İçeriğe geç
Tüm kararlar

Rekabet Kurulu Kararı

F-18 Florodeoksi-D-Glukoz ürününün üretimi ve satışı alanında ihalelerde danışıklı hareket etmek, fiyat…

Rekabet İhlali26-16/481-177Karar tarihi: 30.04.2026Yayımlanma tarihi: 09.09.2026

F-18 Florodeoksi-D-Glukoz ürününün üretimi ve satışı alanında ihalelerde danışıklı hareket etmek, fiyat tespiti ile bölge ve/veya müşteri paylaşımında bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği iddiası.

Karar bilgileri

Karar sayısı
26-16/481-177
Karar tarihi
30.04.2026
Yayımlanma tarihi
09.09.2026
Karar türü
Rekabet İhlali

Karar metni

25 sayfa · 76.508 karakter

Aşağıdaki metin, Rekabet Kurumu'nun yayımladığı karar belgesinden çıkarılmıştır; sayfa numaraları, tablolar ve grafikler özgün belgedeki yerleriyle korunmuştur. Bu sayfada yer alan özet, sınıflandırma ve açıklamalar yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz; bağlayıcı olan, Kurumun yayımladığı karardır.

Resmî kararı Rekabet Kurumu'nda görüntüle

Sayfa 1

Rekabet Kurumu Başkanlığından,

REKABET KURULU KARARI

Dosya Sayısı: 2026-3-015(Önaraştırma)
Karar Sayısı: 26-16/481-177
Karar Tarihi: 30.04.2026

A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER

Başkan: Birol KÜLE

Üyeler: Ahmet ALGAN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK,

Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN,

Rıdvan DURAN, Ayşe USLU CEVLEK

B. RAPORTÖRLER : Abdulsamed TÜRLÜ, Zeynep KUŞDEMİR, Gamze GÜNDÜZ

HALICI, Selahattin Burak EKEN, Merve KAYAOĞLU

C. BAŞVURUDA

BULUNAN: - Gizlilik Talebi Bulunmaktadır.

D. İNCELENEN

TARAF: - Curium Nükleer Tıp AŞ

Tübitak Mam. Teknoparkı 41470 Gebze/Kocaeli

(1) E. DOSYA KONUSU: F-18 Florodeoksi-D-Glukoz ürününün üretimi ve satışı alanında ihalelerde danışıklı hareket etmek, fiyat tespiti ile bölge ve/veya müşteri paylaşımında bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinin ihlal edildiği iddiası.

(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Curium Nükleer Tıp AŞ’nin (CURIUM) F-18 Florodeoksi-D- Glukoz (FDG) ürününün üretimi ve satışı alanında ihalelerde danışıklı hareket ettiği, fiyat tespiti ile bölge ve/veya müşteri paylaşımında bulunduğu iddiası.

(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 23.01.2026 tarih ve 79634 sayı ile intikal eden gizlilik talepli başvuruda özetle, pozitron emisyon tomografisi (PET) ile bilgisayarlı tomogrofi (BT) işlemlerinde kullanılan bir radyofarmasötik [1] olan FDG’nin kamu ve özel hastaneler, nükleer tıp merkezleri ile kamu ve özel hastanelere hizmet sunan laboratuvar işletmecileri tarafından temin edildiği, Türkiye’de FDG üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren CURIUM’un kamu ve özel alım süreçlerine doğrudan ve agresif nitelikte girmekten imtina ettiği, buna karşılık ana müşterisi konumundaki MNT Sağlık Hizmetleri ve Tic. AŞ’nin (MNT) fiyat/koşul avantajı sağlayacak şekilde konumlandığı, diğer alıcılara ise CURIUM’un nispeten daha yüksek fiyat teklifi sunduğu, böylece CURIUM’un rekabet baskısından izole kaldığı; ayrıca MNT’nin lojistik açıdan uygun bölgelerde alternatif tedarikçilere yönelebildiği ancak lojistik kısıtların bulunduğu bölgelerde ise CURIUM’a yönelmek durumunda kaldığı, bu nedenle pazar dinamiklerinin fiili teslimat havzası üzerinden şekillendiği ve belirli teşebbüslerin söz konusu teslimat havzaları üzerinden avantaj elde edebildiği; bazı kamu ihalelerinde maliyetlerle açıklanamayacak derecede düşük tekliflerin verildiği, buna karşılık aynı idarelerin devam eden alımlarında rekabetçi baskı oluşmaksızın ve fiilen sınırlı sayıda geçerli teklif üzerinden piyasa koşullarının üzerinde fiyatların oluştuğu; bu durumun ilk aşamada zararına teklif verilmesi, sonraki aşamalarda ise rekabet oluşmadan yüksek fiyatlardan bu zararların telafi edilmesini içeren iki aşamalı fiyatlama modeline işaret ettiği; özel sektördeki alımlarda fiyatlar benzeştiğinden ve 1 Radyofarmasötikler, hastalıkların tanı ve tedavisinde kullanılan ve yapılarında radyoaktif bir izotop barındıran özel ilaçlardır.

Sayfa 2

sağlayıcı alternatifleri fiilen sınırlı kaldığından bölge/müşteri paylaşımına başvurulduğu, kamu alımlarında ise ilk aşamada zararına/yıkıcı fiyatlama, devam eden ihalelerde ise bu durumun yüksek bedellerle telafi edilmesi uygulamasının söz konusu olduğu ifade edilmiştir.

(4) Söz konusu başvuruya istinaden hazırlanan 12.03.2026 tarihli ve 2026-3-015/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun (Kurul) 16.03.2026 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 25-10/319-M sayılı kararla CURIUM’un 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4. maddesini ihlal ettiği iddiası ile ilgili olarak aynı Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.

(5) Başkanlık Makamının 18.03.2026 tarih ve 138829 sayılı Olurları doğrultusunda başlatılan önaraştırma kapsamında, 24.03.2026 tarihinde CURIUM’da yerinde inceleme gerçekleştirilmiş ve anılan teşebbüsten bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. CURIUM’dan gelen cevabi yazılar 01.04.2026 tarih ve 82619 sayı, 01.04.2026 tarih ve 82626 sayı, 08.04.2026 tarih ve 82878 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(6) Önaraştırma süreci devam ederken 08.04.2026 tarihinde CURIUM’dan bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup cevabi yazı 14.04.2026 tarih ve 83164 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Bunun yanı sıra, anılan teşebbüs tarafından 20.04.2026 tarihinde 83495, 83474 ve 83471 sayılar ile birtakım ilave bilgiler ve belgeler Kuruma sunulmuştur.

(7) Önaraştırma kapsamında ayrıca, sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerden de bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup söz konusu teşebbüsler tarafından gönderilen cevabi yazılar 31.03.2026 – 21.04.2026 tarihleri arasında çeşitli sayılar ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.

(8) Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 21.04.2026 tarihli ve 2026-3-015/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.

(9) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, CURIUM hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına yer olmadığı ifade edilmiştir.

I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

I.1. Hakkında İnceleme Yapılan Taraf: CURIUM

(10) Amerika menşeili Curium International Trading B.V’nin %(.....) [2] hissedarı olduğu CURIUM, radyofarmasötik ürünlerin araştırılması, geliştirilmesi, üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet göstermektedir.

(11) CURIUM grup şirketlerinden olan Curium International SA’nın, Türkiye’de kurulu IBA Molecular Turkey İlaç Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı iştiraki bulunmakta olup anılan şirket satış, pazarlama ve/veya sair ticari faaliyetler açısından aktif faaliyet göstermemektedir.

2 Geri kalan payların (.....) ve (.....)’a ait olduğu, 2026 yılı Haziran ayı içerisinde söz konusu payların Curium International Trading B.V.’ye devredileceği ve ardından CURIUM’un tek pay sahipli anonim şirket olarak faaliyetlerine devam edeceği ifade edilmiştir.

Sayfa 3

I.2. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler

(12) Nükleer tıp, canlılara verilen radyoaktif maddelerin [3] yaydıkları ışınların özel yöntemler veya aygıtlarla dışarıdan sayımı (parıltı sayımı) ya da görüntülü olarak izlenmesi veya tanımlanması suretiyle tanı konulmasını sağlayan tıp dalıdır. Ağırlıklı olarak tanı ve/veya teşhis [4] amacıyla kullanılan nükleer tıp uygulamalarında [5], radyasyonun uygun düzeyine sahip olması ve kısa yarı ömürlü olması 6 başlıca iki unsurdur. 7

(13) Tanı amacıyla radyoaktif maddeler veya bunlarla hazırlanan bazı özel kimyasal bileşikler; enjeksiyon, sindirim veya solunum yoluyla vücuda verilerek ilgili organ ve sisteme ait fizyolojik görüntüler elde edilmektedir.

(14) Nükleer tıp ürünlerinin tedavi amaçlı kullanımı, vücuda ayrı yollarla verilen radyonüklidler [8] vasıtasıyla gerçekleştirilir. Bu ilaçların geleneksel ilaçlardan farkı, radyoaktif bir bileşen olarak radyonüklid içermeleridir. Yüksek miktarda radyoaktivite ise canlı organizmalarına tehdit oluşturabilmektedir. Bu nedenle, tanı amaçlı kullanılan radyofarmasötik maddelerin görüntülemeye yetecek kadar radyasyon yayması ve vücuda zarar vermeyecek kadar kısa yarı ömürlü olması gerekmektedir.

(15) Öte yandan, tedavi ve tanı amacıyla çeşitli görüntüleme yöntemleri kullanılabilmektedir. Bu yöntemler arasında BT, röntgen (X-ray), manyetik rezonans görüntüleme (MRI), ultrasonografi, optik görüntüleme, tek foton emisyon bilgisayarlı tomografi (SPECT) ve PET vb. nükleer tıp görüntüleme yöntemleri yer almaktadır. Bu yöntemler tek başlarına veya birlikte kullanılabilmektedir.

(16) SPECT ve PET görüntüleme yöntemleri, biyolojik süreçlerin moleküler ve hücresel seviyelerde görselleştirilmesini, karakterize edilmesini ve ölçülmesini sağlamakta olup onkoloji, nöroloji ve kardiyoloji dâhil olmak üzere çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Bu görüntüleme yöntemleri, ilgili alanlardaki hastalıkların tanısına ve şiddetinin değerlendirilmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca SPECT ve PET görüntüleri, BT ve MRI görüntüleriyle birleştirilebilmektedir.

(17) FDG, PET/BT görüntüleme işlemlerinde kullanılan bir radyofarmasötik olup kanser, kalp ve beyin hastalıklarının tanısında kullanılan, glikoza benzer (glikoz analoğu) radyoaktif işaretli bir moleküldür. FDG, özellikle de kanser tanısında yaygın olarak kullanılmaktadır. Kanser hücreleri, artmış glukoz metabolizması nedeniyle FDG’yi daha fazla tutmakta, bu durum PET/BT görüntülemede hipermetabolik (parlak) alanlar 3 Radyoaktif madde; radyoaktif kaynaklar ile radyoaktif atıklar da dâhil olmak üzere çekirdekleri kendiliğinden bozunmaya uğrayarak radyasyon yayan ve izotoplar içeren maddeler olarak tanımlanmaktadır.

4 Tanı; klinik bulgular, laboratuvar verileri ve görüntüleme yöntemleri başta olmak üzere çeşitli tıbbi değerlendirmeler sonucunda bir hastalık veya durumun belirlenmesini ifade eden kapsayıcı bir kavramdır. Teşhis ise bu sonuca ulaşmaya yönelik inceleme ve değerlendirme sürecini ifade etmektedir. Tıbbi terminolojide her iki kavramın zaman zaman birbirinin yerine kullanıldığı dikkate alınarak, işbu kararda tanı ve teşhis ifadeleri birbirinin yerine kullanılabilecektir.

5 Dünya Nükleer Derneği’nin Aralık 2019 verilerine göre, dünya genelinde 10.000’den fazla hastanede nükleer tıp kullanılmakta olup uygulamaların yaklaşık yüzde 90’ı tanı amaçlı yapılmaktadır (World Nuclear Association, 2019).

