, bu bilgi ve belgelere erişimin yine mevzuat hükümlerinin izin verdiği ölçüde gerçekleştirilmesi esastır. Buna ek olarak 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinde yer alan, “Taraflar dosyaya giriş hakkı kapsamında, Kurum içi yazışmalar ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin ticari sır ve diğer gizli bilgileri içerenler hariç olmak üzere, Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evraka ve elde edilmiş her türlü delile erişebilir.” hükmüyle, tarafların kendileri hakkında düzenlenmiş evrak ve delillere ulaşabileceği, ancak; kurum içi yazışmaların ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin ticari sır ve sair gizli bilgi içeren evrakın bu kapsamda yer almadığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede hangi belgelerin Kurum içi yazışma olduğu veya teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıdığı hususu önem arz etmektedir.

Sayfa 3

(8) 2010/3 sayılı Tebliğ’in “Kurum İçi Yazışmalar” başlıklı 7. maddesinde;

“(1) Kurum içi yazışmalar, Kurulun aldığı nihai kararlar bakımından hazırlayıcı işlem

niteliğinde olan birimler arası yazışmalardır.

(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası

çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgeler ile Kurumun diğer kamu kurumları, kamu

kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya özel sektör gerçek ve tüzel kişileri gibi

bilgisine başvurulanlarla yaptığı yazışmalar da iç yazışma olarak kabul edilir.”

hükmüne yer verilmiştir. Buna göre Kurulun alacağı nihai karara kadar gerçekleştireceği hazırlayıcı işlem niteliğindeki yazışmalar, Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik (Pişmanlık Yönetmeliği) kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ve Kurumun bilgisine başvurduğu kamu veya özel sektör üçüncü kişileriyle yaptığı yazışmalar iç yazışma olarak kabul edilmektedir.

(9) Buna ek olarak, 2010/3 sayılı Tebliğ ile tarafların dosyaya erişim haklarının ne şekilde kullandırılacağına dair de bir düzenleme getirilmiştir. İlgili Tebliğ’in “Dosyaya giriş hakkının kullandırılması” başlıklı 10. maddesi şu şekildedir:

“(1) Dosyaya giriş hakkı, ilgilinin talebi de dikkate alınarak; dosya mevcudunda

bulunan ve erişime açılan evrakın fotokopi yolu ile çoğaltılmış nüshalarının veya

elektronik kopyalarının verilmesi ya da gönderilmesi suretiyle kullandırılabilir.

(2) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası

çerçevesinde elde edilen bilgiler ile aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunan diğer

kurum içi yazışmalar, Kurum merkezinde incelenebilir.”

(10) Madde metni değerlendirildiğinde, her ne kadar Tebliğ’in 6. maddesinde tarafların Kurum içi yazışmalara erişemeyeceği ifade edilmişse de, Tebliğ’in 7. maddesinde tanımlanan Kurum içi yazışmalara erişimin Tebliğ’in 10. maddesi çerçevesinde tamamen engellenmediği, ancak aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunan diğer Kurum içi yazışmaların pişmanlık yönetmeliği kapsamında yapılan başvurularda sunulan bilgiler ile benzer şekilde Kurum merkezinde incelenebileceğinin düzenlediği anlaşılmaktadır.

(11) Tebliğ’in 6. maddesinin ikinci fıkrasının açık hükmü uyarınca, dosyaya giriş hakkı kapsamının dışında tutulan “ticari sır ve diğer gizli bilgiler “in kavram olarak ne ifade ettiği hususunda ise Tebliğ’in “Ticari Sırların Belirlenmesi ve Gizli Tutulması” başlıklı 12. maddesi yol gösterici olmaktadır. Anılan maddenin ilk fıkrasında ticari sır kavramı,

“teşebbüslerin faaliyet alanları ile ilgili olan ve gizli tutma iradesine sahip oldukları,

yalnızca belirli ve kısıtlı bir kesim tarafından bilinen ve elde edilebilen, başta

rakipleri olmak üzere üçüncü kişilere ve kamuya açıklanması halinde ilgili

teşebbüsün ciddi zarar görme ihtimali bulunan her türlü bilgi ve belge”

şeklinde tanımlanmaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise nelerin ticari sır kategorisinde addedilebileceğiyle ilgili örnek kabilinden olmak üzere;

“Olayın ve teşebbüsün özelliklerine göre, teşebbüslerin iç kuruluş yapısı ve

organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme

çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, üretim ve imalata ilişkin

teknik bilgiler, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar

payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi

olmayan sözleşme bağlantıları gibi bilgi ve belgeler ticari sır olarak kabul

edilebilir.”

