İYUK’un 11. maddesi çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi ve söz konusu
uygulamaya süreli ve/veya şartlı muafiyet verilmesi talep edilmiştir.
(6) İYUK’un 11. maddesinde,
“ÜST MAKAMLARA BAŞVURMA
MADDE 11 - 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.”
hükmü yer almaktadır.
(7) İYUK m.11 kapsamında bir başvuruda bulunulabilmesi için aranan şartlardan ilki,
başvurunun idari dava açma süresi içinde yapılması gereği olup bu süre Danıştay ve
idare mahkemelerinde açılacak iptal davaları için 60 gün olarak belirlenmiştir.
15.03.2021 tarihinde elektronik ortamda SBM’ye iletilen ilgili Kurul kararı, Elektronik
Tebligat Yönetmeliği uyarınca 20.03.2021 tarihinde tebellüğ edilmiş sayıldığından
anılan Kurul kararına karşı dava açma süresi 20.05.2021 tarihinde sona ermektedir.
Bu çerçevede SBM tarafından 28.04.2021 tarihinde yapılan başvurunun İYUK’un 11.
maddesinde belirtilen süre içinde yapıldığı anlaşılmıştır.
(8) SBM tarafından yapılan başvuruda özetle;
- Muafiyet başvurusu olmayan bankalara yönelik sistemin işleyişine üç yıl süre ile muafiyet tanınırken, SBM’nin aynı işleyiş sisteminde ek güvenlik ve etkinlik sağlamasına karşın, uygulamanın SBM tarafından verilmesine süreli veya şartlı muafiyet tanınmamasının makul olmadığı,
- Sisteme katılımın sigorta şirketlerinin kendi isteğine bağlı olduğu, ek olarak ödeme sistemleri ve ödemeye aracı kuruluşlar bakımından da sisteme katılımda herhangi bir kısıtlama bulunmadığı,
- Bu sistemin sigorta şirketleri tarafından kullanılmasına yönelik herhangi bir tavsiye karar bulunmadığı, bu sebeple uygulamanın teşebbüs birliği olan SBM tarafından sunulmasının fiili münhasırlık oluşturacağına yönelik değerlendirmelerin kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
- Bulundukları ekonomik bütünlük içinde bankaların da yer aldığı büyük sigorta şirketlerinin bu sistemi kullanmama ihtimallerinin daha fazla olduğu, dolayısıyla küçük sigorta şirketlerinin bu sistemi kullanmalarının sağlanması ile sektörün tamamının güvenli ödeme işleyişine daha düşük maliyetler ile katılmasının hedeflendiği, katılımın ihtiyari olduğu bu sistemin muafiyet şartlarını taşıdığının düşünüldüğü,
- Hâlihazırda uygulamaya geçirilmemiş bu sistemin potansiyel rekabet bakımından etkileri incelenirken herhangi bir delil sunulmadığı, karara dayanak teşkil eden görüşlerin finansal teknoloji şirketlerinin varsayımlarına dayandığı,