6 Yarı ömür veya yarılanma ömrü; radyoaktif bir izotopun bozunma sonucu başlangıç değerinin yarısına indiği süreyi ifade etmektedir.

[7] KOÇ, K. (2018), “Nükleer Tıp Merkezlerinde Kullanılan Radyoizotop Kalibratörlerinde Kalite Sağlanması Üzerine Bir Uygulama-Lineerite Testi”, Politeknik Dergisi, 21(1), 507-511, s. 507.

8 Radyonüklid, doğal veya nükleer reaksiyon ürünü elementlerin radyoaktif formunu ifade etmektedir. Nükleer tıp merkezlerinde tedavi amacıyla kullanılan alfa, beta veya gama ışını yayan radyonüklidlerin hastalara intravenöz, oral veya diğer yollarla verilmesi işlemine ise radyonüklid tedavi denilmektedir.

Sayfa 4

olarak izlenmekte ve tümör veya metastaz açısından şüpheli bölgelerin tespit

edilmesini sağlamaktadır. 9

(18) FDG, vücutta anormal glukoz metabolizmasının PET cihazı kullanılarak

görüntülenmesi amacıyla, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından

onaylı kısa ürün bilgisi kapsamında aşağıdaki endikasyonlarda kullanılmaktadır.

− Onkoloji: Kanser olduğu doğrulanmış veya kanser şüphesi olan hastalarda; onkolojik tanısal süreçte lezyonların benign/malign ayırt edici tanısında, kanser evrelemesinde, tedavi yanıtının takibinde ve yeniden evrelemede, nükseden hastalığın erken dönemde tespitinde endikedir. Özellikle şu kanser türlerinde kullanılmaktadır:

- Akciğer kanseri

- Lenfoma (HL / NHL)

- Kolorektal kanser

- Kolon kanseri

- Baş-boyun kanserleri

- Melanom

- Özofagus ve meme kanseri (seçilmiş durumlar)

− Kardiyoloji: Sol ventrikül fonksiyonu bozulmuş koroner arter hastalarında revaskülarizasyon cerrahisi öncesi miyokard canlılığını ve metabolizmasını belirlemek amacıyla kullanılması endikedir.

− Nöroloji: Cerrahi öncesi interiktal glukoz hipometabolizmasının gösterilmesi yoluyla epileptojenik odakların gösterilmesinde ve Alzheimer tipi demansın diğer demanslardan ayırıcı tanısında endikedir.

− Enfeksiyon: Nedeni bilinmeyen ateşte ve enfeksiyon odaklarının tespitinde endikedir.

(19) Devam eden bölümde, FDG’nin üretim süreci, üretim ve satış aşamalarına ilişkin yasal

düzenlemeler ile fiyatlandırma ve ihale süreçleri hakkında detaylı bilgi verilecektir.

I.2.1. FDG Üretim Süreci

(20) FDG üretimi, yüksek teknoloji ve hassasiyet gerektiren iki ana aşamadan

oluşmaktadır:

- Radyonüklid üretimi: Siklotronlarda proton bombardımanı ile Flor-18 hammaddesinin elde edilmesi.

- Radyokimyasal sentez: Flor-18 hammaddesinin, otomasyon modülleri (Fastlab, Synthera) aracılığıyla kimyasal senteze tabi tutularak radyofarmasötik nihai ürüne (FDG) dönüştürülmesi.

(21) Aşağıdaki şekilde ise FDG üretim süreci detaylı olarak gösterilmektedir.

Literatürde “Warburg etkisi” olarak bilinen bu olgu, glikozun oksijen varlığında dahi glikoliz yoluyla

metabolize edilerek laktat üretilebildiğini ve bunun kanser hücrelerinin temel metabolik özelliği olduğunu

ortaya koymuştur. Bu bulgular günümüzde, florodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografisi (FDG-PET)

ile tümör görüntüleme ilkelerinin temelini oluşturmaktadır. Miles K.A. and Williams R.E. (2008), “Warburg

Revisited: Imaging Tumour Blood Flow and Metabolism”, Cancer Imaging, 8(1), 81-86, s.1.

Sayfa 5

Şekil 1: FDG Üretim Süreci

Şekil 1: FDG Üretim Süreci

Kaynak: Cevabi yazı

(22) FDG’nin üretim sürecindeki en kritik husus, yarı ömrünün yaklaşık 110 dakika olmasıdır. Bu durum, üretilen ürünün aktivitesinin her iki saatte bir yarı yarıya azaldığı anlamına gelmektedir. Bu nedenle üretim süreci, siparişlerin bir gün önceden toplanmasıyla başlamakta olup tesis kapasiteleri, yedekleme planları, karayolu trafik yoğunluğu, hava durumu projeksiyonları, havalimanı kargo kabul ve uçuş saatleri ile hastanelerin hasta randevu saatlerine göre belirlenen teslimat saatleri dinamik olarak optimize edilmektedir. Bir başka deyişle, üretim faaliyetleri önceden stok oluşturulmasına dayalı bir yapıdan ziyade, talep yapısına bağlı olarak dinamik şekilde planlanan bir üretim modeli çerçevesinde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, FDG tedarikinde belirleyici unsur, talebin zamanında ve kesintisiz şekilde karşılanabilmesidir. Ayrıca ürünün kısa ömrü nedeniyle, ürün tesisten ayrıldıktan sonra kalite kontrol analizleri devam etmektedir. Bu kapsamda operasyonel sürekliliğin sektör açısından kritik bir unsur olduğu görülmektedir.

(23) Türkiye’de FDG üretimi gerçekleştiren (i) Medicheck Nükleer Ürünler San. ve Tic. AŞ (MEDICHECK), (ii) Moltek Sağlık Hizmetleri Üretim ve Paz. AŞ (MOLTEK), (iii)

Sayfa 6

Nukleon Nükleer Teknoloji Araştırma San. ve Tic. Ltd. Şti. (NUKLEON) ve (iv) CURIUM olmak üzere dört teşebbüs bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda söz konusu teşebbüslerin üretim tesislerinin bulunduğu illere yer verilmektedir.

Tablo 1: Türkiye’de FDG Üretimi Gerçekleştiren Teşebbüsler ve Üretim Tesisi Lokasyonları

FDG Üreten Teşebbüsler

Üretim

Tesislerinin

CURIUM MEDICHECK MOLTEK NUKLEON

Konumu

Adana 1

Ankara1
İstanbul111
İzmir1

Kocaeli (Gebze) 1 1

TOPLAM 5 1 1 1

Kaynak: Cevabi yazılar

(24) Tablodan görülebileceği üzere, CURIUM Türkiye genelinde beş üretim tesisi ile faaliyet gösterirken, diğer üretici teşebbüsler ya İstanbul’da ya da Gebze’de bulunan tek üretim merkezi ile faaliyetlerini sürdürmektedir.

(25) CURIUM üretim tesislerini şu şekilde sınıflandırmaktadır:

- İstanbul ve Gebze tesisleri: Türkiye’nin tüm bölgesine sevkiyat

gerçekleştirmekte olup uzak mesafe uçuşlar ve ihracat faaliyeti amacıyla ikişer

adet siklotron sistemiyle üretim yapmaktadır.

- Ankara ve Adana tesisleri: İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin

talepleri için birer adet siklotron sistemiyle üretim yapılmaktadır.

- İzmir tesisi: Ege Bölgesi, Batı Akdeniz ve kıyı şeridindeki talepler için iki adet

siklotron sistemiyle üretim yapmaktadır.

(26) Türkiye’de FDG üretimi gerçekleştiren teşebbüslerin 2022-2025 yıllarına ilişkin FDG üretim miktarı (mCi), üretim kapasitesi (mCi), satış miktarı (doz) ve satış değeri (TL) bakımından pazar paylarını gösteren tabloya aşağıda yer verilmektedir.

Sayfa 7

Tablo 2: Türkiye’de FDG Üretimi Gerçekleştiren Teşebbüslerin 2022-2025 Yıllarına İlişkin Pazar Payları (%) 10

2022 2023 2024 2025

Üretim Pazar Üretim Pazar Üretim Pazar Üretim Pazar

TeşebbüsKapasitesiPayıKapasitesiPayıKapasitesiPayıKapasitesiPayı
(mCi)(%)(mCi)(%)(mCi)(%)(mCi)(%)
CURIUM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICHECK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MOLTEK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
NUKLEON(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TOPLAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
PazarPazarPazarPazar

Üretim Üretim Üretim Üretim Miktarı

Teşebbüs Payı Payı Payı Payı

Miktarı (mCi) Miktarı (mCi) Miktarı (mCi) (mCi)

(%)(%)(%)(%)
CURIUM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICHECK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MOLTEK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
NUKLEON(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TOPLAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
PazarPazarPazarPazar

Satış Miktarı Satış Miktarı Satış Miktarı Satış Miktarı

Teşebbüs Payı Payı Payı Payı

(doz) (doz) (doz) (doz)

(%)(%)(%)(%)
CURIUM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICHECK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MOLTEK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
NUKLEON(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TOPLAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
PazarPazarPazarPazar

Satış Değeri Satış Değeri Satış Değeri Satış Değeri

Teşebbüs Payı Payı Payı Payı

(TL) (TL) (TL) (TL)

(%)(%)(%)(%)
CURIUM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MEDICHECK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
MOLTEK(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
NUKLEON(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)
TOPLAM(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)(.....)

Kaynak: Cevabi yazılar

(27) Türkiye’de FDG üretimi gerçekleştiren yalnızca dört teşebbüsün bulunduğu, pazarın

yüksek derecede yoğunlaşmış bir pazar görünümü sergilediği söylenebilmektedir. Bu

itibarla pazarın oligopol pazar yapısına sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda yer

verilen tablodan görüldüğü üzere, 2022-2025 yılları arasında, üretim miktarı (mCi),

üretim kapasitesi (mCi), satış miktarı (doz) ve satış değeri (TL) gibi çeşitli göstergeler

bazında, CURIUM’un pazar lideri olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, FDG alım

pazarının hastaneler ve tıbbi görüntüleme merkezleri gibi çok sayıda ve dağınık bir

yapı sergileyen birçok alıcıdan oluştuğu görülmektedir.

(28) Üreticiler FDG ürünlerini dört müşteri grubuna arz etmektedir. Müşteriler; (i)

distribütörler/bayiler, (ii) hizmet sağlayıcılar, (iii) direkt müşteriler ve (iv) diğer üretici

firmalar olarak dört gruba ayrılmaktadır. [11] Bu çerçevede FDG müşterileri hakkında

bilgiler aşağıda yer almaktadır:

- Bayi/Distribütör: Üretici ile akdettikleri sözleşme uyarınca üreticiye ait ürünlerin

yeniden satış ve dağıtım yetkisini haiz bulunan, ürünleri nihai müşteri olan

hastanelere ve/veya tıbbi görüntüleme merkezlerine satan müşterilerdir.

10 FDG satışları, hasta dozu üzerinden olduğu için satış miktarı verileri doz cinsinden sunulmuştur.

11 FDG ürünlerinin nihai kullanıcıları, PET/CT cihazı bulunan ve ilgili mevzuat kapsamında F-18

kullanımına ilişkin gerekli lisanslara/izinlere sahip sağlık kuruluşlarından oluşmaktadır.

Sayfa 8

- Hizmet Sağlayıcı: Kamuda ve/veya özel sektörde PET cihazı yatırımı yaparak, ihale usulüyle veya kendi yatırımları suretiyle nükleer tıp görüntüleme merkezleri işleten, bünyesinde bulundurduğu mevcut merkezler veya yeni merkezlerde gerçekleştirecekleri PET çekimlerinde kullanılmak üzere FDG ürünü satın alan firmalardır.

- Direkt Müşteri: Kendilerine ait nükleer tıp görüntüleme merkezlerinde kullanılmak üzere üreticiden doğrudan ürün alımı yapan hastaneler ve/veya tıbbi görüntüleme merkezleridir.

- Üretici Firma: FDG üretimi yapan birbirlerine rakip konumda bulunan üretici firmalardır. Bu firmalar üretim tesislerinde arıza yaşanması veya kapasite problemi oluşması gibi çok istisnai durumlarda, hasta sağlığını gözetmek ve taahhütlerini yerine getirebilmek için ürün satın alabilmektedir.