Sayfa 4

ifadesine yer verilmektedir.

(12) Yukarıda genel hatlarıyla hukuki çerçevesi çizilen dosyaya giriş hakkı ve ticari sır normları ışığında mevcut başvuru bakımından yapılacak değerlendirmede öncelikli olarak; talebe konu belgelerin Kurum içi yazışma niteliğinde olup olmadığının ve daha sonra eğer bu niteliği haiz ise teşebbüsü aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliği bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Daha sonra ise, söz konusu belgelerin 2010/3 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca; teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ait ticari sır niteliği taşıyıp taşımadığı hususu açığa kavuşturulmalıdır.

(13) Bu kapsamda değerlendirilecek belgelerin başında; Ambarlı-Bandırma hattına dair İDO’ya sunulanlar dışında diğer soruşturma taraflarınca gönderilen savunma belgeleri veya yazılı ve sözlü beyanların ticari sırlardan arındırılmış birer nüshası ile soruşturma sürecinde, Kurum tarafından İDO’ya sunulanlar dışında İDO ile ilgili bir bilgi veya belge edinilmiş ise bu bilgi veya belgelerin ticari sırlardan arındırılmış nüshaları gelmektedir. 4054 sayılı Kanun’un 43. ve 44. maddeleri uyarınca önaraştırma raporu ve önaraştırma sürecinde elde edilen belgeler baz alınarak hazırlanmış soruşturma bildirimi ile soruşturma raporu, kendisine yönelik iddialar ve belge içeriklerine yer verilerek İDO’ya tebliğ edilmiş olup, bu bağlamda İDO’ya kendisine yönelik iddialar hakkında yeterli bilgi sağlanmıştır. Ayrıca; İDO’nun Ambarlı-Bandırma hattında faaliyetinin bulunmadığı ve teşebbüse ilgili hatta dair herhangi bir ihlal isnadı yöneltilmediği de belirtilmelidir. Dolayısıyla söz konusu hatta ilişkin bilgi, belge ve rapor içeriklerinin İDO’ya gönderilmesine gerek bulunmadığı neticesine ulaşılmıştır.

(14) İDO tarafından erişim talebinde bulunulan bir diğer belge önaraştırma raporunun ticari sırlardan arındırılmış versiyonudur. Söz konusu belgenin erişime açılabilme kabiliyeti hususunda idari yargı içtihadına başvurmak yerinde olacaktır. Danıştay 13. Dairesi, 16.03.2007 tarihli ve E. 2005/6715 ve K. 2007/1416 sayılı kararında, Kurul tarafından önaraştırma sonucunda alınan soruşturma açılması kararının iptali istemini değerlendirmiştir. Mezkûr kararda;

“İdari işlemlerin yukarıda belirtilen niteliği ve dava konusu işlemin içeriği birlikte

değerlendirildiğinde; dava konusu Kurul kararının, kesin ve yürütülebilir bir işlem

olmadığı, buna karşılık nihai kararın tesisine yönelik hazırlayıcı işlem olduğu

sonucuna ulaşmıştır. Bu duruma göre 2577 sayılı Kanunda yer alan yasal

düzenleme karşısında, idari davaya konu edilebilecek nitelikleri taşımayan,

soruşturma açılmasına yönelik dava konusu Rekabet Kurulu kararının iptali

isteminin esasının incelenmesi olanağı bulunmamaktadır.”

ifadeleri ile soruşturma açılması kararının, nihai kararın tesisine yönelik hazırlayıcı bir işlem olduğu tespiti yapılmıştır.

(15) Aktarılan kararla aynı doğrultuda olmak üzere önaraştırma raporunun hazırlayıcı idari işlem niteliğinden yola çıkan Ankara 16. İdare Mahkemesinin 23.10.2012 tarih, E. 2012/313 K. 2012/1701 sayılı ve Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 14.12.2012 tarih, E. 2012/618 K. 2012/2836 sayılı kararlarında da, tarafların birtakım diğer bilgiler ile önaraştırma raporunun kendilerine 2010/3 sayılı Tebliğ ve Bilgi Edinme Kanunu kapsamında iletilmediği iddialarıyla açtığı davalarda, önaraştırma raporunun kişi ve kuruluşlar hakkında soruşturma açılıp açılmayacağına yönelik bir önaraştırma niteliğinde olduğu, bu haliyle davacı hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı tespitlerine yer verilerek; önaraştırma raporunun davacıya verilmesinin soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürüp düşürmeyeceğinin değerlendirilmesinin idarelerin takdir hakkı olduğu ve takdir hakkının sınırlandırılamayacağı, dolayısıyla önaraştırma raporunun davacıya gönderilmemesinin yerinde olacağı yönünde hüküm tesis edilmiştir. Bu çerçevede,

Sayfa 5

hazırlayıcı işlem niteliğindeki soruşturma açılması kararına kadarki dönemde Kurum bünyesinde hazırlanan önaraştırma raporunun Kurum içi yazışma olduğuna şüphe bulunmamaktadır.

(16) Ulaşılan noktada değerlendirilmesi gereken bir diğer durum, önaraştırma raporunun 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında “aklayıcı ya da suçlayıcı delil niteliğine yönelik kısımları”nın bulunup bulunmadığıdır. Kurulun soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için gerçekleştirdiği, bilgi ve belge toplamaya ilişkin 30 günlük sürecin sonunda hazırlanan önaraştırma raporu, tarafların 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerine veya etmediklerine ilişkin herhangi bir yargı içermemektedir. Nitekim önaraştırma raporu, önaraştırma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler ile raportörlerin soruşturma açılmasına gerek olup olmadığına ilişkin görüşünün Kurulun bilgisine sunulmasından ibarettir. Bu noktada hatırlatılmalıdır ki, önaraştırma döneminde elde edilen tüm deliller, soruşturma sürecinin değişik aşamalarında tarafların tam erişimine açıktır. Tarafla ilgili kullanılan tüm deliller soruşturma bildiriminde tarafa iletilmekte, ayrıca soruşturma raporunun tebliği esnasında, eğer ilgili teşebbüse yönelik 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiğine dair bir iddia var ise, bu iddiayı desteklemek için kullanılan deliller soruşturma raporu ekinde bir kez daha taraflara sunulmaktadır. Yapılan açıklamalar çerçevesinde, aklayıcı ve suçlayıcı delil vasfı taşımayan Kurum içi yazışma olması nedeniyle, talebe konu önaraştırma raporunun erişime açılamayacağı kanaati hasıl olmuştur [1].

(17) Erişim talebinde bulunulan diğer belgeler arasında, EAAD’nin 03.12.2018 tarih ve 2018- EAA-4 sayılı raporu bulunmaktadır. Bahse konu rapor, Kurulun aldığı nihai kararlar bakımından hazırlayıcı işlem niteliği taşıyan birimler arası yazışmalardan olması hasebiyle 2010/3 sayılı Tebliğ’in 7. maddesi uyarınca Kurum içi yazışma kategorisine girmektedir. Aynı Tebliğ’in 6. maddesinde ise Kurum içi yazışmaların dosyaya giriş hakkı kapsamına girmeyeceği belirtilmektedir.

(18) Diğer taraftan, anılan EAAD raporunun; İDO’nun ikinci yazılı savunmasında yer verilen; İDO ve İstanbul Deniz Nakliyat Gıda İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin (İDN) seferlerinin birbirine ikame olmadığı, ayrıca İDO’nun tek teşebbüs olarak faaliyet gösterdiği bir hata ikinci bir teşebbüsü davet etmesinin rekabeti sınırlayıcı bir amaca yönelik olmadığına ilişkin savunmalara cevaben hazırlanmış olması yönüyle, 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında tarafı suçlayıcı ya da aklayıcı delil niteliği taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, talebe konu raporun, Kurum içi yazışma vasfı bakımından teşebbüse posta yoluyla iletilemeyeceği, bununla birlikte; ticari sır ve gizli bilgilerden arındırılarak Kurum merkezinde not alınabilecek şekilde incelenmek üzere erişime açılabileceği kanaatine varılmıştır [2].