I.2.2. FDG Üretimi, Dağıtımı ve Satışına İlişkin Yasal Düzenlemeler

(29) FDG üretimi, steril enjeksiyonluk ilaç üretim süreçlerine tabi olmakla birlikte, ürünün

radyoaktif niteliği nedeniyle klasik ilaç üretim süreçlerinden önemli ölçüde

farklılaşmaktadır. Bu çerçevede, FDG ürününün üretimi ve ticari olarak piyasaya arz

edilebilmesi, yüksek sermaye gerektiren yatırımların yanı sıra, çok katmanlı ve teknik

açıdan kapsamlı bir mevzuat uyum sürecini zorunlu kılmaktadır.

(30) Keza FDG üretimi ve satışı hem ilaç üretimine hem de radyoaktif madde kullanımına

ilişkin düzenlemelere tabi olup birden fazla idari, teknik ve operasyonel aşamadan

oluşan bir süreç kapsamında gerçekleştirilmektedir. FDG üretimi ve satışı için Nükleer

Düzenleme Kurumu (NDK) ve TİTCK olmak üzere iki temel otoriteden onay alınması

gerekmektedir. Bu kapsamda, FDG üretimi için aşağıdaki temel izinlerin alınması

gerekmektedir:

- NDK Tesis Kurma ve İşletme Lisansı: FDG üretimi için kullanılan siklotron tesisinin kurulması, radyasyon güvenliği önlemlerinin alınması ve işletilmesi için NDK'dan lisans alınması gerekmektedir. Bu lisans; tesisin radyoaktif madde üretimi, kullanımı, depolanması, taşınması ve radyasyon güvenliği açısından uygunluğunu göstermektedir.

- GMP (İyi Üretim Uygulamaları) Sertifikası: Üretim tesisi, GMP standartlarına uygun olarak temiz odalar, sıcak hücreler ve otomatik sentez modüllerini içerecek şekilde yapılandırılır. Üretim tesisinin ilaç üretim standartlarına uygunluğu TİTCK tarafından denetlenir ve uygun bulunması halinde GMP sertifikası verilir. Ayrıca, üretim yerinin Üretim Yeri İzin Belgesi’ne sahip olması zorunludur.

- Radyofarmasötik Ürün Ruhsatı: Üretilen FDG'nin bir ilaç olarak satılabilmesi için Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği kapsamında TİTCK'dan ürün ruhsatı alınması zorunludur. Beşeri tıbbi ürünlerde ruhsatlandırma süreci yasal olarak belirli sürelere tabi olsa da radyofarmasötikler için bu süreç teknik incelemelerle birlikte 210 gün (yaklaşık 7-10 ay) civarında hedeflenmektedir. Ancak ek bilgi ve belge talepleri nedeniyle bu süre uzayabilmektedir. [12] Ayrıca alınan ürün ruhsatları genellikle 5 yıl geçerlidir ve süresi dolmadan 9 ay önce yenileme başvurusu yapılmalıdır.

Örneğin, CURIUM tarafından ruhsat başvurusunun Aralık 2007 tarihinde yapıldığı, sürecin ise 21

Aralık 2009 tarihinde tamamlandığı ifade edilmiştir.

Sayfa 9

- Radyasyon Korunma Sorumlusu ve Personel Yetkilendirmeleri: Tesis

bünyesinde görev yapacak personelin NDK tarafından yetkilendirilmiş olması

gerekir.

- Satış ve Taşıma İzinleri: Ürünün hastanelere sevkiyatı için radyolojik madde

taşıma lisansları ve satış merkezi yetki belgeleri gereklidir.

(31) Üretim faaliyetinin yanı sıra, FDG ürününün taşınması ve dağıtımına ilişkin lojistik altyapının da mevzuata uygun şekilde tesis edilmesi gerekmektedir. FDG’nin taşınması hem havayolu hem de karayolu ile gerçekleştirilebilmektedir.

(32) Bu doğrultuda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan “Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi” alınması, ADR mevzuatı (Kara Yolu ile Tehlikeli Madde Taşımacılığı Kuralları) çerçevesinde yetkili personel istihdam edilmesi veya bu konuda danışmanlık hizmeti alınması zorunludur. Ayrıca, NDK’dan radyoaktif madde taşımacılığına ilişkin lisans temin edilmesi ve tüm operasyonların ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde yürütülebilmesi için gerekli eğitim ve sertifikalara sahip personelin istihdam edilmesi gerekmektedir.

(33) Bu kapsamda, taşıma yapacak araçların NDK’dan Radyoaktif Madde Taşıma İzni almış olması ve araçta özel zırhlı taşıma kaplarının bulunması şarttır. Havayolu taşımacılığı ise IATA mevzuatı (Hava Yolu ile Tehlikeli Madde Taşımacılığı Kuralları) çerçevesinde yalnızca lisanslı taşıyıcılar olan Türk Hava Yolları ve AJet aracılığıyla yapılabilmektedir.

(34) Diğer yandan, yeni bir FDG üretim tesisinin kurulması için gerekli yatırımın toplam maliyeti; temin edilecek makine ve ekipmanın niteliği, tesisin kurulacağı taşınmazın konumu ve değeri, altyapı gereklilikleri ile istihdam edilecek personelin sayısı ve uzmanlık düzeyi gibi birçok değişkene bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir.

(35) Yeni bir üretim tesisinin kurulmasına ilişkin yaklaşık toplam maliyetin, CURIUM tarafından (.....) milyon avro, NUKLEON tarafından (.....) milyon dolar, MOLTEK tarafından (.....) milyon avro aralığında sermaye gerektirdiği belirtilmiştir. Ayrıca NUKLEON tarafından sıfırdan bir FDG üretim tesisi kurularak satışa başlanmasının, tüm mevzuat süreçleri dahil edildiğinde ortalama 3 ila 4 yıllık bir süre gerektirebileceği ifade edilmiştir.

(36) Tüm bu yasal düzenlemeler dikkate alındığında, FDG ürününün üretimi ve ticari olarak piyasaya arz edilebilmesi için yüksek sermaye gerektiren yatırımların yanı sıra, çok katmanlı ve teknik açıdan kapsamlı bir mevzuata uyum sürecinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.

I.2.3. FDG’nin Fiyatlandırma Süreci

(37) FDG ürününün fiyatlandırılmasına ilişkin olarak, beşerî tıbbi ürünlere yönelik fiyatlandırma mevzuatı kapsamında düzenlemeler bulunmaktadır. Bu çerçevede TİTCK tarafından ruhsata esas fiyat belirlenmekte olup söz konusu fiyat ilgili ürünün ruhsatlandırma sürecine ilişkin bir referans niteliği taşımakta ancak piyasadaki ticari fiyatların oluşumunu doğrudan belirlememektedir. Dolayısıyla, FDG ürününün fiyatlandırılmasına ilişkin olarak mevzuatta belirlenmiş sabit bir tarife veya bağlayıcı bir fiyat düzenlemesi bulunmamaktadır. Bunun temel nedeni, teşebbüslere göre ürünün radyoaktif yapısı ve kısa yarılanma süresi nedeniyle üretim, sevkiyat ve kullanım süreçlerinin standartlaştırılamayan, üretici ve müşteri özelinde değişken nitelikte unsurlar içermesidir.

Sayfa 10

(38) FDG ürününün fiyatlandırılması; ürünün sevk edildiği nükleer tıp merkezinin üretim tesisine olan coğrafi uzaklığı, sevkiyatın gerçekleştirileceği zaman dilimi, talep edilen doz sayısı ve ürünün hastaneye ulaştırılması gereken zaman gibi birçok değişkene bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu bağlamda, özellikle her bir sevkiyat için yüklenecek radyoaktif aktivite miktarının, teslim süresi ve kullanım zamanına göre yeniden ayarlanması gerekliliğinin, sabit birim fiyat üzerinden fiyatlandırma yapılmasını fiilen mümkün kılmadığı ifade edilmiştir.

(39) Bununla birlikte, dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre, FDG alımları, kamu hastaneleri açısından ihale veya doğrudan temin yöntemi yoluyla sağlanmakta ve fiyatlar anılan kamu alım usulleri çerçevesinde oluşmaktadır. Bu usullerde teşebbüsler tarafından fiyat teklifi oluşturulurken, o andaki SUT fiyatı ve piyasa rekabet koşulları dikkate alınarak ihaleyi kazanmak üzere bir fiyat teklifinin oluşturulduğu ifade edilmiştir. Özel sektör müşterileri bakımından (özel hastaneler ya da özel görüntüleme merkezleri) ise fiyatlandırmanın pazarlık usulü ile belirlendiği ve oluşan fiyatın belirlenmesinde mevcut SUT fiyat düzeyinin etkili olduğu belirtilmiştir.

(40) Ek olarak, ruhsatlı radyofarmasötik ürünler için İlaç Fiyatlandırma Yönetmeliği gereği satış izni alınması zorunludur. Satış izni bulunan ürünlerin bedelleri, TİTCK tarafından yayımlanan Detaylı İlaç Fiyat Listesi üzerinden takip edilebilmektedir. Söz konusu liste, hastanelerin mal alımı ihalelerinde dikkate alması gereken resmi kaynak niteliğindedir. Teklif verenin statüsüne göre (üretici/ithalatçı veya ecza deposu), teklif edilebilecek en yüksek bedel bu listede belirtilmektedir. Ancak, bu tutarların altında fiyat verilmesine ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama da bulunmamaktadır.

(41) Ayrıca, FDG ürünleri SGK’nın ilaç geri ödeme listesi kapsamında yer almamakta olup ürün bedeli doğrudan ilaç geri ödemesi kapsamında karşılanmamaktadır. Bununla birlikte FDG kullanımı, pozitron yayıcı radyoizotoplar kullanılarak gerçekleştirilen nükleer tıp görüntüleme hizmetlerinin bir parçası olarak gerçekleştirilmekte olduğundan söz konusu hizmetler SUT kapsamında belirlenen işlem kodları çerçevesinde tanımlanmaktadır. Bu kapsamda FDG, ilgili PET görüntüleme hizmetinin sunumu sırasında kullanılan temel bileşenlerden birini oluşturmakta olup bağımsız bir geri ödeme kalemi olarak değil, ilgili işlemin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu SUT bazlı SGK tarafından hastanelere uygulanan fiyatlandırma süreci aşağıdaki gibidir:

- Hizmet alımı ihalelerinde fiyatlandırma yapılırken EK-2/B Hizmet Başı İşlem

Puanları Listesi [13] dikkate alınmaktadır.

- SGK’nın söz konusu hizmete ödeyeceği Türk Lirası karşılığını bulmak için

Hizmet SUT Puanı X 0,593 (sabit çarpan) ile çarpmak gerekmektedir.

- SGK 3. Basamak Hastanelerde (Üniversite ve Eğitim Araştırma Hastaneleri),

SUT puanları üzerinden ödemelere ilave olarak +%10 Eğitime Katkı Bedeli

ödemesi yapmaktadır.

- Yaklaşık Maliyet hesapları yaklaşık olarak SGK’nın ödeme yapmış olduğu

Toplam SUT Puanı X 0,593 ile hesaplanmaktadır.

(42) Dolayısıyla, FDG ürünlerine ilişkin teşebbüslerin satış fiyatları; ilgili mevzuat kapsamında oluşan fiyat çerçevesi ile birlikte piyasa koşulları, operasyonel 13 https://www.sgk.gov.tr/duyuru/detay/17012026-Tarihli-ve-33140-Sayili-Resm-Gazetede-Yayimlanan- Sosyal-Guvenlik-Kurumu-Saglik-Uygulama-Tebliginde-Degisiklik-Yapilmasina-Dair-Teblig-2026-01-20- 08-51-32, Erişim Tarihi: 20.04.2026

Sayfa 11

gereklilikler ve FDG’nin dâhil olduğu nükleer tıp hizmetlerinin SUT kapsamında tanımlanan işlem yapısı birlikte dikkate alınarak belirlenmektedir.

(43) Öte yandan, üretim maliyetlerinin önemli ölçüde sabit olması (kira, personel, enerji, vb.), sipariş alınan miktar veya dozdan bağımsız olarak her gün üretim ve sevkiyat yapılması ve ürünün depolanamaması veya ertesi gün kullanılamaması nedenleriyle, satılan doz hacmi fiyatlandırma açısından kritik bir parametre oluşturmaktadır. Anılan nedenlerle uzun vadeli ve yüksek hacimli satışlar, üreticinin maliyetlerinin karşılanması ve üretim kapasitesinin verimli kullanılabilmesi açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda, sektördeki oyuncular tarafından ihale alımları gibi kısa süreli ve belirli sayıda olan alımlar için spot fiyat çalışılmakta, hizmet sağlayıcılarla yapılan uzun vadeli ve yüksek hacimli sözleşmelerde ise daha uygun fiyat çalışması yapılabilmektedir. Ayrıca, FDG üretimi ve dağıtımı süreçlerinde maliyetler yalnızca tek bir müşteri üzerinden değil, ilgili üretim serisi ve dağıtım rotası kapsamında birden fazla müşterinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle şekillenmektedir.

(44) FDG ürünü bakımından maliyet kalemleri; (i) hammadde giderleri, (ii) laboratuvar giderleri, (iii) personel yemek, sağlık, eğitim, danışmalık gibi giderler, (iv) direkt işçilik giderleri, (v) elektrik giderleri, (vi) kira ve katılım giderleri, (vii) pazarlama satış giderleri, (viii) taşıma giderleri, (iv) genel giderler, (x) finansman giderleri şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Söz konusu giderler, üretim planlama aşamasından başlayarak malzeme ve depo süreçlerini, radyoaktif olmayan ham maddelerin hazırlanmasını, siklotron cihazında gerçekleştirilen ışınlama sürecinde kullanılan girdileri, elde edilen F-18 izotopunun sentez cihazına transferini ve sentez aşamasında kullanılan kimyasalları kapsamaktadır. Ayrıca üretim sürecinde kullanılan kaset ve sarf malzemeleri, ürünün dağıtımında kullanılan filtreler, hatlar, ürün şişeleri, etiketler ve paketleme materyalleri ile kalite kontrol aşamasında kullanılan tüm sarf malzemeleri, numune maliyetleri ve aletli analiz cihazlarına ilişkin sarf giderleri de maliyet unsurlarına dâhildir. Bunun yanı sıra çevresel ve mikrobiyolojik analizlerde kullanılan besiyerleri ile sterilite ve LAL (bakteriyel endotoksin testi) analizlerinde kullanılan malzemeler, GMP kurallarına uyum kapsamında üretim alanlarında gerçekleştirilen temizlik ve dezenfeksiyon işlemlerine ilişkin özel malzemeler, temiz oda şartlarının sağlanmasına yönelik havalandırma (HVAC) validasyonları, cihazların validasyon, kalifikasyon ve kalibrasyon giderleri de maliyet bileşenleri arasında yer almaktadır. Dolayısıyla, FDG üretim ve dağıtım süreçlerindeki maliyet yapısı, klasik üretim süreçlerinde olduğu gibi sabit ve standart kalemler üzerinden belirlenememekte, çok sayıda teknik, operasyonel ve lojistik değişkenin birlikte etkisi altında şekillenmektedir.

I.2.4. FDG Tedarikine İlişkin İhale Süreçleri

(45) Kamu hastaneleri tarafından FDG temini, esas itibarıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, hastaneler tarafından mal alım ihaleleri ve hizmet alım ihaleleri olarak iki türlü ihale yapılmaktadır.

- Mal Alım İhaleleri: Sağlık kuruluşlarının bünyelerinde kendilerine ait PET

görüntüleme cihazı bulunmakta olup bu kapsamda yalnızca radyofarmasötik

ürün tedariki yapılmaktadır. Genellikle 12 ay süreli yapılan mal alım ihaleleri

EKAP üzerinden duyurulmakta ve teklifler EKAP üzerinden verilmektedir.

- Hizmet Alım İhaleleri: Hizmet alımı yöntemiyle temin gerçekleştiren sağlık

kuruluşlarında ise kendilerine ait PET görüntüleme cihazı bulunmadığından bu

tür hastanelere FDG ürünü, sunulan görüntüleme hizmetinin bir parçası olarak

temin edilmektedir.

Sayfa 12

(46) Türkiye’de sınırlı sayıda olmak üzere, yalnızca üç hastane tarafından FDG temini, siklotron kiralama ve işletme modeli kapsamında gerçekleştirilmektedir. Söz konusu hastanelerin bünyelerinde kendilerine ait siklotron altyapısının bulunması nedeniyle, ilgili ihalelerde FDG üretimi ve teminine ilişkin hükümler de yer almaktadır. Siklotron işletimine yönelik hizmet alım ihalelerine katılım belirli teknik ve idari yeterlilik şartına bağlanmıştır. Bu kapsamda, ihaleye katılacak firmaların ilgili ürünler bakımından lisans sahibi olması ve benzer işlerde bulunmuş olduğunu gösteren “iş bitirme belgesi” sunması gerekmektedir. İş bitirme belgesi, bir firmanın kamuya yönelik daha önce gerçekleştirdiği projelerin büyüklüğünü ve niteliğini ortaya koyan ve ihale dokümanlarında genellikle belirli bir tutarın üzerinde iş deneyimi aranmasına dayanak teşkil eden bir yeterlilik kriteridir.

(47) Tıbbi cihaz ve ilaçlara yönelik kamu alımları, Kamu İhale Kanunu kapsamında veya Devlet Malzeme Ofisi (DMO) aracılığıyla olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilmektedir. Kamu İhale Kanunu kapsamında yapılan ihaleler, ilgili kamu kurumunun kendi ihtiyacına yönelik olarak münferit şekilde gerçekleştirilirken; DMO tarafından yürütülen alımlar, farklı kamu kurumlarının ihtiyaçlarının toplu şekilde karşılanmasına yönelik merkezi bir tedarik mekanizmasıdır. Ancak FDG, çok kısa yarılanma ömrüne sahip olduğundan ve üretildikten sonra aynı gün içerisinde tüketilmesi gerekliliğinden dolayı DMO aracılığıyla gerçekleştirilen merkezi alım modeline uygun değildir. Bu sebeple FDG ürününe ilişkin alımlar, DMO aracılığıyla gerçekleştirilmemektedir.

(48) Mal veya hizmet alımı şeklinde gerçekleştirilen ihalelerde, FDG satışı yapan teşebbüsler, ilgili ihale kapsamında rakip teşebbüslerle adi ortaklık yapıları kurabilmektedir. Ayrıca FDG tedariki amacıyla kurulan adi ortaklık yapıları haricinde, FDG üretimi gerçekleştiren teşebbüslerin, üretim tesislerinde arıza yaşanması veya kapasite problemi oluşması gibi çok istisnai durumlarda, hasta sağlığını gözetmek ve taahhütleri yerine getirebilmek için rakip FDG üreticilerinden ürün satın aldığı bilinmektedir.

I.3. İlgili Pazar

I.3.1. İlgili Ürün Pazarı

(49) İlgili ürün pazarının tespitinde, tüketicinin gözünde fiyatları, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından birbiriyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir olarak kabul edilen bütün mal veya hizmetlerden oluşan pazar dikkate alınmakta, tespit edilen pazarı etkileyebilecek diğer unsurlar da değerlendirilmektedir.

(50) Dosya kapsamında, FDG üretimi ve satışı alanında faaliyet gösteren CURIUM’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediği incelenmektedir. Bu kapsamda, FDG’nin kullanım alanları ile ürünün kendine özgü nitelikleri dikkate alınarak, talep ve arz ikamesi çerçevesinde ilgili ürün pazarının FDG ürünü özelinde tanımlanıp tanımlanamayacağı irdelenecektir.

(51) Öncelikle FDG’nin kullanım alanlarında FDG yerine kullanılabilecek alternatif bir radyofarmasötik ürünün olup olmadığı analiz edilecektir. Daha önce bahsedildiği üzere, FDG esas olarak kanser, kalp ve beyin hastalıklarını teşhis etmek amacıyla PET/BT görüntüleme işlemlerinde kullanılmaktadır. Bu kapsamda, FDG’nin ikamesi olup olmadığına ilişkin olarak teşebbüslerin görüşlerine aşağıda yer verilmektedir.

Sayfa 13

(52) (.....) tarafından;

- FDG’ye alternatif radyofarmasötiklerin bulunup bulunmadığı hususunun endikasyona bağlı olarak değişkenlik göstermekte olduğu, çoğu klinik durumda FDG’nin tam anlamıyla ikame edilebildiği tek bir ajanın bulunmadığı, buna karşılık bazı klinik senaryolarda FDG’ye kıyasla daha yüksek özgüllük (belirli bir hastalığı doğru şekilde ayırt edebilme yeteneği) veya duyarlılık sağlayan ya da tamamlayıcı nitelikte kullanılan ajanların olduğu,

- Prostat kanseri görüntülemesinde kullanılan PSMA ligandlarının (Ga-68 veya F- 18 işaretli), FDG’ye kıyasla daha yüksek özgüllük (belirli bir hastalığı doğru şekilde ayırt edebilme yeteneği) ve özellikle düşük PSA düzeylerinde (kanda prostat kanserine işaret edebilen bir biyobelirteç olan PSA’nın düşük olduğu durumlarda) daha iyi lezyon saptama performansı sunduğu, bu alanda FDG’nin yerini büyük ölçüde almış olmakla birlikte tüm durumlar için mutlak bir ikame niteliği taşımadığı,

- Nöroendokrin tümörlerde somatostatin reseptör hedefli PET ajanları (Ga-68 DOTATATE, DOTATOC, DOTANOC) düşük ve orta dereceli tümörlerde daha spesifik sonuçlar sağlarken FDG’nin ise yüksek dereceli ve agresif tümörlerde daha duyarlı olduğu, bu nedenle klinik uygulamada sıklıkla birlikte (dual imaging) kullanıldığı ve birbirini tamamlayıcı rol üstlendiği,

- Beyin tümörlerinde ise FDG’nin yüksek fizyolojik beyin tutulumu nedeniyle sınırlılıklarının bulunduğu, bu durumlarda amino asit temelli PET ajanlarının (örneğin F-18 FET ve C-11 MET) daha üstün görüntüleme imkânı sunduğu,

- Enfeksiyon ve inflamasyon görüntülemesinde FDG yaygın olarak kullanılmaya devam edilse de bazı durumlarda In-111 veya Tc-99m işaretli ajanların alternatif olarak değerlendirilebileceği,

- Kardiyak uygulamalarda ise FDG’nin perfüzyon ajanları (kalp kasına giden kan akımını gösteren ve SPECT adlı nükleer tıp görüntüleme yönteminde kullanılan ajanlar) ile birlikte kullanılarak tamamlayıcı bilgi sağladığı ancak tek başına tam bir ikame oluşturmadığı,

- Farklı endikasyonlarda yer yer alternatif veya tamamlayıcı ajanlar bulunsa da mevcut klinik pratikte genel ve çok yönlü kullanım alanı nedeniyle FDG’nin bir başka ürün ile tamamen ikame edilebilir nitelikte olmadığı

(53) (.....) tarafından;

- FDG’nin TİTCK tarafından onaylı endikasyonları kapsamında onkoloji, kardiyoloji, nöroloji ve enfeksiyon alanlarında kullanıldığı, söz konusu endikasyonların tamamını kapsayacak nitelikte bir alternatif radyofarmasötik ürünün bulunmadığı

(54) (.....) tarafından;

- FDG’nin bazı tümör tiplerinde duyarlılık veya spesifiklik açısından sınırlılıkları olduğundan belirli histolojik alt tiplerde farklı PET biyobelirteçlerinin araştırılmasına ilişkin çalışmaların devam ettiği, örneğin bazı spesifik kanser türlerinde Ga-68 FAPI (fibroblast aktivasyon proteini inhibitörü) gibi yeni radyofarmasötiklerin, tamamlayıcı görüntüleme veya spesifik tümör biyolojisini hedefleme amacıyla klinik araştırmalarda kullanıldığı, ancak bu alternatif

Sayfa 14

radyofarmasötiklerin, FDG’nin genel onkolojik görüntülemedeki kapsamını ve

yaygın kullanımını ikame edebilecek düzeyde olmadığı,

(55) (.....) tarafından;

- FDG’nin kullanım amacına göre birçok alternatifin bulunduğu, ancak bu

alternatiflerin genelde FDG'nin yerine geçmekten ziyade, onun yetersiz kaldığı

alanları tamamlamak için kullanıldığı,

- Onkoloji alanında FDG’nin bazı yavaş büyüyen veya şekerle beslenmeyen

tümörlerde (prostat, nöroendokrin vb.) başarısız olabildiği; prostat kanseri

tanısında Ga-68 PSMA’nın, nöroendokrin tümörler için Ga-68

DOTATATE/DOTATOC’ın, beyin tümörleri için C-11 Methionine’in, kemik

metastazlarını saptamada F-18 NaF (Sodyum Florür)’ün FDG’den daha etkin

olduğu,

- Kardiyoloji alanında FDG kalp kasının canlılığını (viabilite) ölçmek için

kullanılırken N-13 Amonyak veya Rubidyum-82’in kalp kanlanmasını

(perfüzyon) ve kan akışındaki sorunları çözmek için kullanıldığı,

- Nöroloji alanında FDG beynin çalışma hızını ölçerken, F-18 Florbetapir

(Amyvid)’in Alzheimer tanısında kullanıldığı,

- Bahsedilen alternatif ürünlerin maliyet, ulaşılabilirlik ve endikasyon farklılıkları

nedeniyle FDG yerine tamamen ikame olabilmelerinin söz konusu olmadığı hususları ifade edilmiştir.