(19) Mevcut başvuru açısından üzerinde durulacak son husus ise; İDO’da yapılan yerinde incelemeye ilişkin yetki belgeleri ve yerinde incelemede düzenlenen tutanak ile elde edilen tüm belgelerin erişime açılıp açılamayacağıdır. Söz konusu yerinde inceleme sonrası düzenlenen tutanak iki nüsha halinde düzenlenerek bir nüshası teşebbüse verilmiş ve yine incelemede elde edilen tüm belgelerin birer nüshası teşebbüse bırakılarak, bu husus tutanağa işlenmiştir. Bu kapsamda teşebbüse zaten sunulmuş olan mezkûr belgelerin mevcut erişim talebi kapsamında tekrar iletilmesine gerek bulunmamaktadır.

1 Önaraştırma raporunun 2010/3 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında teşebbüsün erişimine açılamayacağı sonucuna ulaşılan Kurul kararı için bkz. 17-18/272-116, 18-08/139-69, 18-06/92- 47, 17-18/273-117, 17-18/274-118 ve 17-17/251-105 sayılı kararlar.

[2] EAAD raporlarına erişim talebi hakkında verilen aynı doğrultudaki Kurul kararları için bkz: 05.04.2018 tarih ve 18-10/188-90 sayılı, 08.08.2018 tarih ve 18-27/455-223 sayılı kararlar.

Sayfa 6

H. SONUÇ

(20) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Rekabet Kurulunun 28.11.2017

tarih, 17-39/627-M sayılı ve 14.08.2018 tarihli, 18-28/474-M sayılı kararları uyarınca

yürütülen soruşturma kapsamında, Kurum kayıtlarına 14.12.2018 tarih ve 8828 sayı ile

intikal eden ve İstanbul Deniz Otobüsleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (İDO) tarafından yapılan

dosyaya giriş hakkının kullanılması talebine ilişkin olarak;

- 4054 sayılı Kanun’un 43. ve 44. maddeleri uyarınca Önaraştırma Raporu ve önaraştırma sürecinde elde edilen belgeler baz alınarak hazırlanmış Soruşturma Bildirimi ile Soruşturma Raporunun kendisine yönelik iddialar ve belge içeriklerine yer verilerek İDO’ya tebliğ edildiği, bu bağlamda İDO’ya kendisine yönelik iddialar hakkında yeterli bilgi verildiği, İDO’nun Ambarlı-Bandırma hattında faaliyetinin bulunmaması ve İDO’ya ilgili hatta ilişkin bir ihlal isnadında bulunulmadığından söz konusu hatta ilişkin bilgi, belge ve rapor içeriklerinin İDO’ya gönderilmesine gerek bulunmadığına,

- Kurum içi yazışma niteliğinde olması nedeniyle Önaraştırma Raporuna erişim talebinin reddine,

- Kurum içi yazışma niteliğinde olması nedeniyle Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi Başkanlığınca hazırlanan 03.12.2018 tarih ve 2018-EAA-4 sayılı Rapor’un, teşebbüse posta yolu ile iletilemeyeceğine, bununla birlikte ticari sır ve gizli bilgilerden arındırılarak Kurum merkezinde herhangi bir elektronik veya mekanik kopyası alınmadan, not alınabilecek şekilde incelenmek üzere erişime açılmasına,

- İDO’da yapılan yerinde incelemeye ilişkin yetki belgeleri ve yerinde incelemede düzenlenen tutanak ile edilen tüm belgeler zaten teşebbüse sunulmuş olduğundan tekrar iletilmesine gerek olmadığına

gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı

yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Atıf zinciri

Bu kararda anılan kararlar

  • 17-39/627-M

    Bu numaralı karar, Kurumun karar arşivinde yayımlanmamış (genellikle ara karar).

  • 18-28/474-M

    Bu numaralı karar, Kurumun karar arşivinde yayımlanmamış (genellikle ara karar).

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.