(56) Teşebbüslerin görüşleri dikkate alındığında, bazı hastalıkların teşhisinde FDG’nin yetersiz kaldığı alanlarda FDG’ye kıyasla daha yüksek özgüllük (belirli bir hastalığı doğru şekilde ayırt edebilme yeteneği) sağlayan ürünlerin mevcut olduğu ancak bu ürünlerin tamamen FDG’ye ikame olmadığı anlaşılmaktadır. Örneğin, FDG"vücutta nerede aktif hastalık var?" sorusuna yanıt verirken, PSMA ise"prostat kanseri tam olarak nerede?" sorusunun cevaplanmasında kullanılmaktadır. Ayrıca teşebbüsler, FDG’nin kanser, kalp ve beyin hastalıkların teşhisinde genel amaçlı bir ajan olarak kullanıldığını, alternatiflerin ise hedefe yönelik olduğunu; bir başka deyişle, sadece belirli bir hücre tipini teşhis etmek amacıyla kullanıldığını belirtmektedir. Bu sebeple, alternatif ürünlerin FDG’den farklı endikasyona sahip olduğu ve kimi zaman FDG’yi tamamlamak amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır.

(57) Ayrıca (.....) tarafından, FDG üretiminin ve dağıtımının diğer ürünlere kıyasla daha kolay ve ucuz olduğu (örneğin alternatif ürünlerin çoğunun Ga-68 gibi özel jeneratörler veya yerinde üretim gerektirdiği) belirtilmektedir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, talep ikamesi bakımından kanser, kalp ve beyin hastalıkların teşhisinde FDG yerine kullanılabilecek alternatif bir radyofarmasötik ürünün olmadığı söylenebilecektir. Bununla birlikte, FDG üretiminin yüksek sermaye gerektiren siklotron yatırımı ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından alınması gereken izin ve onaylara tabi olması gibi hususlar diğer radyofarmasötikler için de geçerli olsa da her bir radyofarmasötik ürünün farklı yarılanma ömrüne sahip olması üretim ve lojistik süreçlerinin farklı şekilde kurgulanmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, arz ikamesi açısından da FDG ile ikame edilebilir bir ürünün olmadığı değerlendirilmekte olup FDG ürününün ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak tanımlanması mümkündür.

(58) Dosya kapsamında ilgili ürün pazarının tanımlanması noktasında yanıtlanması gereken bir diğer husus ise, farklı üreticiler tarafından üretilen FDG ürünlerinin

Sayfa 15

birbirine ikame olup olmadığıdır. Bu doğrultuda, yine teşebbüslerin görüşlerine yer

verilmesinde fayda bulunmaktadır.

(59) (.....) tarafından;

- Farklı sağlayıcılar tarafından üretilen FDG ürünleri arasında herhangi bir farkın bulunmadığı, piyasada yer alan tüm FDG ürünlerinin birbirleri ile aynı özellikte ve birbirlerinin ikamesi olduğu,

- FDG’nin fiziksel yarılanma ömrünün yaklaşık 110 dakika olup bu sürenin radyoizotopun doğasından kaynaklandığı ve tüm FDG ürünleri bakımından sabit olup ürünler arasında farklılık göstermediği

(60) (.....) tarafından;

- FDG yarılanma süresinin yaklaşık 109,78 dakika olduğu, TİTCK tarafından ruhsatlandırılmış FDG ürünlerinin onaylı endikasyon ve farmasötik özellikleri itibarıyla eşdeğer nitelikte olduğu, farklı üreticiler tarafından üretilen FDG ürünleri arasında ürün bazında belirgin farklılıkların bulunmadığı, söz konusu ürünlerin kullanım amaçları ve teknik özellikleri itibarıyla birbirleri ile ikame edilebilir olduğu

(61) (.....) tarafından;

- FDG’nin yarılanma ömrünün yaklaşık 110 dakika olduğu, FDG ürünleri Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenen tesislerde, GMP ve ilgili ulusal regülasyonlar doğrultusunda üretildiğinden ve tüm üreticiler üretim sürecinde benzer otomatik sentez modülleri, sıcak hücreler, kalite kontrol ekipmanları ve aseptik üretim koşullarını kullandığından dolayı FDG ürünlerinin kalite, güvenlik ve radyokimyasal saflık açısından ortak standartlara tabi olduğu, bu nedenle Türkiye’de üretilmiş tüm FDG ürünlerinin, temel özellikler, yarılanma süresi ve klinik kullanım parametreleri açısından birbirine eşdeğer olduğu, birbirlerinin ikamesi olarak değerlendirilebileceği,

- Pazarda mevcut olan FDG ürünleri arasında ciddi bir farklılık olmasa da raf ömürleri ile ilgili bir farklılık olduğu, bazı üreticilerin son kullanım süresi 10 saat iken diğerlerinde 12 saat ve 14 saat olarak değişebildiği, (.....)’in son kullanım süresinin 12 saat olduğu, bununla birlikte ürünlerin birbirine ikame olduğu

(62) (.....) tarafından;

- FDG'nin etken maddesi olan Flor-18 izotopunun yarılanma ömrünün, fiziksel bir sabit olup üretim yerinden veya markadan bağımsız olarak yaklaşık 109,8 dakika olduğu, bu sürenin, radyoaktif bozunmanın doğası gereği dış etkenlerle değiştirilemediği, dolayısıyla Türkiye'deki tüm üreticilerin sunduğu FDG ürünlerinin aynı bozunma hızına sahip olduğu,

- Başta yarılanma ömrü olarak Türkiye pazarında mevcut olan FDG’ler arasında belirgin bir farklılığın bulunmadığı, farklı sağlayıcılar tarafından üretilen bu ürünlerin birbirinin tam ikamesi olduğu,

- Türkiye'de ruhsatlı olan tüm FDG ürünleri, Avrupa Farmakopesi standartlarına uygun olarak üretilmek zorunda olduğundan ve aynı biyokimyasal mekanizmayla (glukoz metabolizması takibi) çalıştığından ürünlerin aynı kalite ve saflık kriterlerini (radyokimyasal saflık, sterilite vb.) karşıladığı ve bu sebeple tam ikame olduğu

hususları ifade edilmiştir.

Sayfa 16

(63) Bununla birlikte, FDG dağıtımı alanında faaliyet gösteren (.....) tarafından; üretilen FDG ürünlerinin birbirine ikame edilebilir olduğu, klinik olarak bir farklılığının bulunmadığı, tedarikçiler arasında en önemli farklılığı yaratan unsurun mevcut cihazlardaki üretim kapasitelerine bağlı olarak lojistik süreleri ve sağlanabilirlik olduğu belirtilmiştir. İlaveten, FDG dağıtımı alanında faaliyet gösteren ve (.....) ile aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer alan (.....) tarafından da pazarda yer alan FDG ürünleri arasında belirgin farklılığın bulunmadığı aktarılmaktadır.

(64) Teşebbüsler tarafından sunulan söz konusu görüşler değerlendirildiğinde, aynı teknik ve mevzuatsal üretim standartlarına tabi olması nedeniyle farklı sağlayıcılar tarafından üretilen FDG ürünlerinin birbirleri yerine kullanılabildiği anlaşılmaktadır. Tüm üreticiler tarafından sunulan FDG ürünlerinin aynı bozunma hızına sahip olması ve ürünün yarılanma ömrünün, üretim yeri veya markadan bağımsız olarak yaklaşık 110 dakika olması dikkate alındığında, FDG ürününün homojen niteliğe sahip olduğu ve ürün özellikleri açısından farklı sağlayıcılar tarafından üretilen FDG ürünlerinin birbirinin tam ikamesi olduğu görülmektedir. Dolayısıyla ürünün markası veya niteliği bağlamında bir ayrıma gidilmesine gerek olmadığı ve farklı sağlayıcılar tarafından üretilen FDG ürünlerinin aynı ilgili ürün pazarını oluşturduğu değerlendirilmektedir.

(65) Daha önce bahsedildiği üzere FDG, temel olarak kanser, kalp ve beyin hastalıkların teşhisinde kullanılmaktadır. Bu nedenle, FDG ürününün tetkik türüne göre farklı ilgili ürün pazarları oluşturup oluşturmadığı hususunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, her bir tetkik türüne yönelik (onkolojik, beyin, tüm vücut vb.) kullanılan FDG ürünleri arasındaki ikame ilişkisi irdelenirken teşebbüslerin görüşleri yol gösterici olabilecektir. Bu kapsamda, aşağıda teşebbüslerin konuya ilişkin görüşleri aktarılmaktadır.

(66) (.....) tarafından;

- Tetkik türüne (onkolojik, nörolojik/beyin, kardiyak veya tüm vücut görüntüleme

vb.) göre bir farklılığın bulunmadığı, fiyatlandırma bakımından da tetkik türüne

bağlı bir farklılığın söz konusu olmadığı, fiyatların üretim merkezinin konumu

(yerinde üretim/siklotron varlığı veya dış tedarik), lojistik ve dağıtım koşulları,

sağlanan aktivite miktarı (MBq/GBq) ile ilgili maliyet unsurları ve ilgili ülke

mevzuatı gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebildiği, onkolojik FDG

ve beyin FDG gibi bir ürün ayrımı bulunmadığı, farklılığın yalnızca klinik kullanım

protokollerinden (uygulanan doz, hasta hazırlığı—örneğin açlık ve kan glukoz

düzeyi—ve görüntüleme zamanlaması gibi) kaynaklandığı

(67) (.....) tarafından;

- FDG ürünlerinin farklı tetkik türlerinde kullanıldığı, söz konusu kullanım

alanlarına göre ürünün farmasötik özellikleri veya yarılanma ömrü bakımından

herhangi bir farklılığın bulunmadığı, birbirlerine ikame olduğu, FDG ürününün

kullanımına ilişkin uygulama detaylarının ve klinik tercihlerin tıbbi gereklilikler

doğrultusunda ilgili sağlık kuruluşları ve uzman hekimler tarafından belirlendiği

(68) (.....) tarafından;

- FDG’nin PET görüntüleme protokolleri, tetkikin amacına göre (örneğin onkolojik

değerlendirme, beyin metabolizması veya tüm vücut taraması) farklı anatomik

alanlara veya tarama aralıklarına yönelik olarak planlanabildiği, ancak bunların

aynı FDG ürünü ile gerçekleştirildiği ve kullanılan radyoaktif molekülün

yarılanma ömrü veya temel fizikokimyasal özelliklerinin tetkik türüne göre

değişmediği,

Sayfa 17

- Farklı tetkik türlerine bağlı olarak görüntüleme sırasında kullanılan protokollerin,

doz uygulama miktarlarının, bekleme sürelerinin veya görüntüleme alanı

genişliğinin değişebildiği, örneğin beyin görüntülemesi odaklı PET/CT’de

sadece kafa içi metabolik aktivite izlenirken, onkolojik bütün vücut taramalarında

tüm vücut görüntülemesinin yapıldığı, bu farklılıkların FDG molekülünün

kendisinden değil, görüntüleme protokolü ve klinik çıktı hedefinden

kaynaklandığı, farklı tetkik türlerine yönelik planlanan PET görüntüleme

uygulamalarında kullanılan FDG ürünlerinin birbirlerinin ikamesi olacak şekilde

kullanılabildiği

(69) (.....) tarafından;

- Yarılanma ömrünün onkolojik, beyin, tüm vücut gibi farklı tetkik türlerine göre

değişmediği, kullanılan ürün aynı olsa da fiyatlandırmanın genellikle tetkik

türünden ziyade mCi/MBq cinsinden kullanılan doz miktarına bağlı olarak

değişiklik gösterdiği, her bir tetkik türüne (onkolojik, beyin, tüm vücut vb) yönelik

kullanılan FDG ürünlerinin teknik olarak tamamen ikame olduğu

hususları ifade edilmiştir.

(70) Söz konusu açıklamalar doğrultusunda, tetkik türüne göre (onkolojik, beyin, tüm vücut vb.) kullanılan FDG ürünleri arasında fiyat, yarılanma ömrü vb. özellikler açısından farklılıkların bulunmadığı anlaşılmaktadır. Örneğin, bir müşteri FDG’yi tedarik ettikten sonra bir hastaya onkolojik tarama, diğer hastaya ise beyin görüntülemesi için enjekte edebilmektedir. Tetkik türüne göre (onkolojik, beyin, tüm vücut vb.) kullanılan FDG ürünleri birbirine tamamen ikame olup yalnızca dozaj farklılığı bulunmaktadır. Kullanılacak FDG dozajı, hastanın kilosuna ve çekim yapılacak bölgeye göre belirlenen aktivite miktarına göre değişmektedir. Örneğin, beyin PET çalışmaları, genellikle tüm vücut taramalarına göre daha düşük dozlarla gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla, klinik kullanım açısından herhangi bir farklılık bulunmadığından farklı tetkik türlerine yönelik kullanılan FDG ürünlerinin birbirine ikame edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, ilgili ürün pazarı belirlenirken kullanılan FDG ürünleri bakımından tetkik türüne dayalı bir ayrıma gidilmesine gerek olmadığı değerlendirilmektedir.

(71) Mezkûr bilgiler ışığında, FDG’nin nükleer tıp alanında kullanılan radyofarmasötiklerden kullanım alanı, fiyat, üretim şekli, müşteri grubu ve dağıtım kanalları vb. parametreler bakımından farklı bir ilgili ürün pazarı teşkil ettiği ve bu sebeple ilgili ürün pazarının “FDG ürününün üretimi ve satışı” olarak belirlenebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim Kurulun 03.08.2011 tarih ve 11-44/978-328 sayılı kararında ilgili ürün pazarı “FDG pazarı” olarak tanımlanmıştır. Benzer şekilde, Kurulun 29.07.2021 tarih ve 21-36/483-252 sayılı kararında da FDG pazarının ayrı bir pazar olarak değerlendirildiği görülmektedir.

(72) Sonuç olarak, dosya konusu şikâyetin FDG ürününe ilişkin olduğu göz önüne alınarak, ürünün kendine özgü nitelikleri çerçevesinde mevcut dosya kapsamında ilgili ürün pazarının “FDG üretimi ve satışı” olarak tanımlabileceği değerlendirilmekle birlikte, İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında geçen “inceleme konusu işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir” ifadeleri doğrultusunda kesin bir pazar tanımı yapılmamıştır.

Sayfa 18

I.3.2. İlgili Coğrafi Pazar

(73) İlgili coğrafi pazar, rekabet koşullarının homojen olduğu coğrafi alanı ifade etmektedir. Bu pazarların belirlenmesinde; teşebbüslerin ürün ve hizmetlerin arz ve talebi konusunda faaliyet gösterdikleri bölgeler esas alınmakla birlikte, rekabet koşullarının komşu bölgelerden kolayca ayrılabilirliğini sağlayacak ölçüde farklı olması aranmaktadır.

(74) İlgili coğrafi pazar tespit edilirken FDG ürününün yarılanma süresi, raf ömrü ve taşıma koşulları vb. rekabet parametrelerinden bahsetmek faydalı olacaktır. Daha önce ifade edildiği üzere, FDG’nin etken maddesi olan Flor-18 izotopunun yarılanma ömrü yaklaşık 110 dakika olup radyoaktif izotopun üretimi ile birlikte bozunma süresi eş zamanlı olarak başlamaktadır. Bu durum, üretilen ürünün aktivitesinin her iki saatte bir yarı yarıya azaldığı anlamına gelmektedir. Bu süre, radyoizotopun doğasından kaynaklanmakta ve üretim yerinden veya markadan bağımsız olarak tüm FDG ürünleri açısından farklılık göstermemektedir. Ayrıca ortalama 10-14 saatlik sınırlı raf ömrü nedeniyle üretim, lojistik ve kullanım süreçleri bakımından birçok üründen ayrışan, yüksek hassasiyet gerektiren bir üründür. Yarılanma ömrü ve sınırlı raf süresi, söz konusu ürünün stoklanmasını fiilen imkânsız kılmaktadır.

(75) FDG dağıtımı, teslimat zamanları, lojistik imkanlar, müşteri talepleri vb. birçok unsur hesaba katılarak planlanmakta, karayolu ve havayolu taşımacılığı imkanları kullanılarak gerçekleştirilmektedir. ADR mevzuatı (Kara Yolu ile Tehlikeli Madde Taşımacılığı Kuralları) çerçevesinde, NDK’dan alınan Radyoaktif Madde Taşıma İzni ve özel zırhlı taşıma kaplarıyla karayolu teslimatı gerçekleştirilmektedir. Havayolu taşımacılığı ise IATA mevzuatı (Hava Yolu ile Tehlikeli Madde Taşımacılığı Kuralları) doğrultusunda, yalnızca lisanslı taşıyıcılar olan Türk Hava Yolları ve AJet aracılığıyla yapılabilmektedir. Havayolu ile gerçekleştirilen teslimatlarda, uçuş sürelerinin yanı sıra uçuş saatleri, uçuş adedi, kargo kabul süreçleri ve varış zamanları vb. etkenler de belirleyici rol oynamaktadır. Dolayısıyla, FDG ürününün kendine özgü nitelikleri dikkate alındığında, ilgili coğrafi pazardaki rekabet koşullarının Türkiye genelinde homojen olup olmadığı ile daha dar bir coğrafi pazar tanımı yapılmasının gerekip gerekmediği hususları incelenecektir.

(76) Bu kapsamda sektörde faaliyet gösteren teşebbüslerden, FDG üretimi gerçekleştiren teşebbüslerden yarılanma süresi, taşıma koşulları ve lojistik sınırlamalar (maksimum taşıma süresi ve mesafesi) vb. özellikleri doğrultusunda, mevcut/potansiyel müşterilere teslimat yapılan bölgeler, satış faaliyetlerinin belirli bir kilometre çapı ile sınırlı olup olmadığı, FDG’yi ekonomik ve teknik olarak tedarik edebildiği coğrafi alan hakkında bilgi talep edilmiş olup gelen açıklamalara aşağıda yer verilmektedir.

(77) (.....) tarafından;

- Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinde bulunan, PET/CT cihazına sahip ve gerekli

yasal izinleri ve lisansları haiz nükleer tıp merkezlerine sevkiyat

gerçekleştirildiği, her ne kadar sevkiyatlar teorik olarak belirli bir mesafe ile

sınırlandırılmamış olsa da, ürünün kısa yarılanma süresinin ve sınırlı raf

ömrünün, sevkiyatın teknik ve ekonomik olarak uygulanabilirliğini doğrudan

etkilediği, bu nedenle ürünün ilgili merkezlerde etkin şekilde kullanılabilmesini

teminen sevkiyat planlamasının, raf ömrünü aşmayacak ve tıbbi etkinliği

korunacak şekilde yapıldığı,

- Nükleer tıp merkezlerinin, radyasyonla çalışan personelin tabi olduğu yasal

çalışma süresi sınırlamaları nedeniyle belirli mesai saatleri içerisinde faaliyet

Sayfa 19

gösterdiği, bu durumun, FDG gibi zaman hassasiyeti yüksek bir ürünün sevkiyat zamanlamasını doğrudan belirleyen yapısal bir unsur niteliğinde olduğu, buna ek olarak, FDG uygulanacak hastaların işlem öncesinde yaklaşık 8-10 saat aç kalmaları gerektiğinden uygulamaların günün erken saatlerinde yapılmasının zorunlu kılındığı, bu nedenle sağlık kuruluşlarının, ürün teslimatlarını büyük ölçüde sabah erken saatlerde talep ettiği, bu talebin üretim ve lojistik planlamasının temel belirleyicilerinden biri haline geldiği,

- Esasen satış faaliyetlerinin kural olarak belirli bir kilometre çapı ile sınırlı tutulmadığı, ancak bu noktada ürünün mCi’sinin ürünün hastaneye ulaşacağı zaman hesabı yapılarak üretildiği, söz gelimi hastaya uygulanacak doz 15 mCi ise ve iki saatte ulaşılacak bir lokasyonda bulunuluyorsa, dolumun 30 mCi olarak yapıldığı ve ürünün hedeflenen konuma vardığında 15mCi olduğu, buna karşılık eğer 8 saatte ulaşacaksa 240 mCi olarak dolum yapıldığı ve her iki saatte ürün yarılandığından, kullanım yerine ulaştığında yine 15 mCi olarak ulaştığı, 8 saat ulaşım süresi örneği üzerinden varsayım yapıldığında, aynı merkez 15 hasta için doz siparişi verdiğinde, her bir hasta için aynı cihazda 30’ar dakika arayla PET çekimi yapılacağı için, toplam 14 saatlik raf ömrü de gözetilerek, aynı üretimden en fazla 13 hastalık dozun gönderilebildiği, nitekim ilk hasta için doldurulan radyoaktivite miktarı 240 mCi iken 13. hasta için ise 3022 mCi olduğu, bu nedenle, talep edilen doz miktarının ve sevk edilen adresin coğrafi uzaklığının, üretim ve sevkiyat kapasitesi üzerinde belirleyici bir unsur oluşturduğu, bu nedenle İstanbul, Gebze, Ankara, İzmir, Adana illerinde bulunan bölgesel üretim tesislerinin taleplerin karşılanabilmesi açısından kritik öneme sahip olduğu

(78) (.....) tarafından;

- Üretim sürecinde yaşanabilecek yaklaşık 5 dakikalık plan dışı bir gecikmenin dahi ürünün aktivitesinde ölçülebilir düzeyde (yaklaşık %3) kayba yol açabildiği, üretim ve dağıtım süreçlerinin müşteri taleplerinin zamanlaması ve niteliği, teslimat planları, lojistik imkanlar ve operasyonel koşullar gibi çok sayıda değişkenin birlikte etkisi altında şekillendiği, FDG tedarikinde belirleyici unsurun ürünün kendisinden ziyade, ilgili talebin zamanında ve kesintisiz şekilde karşılanabilmesi olduğu,

- İstanbul ilinde bulunan tek üretim tesisinde üretimin gerçekleştirildiği, dağıtımın coğrafi kapsamının, ürünün yarılanma ömrü, sevkiyat süreleri, rota planlaması, uçuş planlaması, havayolu tarifeleri ve operasyonel kısıtlar çerçevesinde belirlendiği, sevkiyat yapılabilirliğin sadece mesafe esasına göre değil, ilgili teslimatın talep edilen miktar ve zamanlama koşulları da dikkate alınarak değerlendirildiği,

- FDG dağıtımının klasik ürünlerde olduğu gibi yalnızca mesafe veya kilometre esası alınarak tanımlanamayacağı, esas olarak sevkiyat süresi ve zaman planlaması çerçevesinde belirlendiği, ürünün tedarik edilebilmesinin yalnızca ilgili lokasyona fiziksel olarak ulaşım imkanının bulunmasına bağlı olmadığı, aynı zamanda üretim planlaması ile uyumlu taşıma imkanlarının bulunması ve teslimatın talep edilen zaman aralığında gerçekleştirilebilmesi gibi unsurlara bağlı olduğu

Sayfa 20

(79) (.....) tarafından;

- Lojistik açıdan değerlendirildiğinde, FDG ürününün ekonomik ve teknik olarak tedarik edilebildiği coğrafi alanın; üretim merkezinin konumu, üretim kapasitesi, çıkış aktivitesi, sevkiyat süresi, ulaşım altyapısı ve müşteri talep zamanlaması gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterdiği, bu doğrultuda dağıtım faaliyetlerinin belirli bir sabit kilometre sınırından ziyade, sevkiyat süresi ve hedeflenen uygulama anındaki aktivite gereksinimi dikkate alınarak planlandığı,

- Genel uygulamada FDG sevkiyatlarının, üretim tesisine olan mesafeye bağlı olarak birkaç yüz kilometreye kadar gerçekleştirilebildiği, ancak bu mesafenin ulaşım süresi, trafik koşulları, uçuş/karayolu imkanları ve sipariş planlaması gibi operasyonel parametrelere bağlı olarak değiştiği, özellikle büyük şehirler arası hava yolu taşımacılığı veya hızlı kara yolu bağlantılarının, dağıtım ağının genişletilmesine olanak sağlayabildiği,

- Ticari açıdan, uzun mesafelere yapılan sevkiyatlarda radyoaktif bozunma nedeniyle başlangıç aktivitesinin artırılması gerekliliğinin, üretim kapasitesi ve maliyetler üzerinde etkili olduğu, bu durumun ekonomik tedarik edilebilir coğrafi alanın belirlenmesinde önemli rol oynadığı, ayrıca müşteri merkezlerinin günlük hasta planlamalarının ve talep saatlerinin de sevkiyat organizasyonunu doğrudan etkilediği,

- Teslimat yapılan coğrafi alanın Türkiye genelini kapsadığı; Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine düzenli dağıtım gerçekleştirildiği, ayrıca uluslararası kapsamda Gürcistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova ve Arnavutluk’a da sevkiyat yapıldığı, sonuç olarak FDG ürününün tedarik edilebildiği coğrafi alanın sabit bir kilometre sınırı ile tanımlanmadığı, yarılanma süresi, 12 saatlik raf ömrü, üretim kapasitesi, lojistik imkanlar, maliyet unsurları ve düzenleyici gerekliliklerin birlikte değerlendirilmesi ile dinamik olarak belirlendiği

(80) (.....) tarafından;

- FDG ürününün ekonomik ve teknik olarak tedarik edilebildiği coğrafi alanın, üretim merkezinden itibaren yaklaşık 3-4 saatlik ulaşım mesafesiyle (kara veya hava yolu) sınırlı olduğu,

- Teknik olarak"orta uzaklıktaki" mesafelere taşınabilse de taşıma süresi uzadıkça hastaya uygulanacak dozun etkinliğinin hızla azaldığı, ticari olarak FDG'nin raf ömrü üretimden itibaren genellikle 12 saat ile sınırlı olsa da hastaneye ulaştığında yeterli aktivite düzeyinin (enjeksiyon dozu) korunabilmesi için pratik taşıma süresinin genellikle 4-6 saati geçmemesi gerektiği, mesafe sınırının, Türkiye ve benzeri coğrafyalarda, üretim merkezinden karayoluyla yaklaşık 400-500 kilometrelik bir yarıçapı kapsadığı,

- Ürün yolda bozunmaya devam ettiği için, uzak mesafelere gönderilecek her sevkiyatın başlangıç dozunun çok daha yüksek olması gerektiğinden birim maliyet ve lojistik masrafların arttığı,

- Teslimat yapılan bölgeler belirlenirken mevcut ve potansiyel müşteri portföyünün şu kriterlere göre şekillendiği; (i) üretim tesisine 2-3 saatlik sürüş mesafesindeki merkezler "birinci derece" öncelikli bölgeler, (ii) karayoluyla ulaşılamayan ancak tarifeli uçuşlarla hızlı teslimat yapılabilecek havaalanı çevresindeki şehirler (havayolu kargo güvenliği standartlarına uygun olarak)

Sayfa 21

potansiyel satış alanları, (iii) üretimden teslimata kadar geçen süre 8 saati aşan

ve genellikle lojistik ve maliyet açısından verimli kabul edilmeyen kritik eşik

bölgeleri

hususları ifade edilmiştir.

(81) Söz konusu açıklamalar incelendiğinde, FDG teslimatının belirli bir yarıçap ile sınırlandırılmasının mümkün olmadığı, üreticilerin tamamının Türkiye coğrafi ölçeğinde teslimat yapabildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, FDG üreticileri de coğrafi ölçeğin belirlenmesinde önemli olan kriterin taşıma mesafesinden ziyade teslimat süresi ve zaman planlaması olduğunu vurgulamaktadır. Nitekim Tablo 9’da yer verildiği üzere, CURIUM haricindeki diğer teşebbüslerin tek bir üretim tesisi doğrultusunda tüm Türkiye’ye teslimat yaptığı görülmektedir. CURIUM ise İstanbul, Gebze, Ankara illerindeki tesislerin Türkiye’nin her bölgesine, Adana ilindeki tesisin Akdeniz, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgesine, İzmir ilindeki tesisin ise Ege, Akdeniz, Marmara bölgesine teslimat gerçekleştirdiğini, bu üretim ağının radyoaktif ürünlerin lojistiğindeki en büyük engel olan zaman kısıtını yönetmek üzere tasarlandığını belirtmektedir.

(82) İlgili coğrafi pazar talep açısından incelendiğinde; müşterilerin lojistik olarak kendilerine daha yakın olan FDG üretim tesisinden ürün tedarik etmesi yönünde bir eğilimin olmadığı, üretim tesisinin lokasyonunu dikkate almaksızın tüm üreticilerden ürün tedarik edebildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, daha önce bahsedildiği üzere dört üreticiden üç üreticinin Türkiye çapında tek bir üretim tesisi bulunmaktadır. Dolayısıyla talep bakımından, ilgili coğrafi pazarın rekabet koşullarının Türkiye çapında homojen olduğu söylenebilmektedir. Benzer şekilde, Kurulun 03.08.2011 tarih ve 11-44/978-328 sayılı kararında, FDG ürününün yarılanma süresi ve raf ömrü dikkate alınarak, farklı araçlar kullanılarak Türkiye’nin hemen her bölgesine ulaşılabileceği kabulüyle ilgili coğrafî pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.

(83) Arz açısından irdelendiğinde ise üreticiler, teknik ve mevzuatsal kriterler çerçevesinde; üretim tesislerinin kapasitesi, coğrafi mesafeler, havayolu ve karayolu lojistik imkanları ile tarifeli ve lisanslı uçuş seçenekleri vb. birçok kıstası dikkate almak suretiyle kapsamlı bir üretim ve dağıtım planlaması gerçekleştirmektedir. Üreticiler, dağıtım aşamasında, ürünü karayolu veya havayolu ile tüm Türkiye’ye tedarik etmektedir. Ancak teslimat mesafesi; ulaşım süresi, trafik koşulları, uçuş/karayolu imkanları ve sipariş planlaması gibi operasyonel parametreler dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Dolayısıyla üretim miktarı (mCi), tedarik edilecek bölgenin teslimat süresine göre değişiklik gösterdiğinden dolayı teslimat yönteminin (karayolu/havayolu) ve teslimat süresinin FDG ürününün satış miktarı (doz) ve satış değeri üzerindeki etkisi göz ardı edilememektedir. Örneğin, Mardin ilindeki bir hastane ile İstanbul ilindeki bir hastanenin talep ettiği FDG doz miktarı aynı olsa da üretici Mardin ilinin teslimat süresi daha uzun olduğundan, Mardin ili için İstanbul iline kıyasla daha yüksek miktarda (mCi) FDG üretmektedir. Teslimat mesafesi ve üretim miktarından kaynaklanan bu durum FDG satış değerini de etkilemektedir. Bu sebeple, teslimat süresine bağlı doz ayarlaması, maliyet ve fiyat farklılıkları dikkate alındığında, arz bakımından ilgili coğrafi pazarın rekabet koşullarının Türkiye genelinde homojen olmadığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, arz ikamesi açısından bölgeler arasında üretim maliyetleri bakımından oluşan bir farklılık olsa da tek bir üretim tesisi ile Türkiye’nin her bölgesine satış yapan üç üretici teşebbüs bulunduğu görülmektedir. Bu bakımdan arz ikamesinin talep ikamesine eşdeğer bir etkisi olmadığı değerlendirilmektedir.

Sayfa 22

(84) Söz konusu açıklamalar ışığında, ilgili coğrafi pazarın talep bakımından “Türkiye” olarak belirlenebileceği değerlendirilmekle birlikte kesin bir pazar tanımı yapılmamıştır. I.4. Değerlendirme

I.4.1. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Teorik Çerçeve

(85) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri” yasaklanmış ve aynı maddenin ikinci fıkrasında ise tahdidi olmamak üzere yasaklanan hallere ilişkin örneklere yer verilmiştir. Söz konusu fıkranın (a) bendinde, “mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi” yasaklanan hallerden sayılmıştır.

(86) Söz konusu madde incelendiğinde, teşebbüsler arasında gerçekleştirilen ve amacı veya etkisi yahut potansiyel etkisi itibarıyla rekabeti sınırlayıcı nitelik taşıyan her türlü anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararının yasaklandığı görülmektedir. 14 Sözü edilen müesseselere yönelik olarak 4054 sayılı Kanun’da herhangi bir tanıma yer verilmemekle birlikte, anlaşma ve uyumlu eylem kavramlarının oldukça geniş yorumlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim anılan Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde;

“Bu Kanunun amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici,

kısıtlayıcı veya bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların

yasaklanması gerekir. Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil

şartlarına uymasa bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya

da uyuşma anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının

önemi yoktur.”

ifadeleriyle, Türk rekabet hukukunda “anlaşma” kavramının borçlar hukukundaki “sözleşme” kavramından daha geniş bir kavram olduğuna dikkat çekilmekte ve bağlayıcı olma, yazılı şekil, yükümlülüklerin ifa edilmemesi halinde uygulanacak yaptırımın düzenlenmesi yahut yürürlük koşulları gibi herhangi bir şekil şartı aranmamaktadır. [15] 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi anlamında bir anlaşmanın varlığı için teşebbüsler arasında bir irade uyuşmasının bulunması yeterlidir.

(87) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlali bakımından madde kapsamına giren eylemin niteliğine bağlı olarak amaç ve/veya etki unsurlarından sadece birini barındırması yeterli kabul edilebilmektedir. Fiyat tespiti, arz kısıtlaması, pazar veya müşteri paylaşımını konu alan anlaşma/uyumlu eylemler doğaları gereği rekabeti sınırlayıcı olmaları nedeniyle amaç bakımından rekabet ihlali teşkil etmekte, bu nedenle de per se ihlal tabir edilmektedir. Bu nitelikteki anlaşma/uyumlu eylemin varlığı ihlal sonucuna ulaşılması bakımından yeterli olup, anlaşmanın ayrıca piyasadaki rekabeti bozucu etkilerinin gösterilmesine, bu etkilerin ispatına ihtiyaç duyulmamaktadır. Söz konusu açık kısıtlamaları içeren anlaşmaların piyasadaki rekabet ortamını bozdukları karine olarak kabul edildiği için, bu tür anlaşmalar, pazardaki mevcut veya potansiyel etkilerinin incelenmesine gerek görülmeksizin yasaklanmakta, varlıklarının ispatı rekabet hukuku müdahalesi için yeterli olmaktadır. 16

14 Kurulun 29.03.2018 tarihli ve 18-09/180-85 sayılı kararı, para. 48.

15 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı, s. 26.

16 Kurulun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı, s.102; 18.04.2011 tarihli ve 11 24/464-139 sayılı kararı, s. 26, 57; 18.02.2016 tarihli ve 16-05/117-52 sayılı kararı, para. 62-63; Danıştay 13.

Sayfa 23

(88) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındaki yasak, teşebbüslerin kararlarının rakip teşebbüslerle birliktelik sonucunda şekillenmesi halinde, yani teşebbüslerin anlaşma, uyumlu eylem ya da teşebbüs birliği kararı şeklinde ortaya çıkan bir danışıklı ilişki içinde olmaları halinde söz konusudur. Bu çerçevede rekabet hukukunun mevcut yasal çerçevesi dâhilinde anlaşma/uyumlu eylem kavramını işlevsel kılmada “iletişim” unsuruna dayandığı görülmektedir. Dolayısıyla anlaşma/uyumlu eylemin dayanağını doğrudan veya dolaylı iletişim oluşturmaktadır.

(89) İletişimin anlaşma/uyumlu eylemi ortaya koymadaki kritik önemi, piyasada rekabeti tetikleyen temel dinamiğin, teşebbüsler arasında birbirlerinin ne şekilde davranacağına ilişkin yaşanan belirsizlik olduğunun kabulüne dayanmaktadır. Dolayısıyla teşebbüsler arasındaki iletişim veya iletişimi sağlayan uygulama ve davranışlarla, teşebbüslerin gelecekteki davranışlarına yönelik belirsizliğin azalması durumunda teşebbüs davranışının bağımsız değil koordineli olacağı, bu nitelikteki davranışın da 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılabilmektedir. [17] Bu bağlamda, özellikle fiyat, arz miktarı, satış stratejisi, maliyet gibi rekabete duyarlı stratejik verilere ilişkin bilgiler içeren iletişimler tek taraflı olarak sunulduğunda dahi rekabet ihlali olarak değerlendirilebilmektedir. Nitekim belirtilen nitelikte bir iletiyi alan teşebbüs, rekabeti sınırlayıcı bir anlaşmanın tarafı olmayacağını derhal ve açıkça karşı tarafa bildirmediği sürece anlaşmaya zımnen irade göstermiş sayılmaktadır. Zira rakiplerinden, değinilen unsurları taşıyan bir ileti alan teşebbüsün, kendi ticari politikalarını belirlerken, sözü edilen bilgileri dikkate aldığı kabul edilmektedir. [18] Bir başka ifadeyle, rakiplerinin fiyatlarını artıracağını veya sabit tutacağını bilen bir teşebbüs için geleceğe ilişkin belirsizlik azalmakta, fiyatlama kararları bu bilgiye göre şekillenmekte, bu durum ise teşebbüsün rekabet hukuku anlamında rakiplerinden bağımsız karar vermediği anlamına gelmektedir [19].

(90) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi hakkında yapılan teorik açıklamalar ve söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin esaslar çerçevesinde, dosya kapsamındaki iddialar hakkında elde edilen tüm bilgi, belge ve bulgular bir bütün olarak ele alınarak aşağıda değerlendirilmektedir.

I.4.2. CURIUM’da Gerçekleştirilen Yerinde İncelemede Elde Edilen Belge ve Buna İlişkin Değerlendirme

Bulgu-1

(91) 02.10.2025-10.10.2025 tarihleri arasında CURIUM Satış Direktörü (.....), CURIUM Doğu Avrupa & Türkiye Genel Müdürü (.....), CURIUM Genel Müdürü (.....), CURIUM Kalite Kontrol Müdürü (.....) arasında geçen “Gaziantep İhalesi sonrası aksiyon önerileri hak.” konu başlıklı e-posta yazışmalarında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:

02.10.2025- CURIUM Satış Direktörü (.....)> CURIUM Doğu Avrupa & Türkiye Genel Müdürü (.....),

CURIUM Genel Müdürü (.....) / Cc: (.....)

Merhabalar,

Gaziantep ihalesi sonrası bölgesel ve fdg ürünü için alabileceğimiz aksiyonlar için bir öneri listesi

hazırladım. 3 ay içinde Ankara Üni. ve Hacettepe Üni. ihaleleri yapılacak. Buradaki ihaleleri alabilmek Dairesinin 16.12.2015 tarihli, E: 2015/4548, K: 2015/4616 sayılı kararı; Danıştay 13. Dairesinin 06.04.2017 tarihli, E: 2011/3814, K:2017/958 sayılı kararı.

17 Kurulun 07.03.2011 tarihli ve 11-13/243-78 sayılı kararı, syf.91; 14.01.2016 tarihli ve 16-02/44-14 sayılı kararı para. 162 ve 177; 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 43.

18 Bkz. Case C-49/92 Anic Partecipazioni, ECLI:EU:C:1999:356, para. 121.

19 Kurulun 18.04.2011 tarihli ve 11-24/464-139 sayılı kararı syf. 58; 29.03.2018 tarihli ve 18-09/180-85 sayılı kararı para. 52.

Sayfa 24

için aşağıdaki önerileri değerlendirip hızlı bir şekilde hayata geçirmemiz bizim için iyi olacaktır. Çok vaktimiz olamayacağını düşünüyorum. Sizin bu konuda yorumlarınız varsa katkıda bulunabilir misiniz ? Teşekkürler.

Karardaki grafik

02.10.2025- CURIUM Kalite Kontrol Müdürü (.....)> CURIUM Satış Direktörü (.....), CURIUM Genel Müdürü (.....)

(.....) selam ,

Aksiyon önerilerine katılıyorum. Hepsini değerlendirip çok hızlı adımlar atmamız gerekiyor.

Tabi ki Adana bölge için en kritik olanı MNT ile devam edebilmek olacak.

Ankara ihalesi için de konu artık başka bir dünyaya evrilecek . Tüm önlemleri alıp ne gerekiyorsa yapalım görüşündeyim. Allah korusun aksi bir sonuçta da B planı hazırlayalım bence , Hacettepe üzerinden.

(.....) ve (.....) gelecek öneri ve yönlendirmelere göre, yıl sonuna kadar gece gündüz çalışarak üzerimize düşen tüm aksiyonları tamamlaya hazırız .

Selamlar saygılar

10.10.2025- CURIUM Doğu Avrupa & Türkiye Genel Müdürü (.....)> CURIUM Satış Direktörü (.....) (.....) selam,

Dun toplantida gosterdigin exceli paylasabilir misin? Ayrica acilen Moltek'in islettigi yerler, mal verdigi yerler, buyukluklukleri ( fiyat / doz adedi vs ) ve bunlarin tekrar ihale tarihlerini hazirlayabilir miyiz? Bu bilgiler olmadan Gaziantep / Ankara stratejisi yapilamaz. Gaziantep ihalesi oncesinde bu bilgilere bakmamiz gerekirdi onu atlamisiz ama Ankara oncesinde Moltek ile ilgili tum detaylari bilmemiz gerek. Bu arada ekibe soyler misin bu bilgileri MEDICHECK ve Nukleon icin de hazirlasinlar, (.....) de guncellesin sahadan gelen bilgiler dogrultusunda.

(92) Yukarıda yer alan bulgu, CURIUM’un Gaziantep, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe

Üniversitesi ihalelerine katılım sağlayacak dağıtıcılara ürün tedarikine yönelik

planlamasını göstermektedir. E-postada yer alan “Bölgedeki Yeni fdg merkezlerinin

ihalesi için MNT’ye %50 fiyat iskontosu yaparak ihalelerde bizimle çalışmasını

sağlamak”, “Adana Tesisin upgrade edip kapasitesini arttırıp; Kayseri Konya

beölgelerini tesisten ürün göndermek”, “Bölge bizden fdg almayan merkezleride Adana

tesisin portföyüne katmak” ve “İhale kapsamında fdg fiyatı %50 azaltmak” ifadeleri

CURIUM’un dağıtıcılara daha avantajlı fiyat, doz miktarı, ulaşılabilirlik vb. koşulları

sunarak diğer üretici teşebbüsler ile rekabet içerisinde olduğunu ortaya koymaktadır.

“Adana bölge için en kritik olanı MNT ile devam edebilmek olacak” ile “Bölgedeki Yeni

fdg merkezlerinin ihalesi için MNT’ye %50 fiyat iskontosu yaparak ihalelerde bizimle

çalışmasını sağlamak” ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, CURIUM’un özellikle

MNT’yi önemli bir alıcı olarak konumlandırdığı anlaşılmaktadır. CURIUM Doğu Avrupa

& Türkiye Genel Müdürü (.....) tarafından gönderilen e-postada yer alan “acilen

Sayfa 25

Moltek'in islettigi yerler, mal verdigi yerler, buyukluklukleri ( fiyat / doz adedi vs ) ve bunlarin tekrar ihale tarihlerini hazirlayabilir miyiz? Bu bilgiler olmadan Gaziantep / Ankara stratejisi yapilamaz (…) Moltek ile ilgili tum detaylari bilmemiz gerek” ve “bu bilgileri MEDICHECK ve Nukleon icin de hazirlasinlar, (.....) de guncellesin sahadan gelen bilgiler dogrultusunda” ifadelerinden, CURIUM’un kamuya açık kaynaklardan pazardaki rakipleri MOLTEK, MEDICHECK ve NUKLEON’un müşterilerine sunduğu fiyat, doz miktarı, teslimat lokasyonları hakkında bilgi toplamayı amaçladığı görülmektedir. Son olarak “Ankara ihalesi için de konu artık başka bir dünyaya evrilecek . Tüm önlemleri alıp ne gerekiyorsa yapalım görüşündeyim. Allah korusun aksi bir sonuçta da B planı hazırlayalım bence , Hacettepe üzerinden.” ifadelerinden ise Ankara Üniversitesi ihalesinin kaybedilmesi endişesinin gündeme geldiği ve buna hazırlık yapılmasının oldukça önemli olduğunun vurgulandığı ve teşebbüsün bu ihaleler için sahadan bilgi toplayarak çalışma yapmayı hedeflediği anlaşılmaktadır. I.4.3. 4054 Sayılı Kanun’un 4. Maddesi Kapsamında Bölge/Müşteri Paylaşımı İddiasına Yönelik Değerlendirme

(93) İhaleler özelindeki bölge ve/veya müşteri paylaşımı iddiası kapsamında CURIUM’dan, 2022–2025 dönemini kapsayacak şekilde yalnızca FDG alımını içeren veya FDG alımıyla birlikte paket alımı da içeren, katılım sağlanan her bir hastane ihalesi/alımı bakımından; ihale kayıt numarası, ihaleyi düzenleyen idare/hastane, ihaleye teklif sunan diğer teşebbüsler, ihaleyi kazanan teşebbüs ve ihalenin sonucunda sözleşme imzalanıp imzalanmadığı gibi hususlara ilişkin veri talep edilmiştir.

(94) Bu bağlamda, CURIUM’un FDG alımını içeren veya FDG alımı ile birlikte paket halinde mal/hizmet ihalesini kapsayan ihalelere kural olarak/genellikle katılmadığı bilgisi edinilmiştir. Buna karşılık CURIUM’un, ihalelere; bayileri ve/veya ilgili ihalelere katılım sağlayan hizmet sağlayıcı niteliğindeki yeniden satıcıları aracılığıyla katılım gösterdiği anlaşılmaktadır.

(95) Yukarıda yer verilen bilgi, tespit ve değerlendirmeler birlikte ele alındığında; CURIUM’un, FDG alımı ile birlikte mal ya da hizmet alımını içeren ihale süreçlerine katılım sağlamadığı anlaşıldığından, anılan teşebbüs hakkında önaraştırma konusu iddialara yönelik olarak soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

J. SONUÇ

(96) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Curium Nükleer Tıp AŞ hakkında Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasına ilişkin 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.

Tablolardaki bazı değerler Rekabet Kurumu tarafından ticari sır gerekçesiyle (.....) şeklinde gizlenmiştir.

Aynı toplantıda alınan kararlar

Bu toplantının tüm kararları

Bu kararın işiniz için ne anlama geldiğini konuşalım

Rekabet hukuku uyumu, soruşturmalar ve birleşme-devralma süreçlerinde uçtan uca destek veriyoruz.